Ana Sayfa » TARİH » 2 bin 300 yıllık gizemli kral gömütü

2 bin 300 yıllık gizemli kral gömütü

1926 yılı ortalarında; Mudanya'da Hıdrellez dağının Akçabayır denilen mevkiinin sırt / tepe kısmında bulunan Tüccar Şakir Çavuş'un evinin bahçesinde tesadüfen bir yeraltı gömütü bulunmuştur. Bu keşfin yapıldığı sıralarda Bursa Müze Müdürü olan Yunus Bey burada incelemelerde bulunmuş ve 1927 yılında hazırladığı raporla durumu ilgili bakanlığa bildirmiştir.

 
 
2 bin 300 yıllık gizemli kral gömütü

11 Kasım 2018 tarihli basın - yayın organlarında; İznik'teki bir kazı sırasında, M.Ö. IV. yy.a ait devasa büyüklükte bir gömüt lahiti bulunduğu haberi yer aldı. İçinden, Büyük İskender'in ordusunun Lysimakhos adlı kumandanının giysileri ile gömülmüş iskeleti ve özel eşyaları çıkmıştır. Diğer mumyalanmış cesedin de M. Ö. 301'de bu kenti alınca adını verdiği karısı 'Nikaia' ya ait olduğu düşünülüyor.

Bu olay bize, geçmişte Mudanya'da bulunan M.Ö. ne ait bazı lahitleri anımsattı.

1926 yılı ortalarında; Mudanya'da Hıdrellez dağının Akçabayır denilen mevkiinin sırt / tepe kısmında bulunan Tüccar Şakir Çavuş'un evinin bahçesinde tesadüfen bir yeraltı gömütü bulunmuştur. Daha sonra burası İrfan Başaran ve Emin Portakal'a ait 1. pafta, 24. ada ile 12. ve 13. parsellerin içinde kalmıştır.

Bu keşfin yapıldığı sıralarda Bursa Müze Müdürü olan Yunus Bey burada incelemelerde bulunmuş ve 1927 yılında hazırladığı raporla durumu ilgili bakanlığa bildirmiştir.

Yapılan kazı ve denetimlerde M.Ö. IV. yy.a (en az 2300 yıllık) tarihlenen Antik döneme ait dromoslu bir gömüt odası ortaya çıkarılmıştır. Doğu yönündeki girişin ağzı büyük bir taşla kapatılmıştır. Giriş yolu (dromos/tünel), daha dik olan güneydoğu tarafından açılmıştır. 2,06 m. yüksekliğinde, yaklaşık 1 m. genişliğinde ve 8,82 m. uzunluğundaki bu giriş koridorunun yan duvarları, çevrede bulunan siyah andezit taşından işlenmiştir. Üzerinin de ot taşları ile kapatıldığı anlaşılmıştır. Gömüt odasının tabanı 2,60 x 2,60 m. ebatlarında kare planlıdır. Kademeleriyle birlikte 2,16 m. yüksekliğindedir. Yan duvarları 70 cm. ile 155 cm. arasında değişen kesme kalker blok taşlardan 7 sıra şeklinde örülmüştür. Duvar kalınlığı 0,50 m.dir. Dromos (tünel) ile gömüt odası arasındaki girişte yüksekliği 1,75 m. boyu 0,79 m. eni 0,45 m.olan taştan bir kapı boşluğu bulunmaktadır. Kapısı; 1,81 m. yüksekliğinde ve 0,95 m. boyundadır. Yassı ot taşından yekpare olarak yapılmış bulunan kapının kalınlığı ise 0,12 m.dir. Kapının kanat milleri, duvarın dışındaki taşa oyulmuş yuvalara geçirilmiş olup açılıp kapanmaktadır. 0,21 m. yüksekliğinde bir eşikten atlanarak içeriye girilmektedir. Tavanı, binderme tekniği ile 6 sıra taşla yapılmıştır. En tepesine kapak taşı konmuştur. Yapım tekniği nedeniyle tavanında geometrik desenler oluşan bu gömüt odası, bilindiği kadarıyla döneminin bu çevredeki tek örneğidir. Dromos'un yapım tekniği, gömüt odasının gösterişli 'ortogonal' (dikine kesen / matriks) tarzından çok uzaktır. Bu orijinal gömütün içinden ölüye ait çeşitli eşyalar çıkmıştır. Söz konusu bu yer 1930'lu yıllarda defineciler tarafından birkaç kez soyulmak istenmiş ve tahribata uğramıştır. Bu gömüt o yılki yerel basında da yer bulmuştur. Burası 'Mudanya Tümülüsü' diye de bilinir. Antik dönemde görülen bu tip gömütler yer altına ya da kayalara oyularak yapılırdı. Bunun örnekleri Antik dönemde Yunanistan'da bir uygarlık kuran 'Mikenler' de görülmekteydi. Geçmiş yıllarda Yunanistan – Bulgaristan sınırlarının birbirine yaklaştığı yerin yakınlarındaki Mezek köyünde buna benzer bir gömüt bulunmuştur.

İpar Caddesi'nin ortalarından Bostan (Kanal) sokağına yönelip yukarıya (güneybatıya) doğru 150 m. kadar gidince Selvilik Caddesi'yle birleşilen yerden sola (güneydoğuya) sapılıp, 50-60 m.lik bir mesafe geçildikten sonra sağda yer alan Dikbayır sokağından 40-50 m. daha ilerleyince sol taraftaki seyrek merdivenli dikçe aralığa dönülüp, tahminen 30-40 m. kadar daha yürüyünce dar yolun ortalarındaki (güneydoğu) sırtta yer alan gömütün bulunduğu evin avlu kapısına varılır. Söz konusu bu aralık, doğu taraftaki İşbilen sokağına kadar inmektedir. Adı geçen Dikbayır sokağına tepeden (güneybatıdan) gelen yeni çevre yolu ile Selvilik Caddesi'nin birleştiği yerin hemen üst (güney) tarafından da ulaşmak mümkündür. Bahsi geçen bu sokak Hasanbey Mahallesi'nde bulunmaktadır. Çevrede konuyla ilgili gözlemlerde ve incelemelerde bulunduk. Evin avlu kapısından bakınca, gömütün üzerindeki toprak örtüsünün açılmış olması nedeniyle, bahçenin ortalarında yüzeyde kalmış olan birkaç taşın etrafının muhafaza altına alındiği anlaşılıyor! Gömüt odasının tam ortasına denk gelen en tepesindeki taş kapak kenara çekilerek açık bırakılmıştı. Bunu merkez alarak iç kısmının kapladığı alanı tahmin etmek mümkündü. Baktığımız yerden dromosu (tünel) görülmüyordu. Ancak konuyla ilgili olarak okuduğumuz yazılardan bunun doğu tarafında olduğunu kestirebiliyorduk. Mahalle sakinlerinden bu tarihi mekanı bilenler çok az. Yolda tesadüfen karşılaştığımız doğu taraftaki İşbilen sokağında oturan bir bayan gösterdi bize orayı.

Galatasaray Lisesi Öğretmeni E. Mamboury, 1941'de bu gömüt odasında incelemelerde bulunmuştur. O zaman olay ulusal basına da yansımıştır.

Prof. Dr. Arif Müfid Mansel; T.T.K.'nun desteği ile 03-11.07.1942 tarihinde burada bir kazı daha gerçekleştirmiştir.

Burası1946 yılında bir kez daha ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Gömüt odasında kline lahit, veya zemine kazılmış bir gömüt izine rastlanmamıştır.

İlk bulunduğunda gömüt odasında yer alan eşyalar:

a- Hidra parçaları

Bunlar bronzdan yapılma süslü takı parçacıklarıdır. Bulunduklarında yıpranmış kullanılmayacak durumdaydılar. M.Ö. V. yy.a ait oldukları tespit edilmiştir.

b- Topraktan 2 adet yağ kandili

c- Kızıl topraktan küçük bir vazo

d- Figurin (Minyatür şeklinde insan heykelciği)

Sarılı kırmızılı topraktan yapılma olup bazı parçaları kırık ve eksik durumdadır.

Bu tümülüs altındaki gömüt odasının M.Ö. VII. yy.da 'Hisarlık Mevkii'nde kurulmuş olan 'Myrleia' antik kentinde yaşayan varlıklı ve soylu bir aileye ait olduğu sanılıyor! Bilindiği üzere, tümülüsler; tarihin eski dönemlerinde insanlar tarafından önemli kişilerin gömütleri üzerine yığılan toprakla yapılan koni şeklinde yapay tepeciklerdir. Firig Uygarlığı'nda bunun pek çok örnekleri vardır. Örneğin; Ankara yakınlarındaki Gordion Antik kentindeki Kral Midas'ın gömütü üzerindeki tepe böyle yapılmıştır.

Yazımızın baş taraflarında sözü edilen Mudanya'da bulunan o mekanın, genişçe ve büyük olması, halk arasında 'Dragon (ejderha) Gömütü' diye adlandırılmıştır. Bu buluntu kentin tarihi açısından çok büyük önem taşır.

 

1970'li yılların sonları ile 1980'li yıllar boyunca Burgaz semtinde eski Köksal Motel'in bahçesinde Myrleia/Apameia antik kentine ait, çevrede bulunup buraya getirilen tarihi eserler sergileniyordu. Bunların arasında mermer ve topraktan yapılma gömüt lahitleri de vardı. Bunlardan 'Geç Roma Dönemi'ne ait birinin üzerinde; “Dumas'ın kızı Heraia Maxima bu lahiti hayatta iken, kendisive kocası için sipariş etti, hatıra olsun” denmektedir.

Sezgin Köksal; söz konusu bu eserleri şimdi daha emniyetli gördüğü Ürünlü'deki evinin bahçesinde sergilemektedir.

 

1977 yılında Tirilye'de Eşkel yoluna yakın konumdaki Ahmet Balaban'a ait zeytinlikte 2 levhalı mermer lahit bulunmuştur. İçlerinden ölü iskeletleri ve bunlara ait hediye edilmiş eşyalar çıkmıştır. Bu tarihi buluntular Bursa Arkeoloji Müzesi'ne gönderilmiştir.

 

12 – 13 yıl kadar önce, Arnavutköy semtinin doğu tarafından girişine yakın kısmında, ana yolun üzerindeki bir kazı esnasında 2,5 – 3 m. kadar derinlikte bir topraktan yapılma lahit bulundu. İçinden ölünün kemikleri ve çeşitli eşyalar çıkarıldı. Bulgular 'Bursa Arkeoloji Müzesi'ne teslim edildi.

 

2018 yılı başlarında Giritli Mahallesi denilen mevkiide, deniz kenarı boyunca uzanan 12 Eylül Caddesi kenarındaki tarihi binada bulunan eski Askeri Gazino'nun temelinde Bizans Dönemi'ne ait olduğu söylenen dört ayrı gömüt yeri ve bunların ikisinde birer çocuk iskeleti bulunmuştur.

 

Mudanya zengin bir tarihi mirasa sahiptir ancak bugüne değin bu konuda pek fazla inceleme ve araştarma yapılmamıştır.

 

KAYNAKÇA

“MUDANYA, Marmara'nın İncisi” Yrd. Doç. Dr. Bedri Yalman, Yayına Hazırlayan 'Barışçı Ajans' Mudanya Belediyesi yayını - 2013


İlgili Haberler
left
right
 
25 Ocak 2019 Cuma 22:43
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Röportajlar
Geri İleri
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık