Ana Sayfa » ARAŞTIRMALAR » Bursa'nın büyük çiftlikleri

Bursa'nın büyük çiftlikleri

Yeşil Bursa’yı yeşil yapan ovasıydı. Güzelim ova giderek betonlaştı ve rengi griye döndü. Bir zamanların verimli ovasında şimdilerde bacasından zehirli gaz tüten fabrikalar, gün geçtikçe mantar gibi çoğalan gecekondular, kaçak ve çarpık yapılar var. Ne kadar direnseler de, bu değişimden Bursa’nın çiftlikleri de etkilendi.

 
 
Bursa'nın büyük çiftlikleri

Bursa’da en eski çiftlikler; Paşa Çiftliği, Süreyya Keskin Çiftliği ve Dikencik Çiftliği. Osmanlı’nın Bursa’yı fethinde Aklıevvel Mehmet Efendi kaleye girip ilk bayrağı diken kişi olarak biliniyor. Fethin sonunda Orhan Gazi, savaşta başarı gösteren 3 kişiyi yanına çağırarak, Gümüşlü Kümbet'e (Tophane’deki saat kulesi) çıkmış, Bursa (Prusias) ovasını eliyle işaret ederek, 3 eşit parçaya bölmüş ve bu şahıslara içindeki yerleşim alanları ile birlikte bu arazileri tımar etmiş.

Bu üç kişi: AKLI EVVEL MEHMET EFENDİ (ELVAN BEY) , ordunun içeceğini sağlayan, şimdiki Paşa Çiftliği’nin o zamanki dedesi ve ordunun ekmeğini sağlayan şimdiki Dikencik Çiftliği’nin o zamanki dedesi.

Odman Çifliği de büyük çiftliklerden. Bursa’nın çevresinde onlarca çiftlik var. Betonlaşmaya direnebilen bir elin parmaklarından bile az. Onlar da nereye kadar direnç gösterecek? Bursa’nın nefes almasını sağlayan bu geniş arazilerin çevreleri kuşatılmış. Birçoğu parsellenip gecekondu mahalleleri olmuş. Çeşitli gerekçelerle istimlak edilmişler.

Daha önce yapılmış bir araştırmaya, yeni bilgi ve detayları da ekleyerek, Bursa’nın çiftlik tablosunu Yeşil Bursa okurlarına sunuyoruz.

İlk çiftlik; Fodra

Bursa ovasında Türkler tarafından ilk kullanılan çiftlik; bugünkü Alaattin Mahallesi’nin bulunduğu arazideki Fodra çiftliği. Burası, Orhangazi’nin kardeşi Alaaddin Bey’e verilmiş.

Değirmenlikızık Köyü arazisinde bulunan Hacivat Çiftliği, yakın zamanlara kadar Müfit Nalbur’a ait iken, şimdilerde doğudan göç edenler tarafından doldurulmuş vaziyette.

Dikencik Çiftliği

Bursa’nın en büyük çiftliklerinden biri; 5 bin dönüm arazisiyle Dikencik Çiftliği. Dikencik Çiftliği uzun süre mutasarrıflıklarla yönetilmiş. Bir çiftlik de ‘numune çiftliği’ olduğu belgelerde kayıtlı. Zamanla küçülmüş ve parsellenip satılmış. Eski Fakülte’nin altında olup, şimdi mahalle olmuş.

Süreyya Keskin (Köprübaşı) Çiftliği

Bu aile Kelesli imiş. Köprübaşı Çiftliği olarak anılan bu çiftlikte önceleri 7 bin dönüm arazi varken, 1970 yılında bin 200 dönüme inmiş. Bugün ise çok daha azalmış.
Çiftlik sahibi aile, ünlü Aklıevvel Mehmet Efendi’ye kadar gider. Bu kişinin Tophane’de yaptırdığı konak, 1864 yılında Bursa’nın ilk hastanesi olmuş.
Ayrıca, Çekirge’deki Atatürk Köşkü de Beytiye Hanım’ın annesinin babası olan Muhittin Bey’e aitmiş. Konak, bu kişi tarafından yaptırılmış. Bu aile, yine çiftlik sahipleri olan Terzioğlu ve Nurettin Paşa ile de akrabalar.

Ovanın üçte birini kaplayan Süreyya Keskin Çiftliği, miras ve çeşitli sebeplerle parçalara ayrılmış, aile efradının elinde küçük birer toprak parçası kalmış.

Süreyya beyin büyük kızı Beytiye Tuncer (Keskin), ölene kadar (devletin istimlakları hariç) hissesini (45 dönümü hariç) satmamış. 2007 yılında vefat eden Beytiye Hanım’dan sonra bu arazi, evlatları arasında pay edilerek çok küçük ve dağınık parçalar haline gelmiş.

 

Paşa Çiftliği

Bursa'nın merkezinde, Ali Muhittin Dinçsoy ve kardeşlerine eski bir çiftlik. Büyük bölümü kavak ağacı dikili. Bursa ovasını korumada büyük görev düşmüş üstüne. Direnmiş uzun yıllar ama küçülmekten kurtulamamış yine de. Uğur Cavac’ın dediği gibi; iyi ki varmış. Eğer olmasaymış, ovada beton kütlenin içinde yeşil bir boşluk da olmayacakmış.

Bursa'da 1950'lere kadar Paşa Çiftliği arazisinden çok daha büyük çiftliklere sahip onlarca kişi para için çiftliklerini parselleyip satmış, Bursa ovasını yağmalatmış iken, Paşa Çiftliği ısrarla kendini korumaya çalışıyor.


Odman Çiftliği

Zafer Mahallesi’nin altından itibaren birçok çiftlik vardı. Eski Yalova yolundaki bu çiftliklerden ilki, Odman Çiftliği. Bu çiftlik solda, bugünkü çöplük civarında idi. Sonra sağda Keskin Çiftliği, içerde sağda ise Terzioğlu Çiftliği vardı. Ayrıca Doktor’un Çiftliği olarak anılan Sülükoğlu Çiftliği vardı.
Cumhuriyet dönemi öncesinde, gayri müslimlere ait çiftlikler de vardı. Eski Tepecik Köyü ile Terzioğlu Çiftliği arasında, Papaz Çiftliği, bir de, Papazharmanı Çiftliği vardı.

 

Karacabey Çiftlikleri

Bursa’nın en büyük çiftlikleri Karacabey’de bulunuyor. Buradaki en büyük çiftlik ise, eskiden Sultan’a ait olan Hara’dır. Bu çiftliğin 70 bin dönüm arazisi varmış. Bu araziyi Bursa Tekfuru Köse Mihal, kızı Nilüfer Hatun'un çeyizi olarak Orhan Gazi'ye hediye etmiş.


Ayrıca Karacabey’de bulunan diğer çiftlikler şunlar:
Çamandara ve Poyraz Bahçe çiftliği (50 bin dönüm), Susığırlık Çiftliği (100 bin dönüm), Hacı Köy Çiftliği, Tepecik Çiftliği, Aya kobra? Çiftliği, Hacı Balat Çiftliği, Doğancı Çiftliği, Mihal Çiftliği, Gebe Kilise Çiftliği, Marmara Çiftliği, Çelpiş Çiftliği, Vasıl Çiftliği, Bağlı Çiftliği, Haydar çiftlikleri.
Uzgur Çiftliği, Mehmet Bey Çiftliği, Kepsud Çiftliği, Dursunbey Çiftliği, Vezir Çiftliği, Yenicemüslim Çiftlikleri de Karacabey’de diğer önemli çiftlikler.

 

Yenişehir Çiftlikleri

Yenişehir’de de çok sayıda çiftlik vardır. Özellikle Yenişehir ayanı olan Ethem Bey’in çok geniş arazileri olup, bu araziler üzerinde birçok köy kurulmuş.
Yenişehir Gölü’nün kurutulması sonucunda oluşan arazilerden, birkaç çiftlik arazisi ortaya çıkmış. Bu tür arazilerden biri de, Marmaracık Çiftliği. Marmaracık Çiftliği, Rıza Biçen’e aitti. Söylenceye göre bu araziler, göçmenlere verilmesi gereken arazilermiş. Daha sonra varisi olmadığı için tüm malları ile Kanser Vakfı’na bağışlamış.
Atatürk’ün verdiği söylenen çiftlikler ise şunlar: ‘Hanımın Çiftliği’ adını taşıyan çiftliğin sahibi Leman Hanım. Bu kadın Kurtuluş Savaşı’nda yararlılıklar göstermiş. Çok yaşlı olmasına karşın, çiftliği ölümüne kadar kendisi yönetmiş. Vefatından sonra çiftlik, evlatlığı Mehmet Minos’a geçmiş.
Marmaracık Gölü arazisinde oluşan Gökbayrak çiftliği, bin 500 dönümmüş. Deydinler’de de iki büyük çiftlik varmış. Biri Yusuf Bey’in çiftliği, diğeri Nuri Doğru’nun çiftliği. Reşat Türel’in Çiftliği de mevcut.

“Bundan sonra korumayacağım”

Süreyya Keskin’in torunlarından, şu anda çiftlikte yaşayan Ziraat Teknikeri Öner Keskin Tuncer ile konuştuk...

Keskin Çiftliği’nin kalan kısımlarının son olarak üçe bölündüğünü anlattı. Toplam alan bin dönümken, istimlaklarla 600 dönüme düşmüş. Okul, su deposu, pazar yeri, çarşı için istimlak edilmiş. Kendi çiftlikleriyle birlikte, diğer iki en eski ve büyük çiftlikten Dikencik Çiftliği’nin de yapılaştığını söyleyen Keskin Bey, Paşa Çiftliği’nin de paramparça edildiğine dikkat çekti. Şu anda çiftlik arazisinin 450 dönümünün boş olduğunu öğrenince sebebini merak ettik.

“Mahalle arasında kaldık. Mahalle arasında olmuyor. Etrafımız kuşatılmış. Burada ne yetiştirebiliriz? Hem yeşil alanı koruyacaksın diyorlar, hem de belediye yönetimleri kendileri istimlak ediyor” diyor. Çocukluğunda ovanın bomboş olduğunu, buralarda armut ve şeftali yetiştirdiklerini anlatırken, artık korunamamasına içerlediği anlaşılıyor. Geçen yıllarda olgunlaşmış şeftali bahçesindeki ürünleri toplamak için, halden getirttiği sandıklar ve anlaştığı işçilerle birlikte gittiği çiftlik arazisinde, bir tek meyvenin dahi kalmadığını görünce, o gün çiftçilik yapmaktan vazgeçmiş. “Etrafımız mahalle oldu, göçle gelen insanlar doldu” diyor. “Bundan sonra korumayacağım” diyecek kadar öfkeli. 27 dönümünü sattığını ve kalan kısımlarını da elden çıkaracağını belirtiyor ve artık Bursa’da yeşil alan, arazi korumanın mümkün olmadığını söylüyor.

 

Aklıevvel Mehmet Efendi ve Süreyya Keskin’in özellikleri

Çiftlik arazisinin ilk sahibi olan Aklıevvel Mehmet Efendi, Bursa’nın fethinde kale surlarına bayrağı ilk diken kişiymiş. Aklıevvel, herkesten önce düşünen, zeki manasındaymış. Muradiye Hamzabey’de mescidi ve medresesi varmış. Günümüze ise aynı yerde sadece mezarı kalmış. Torunu Süreyya Keskin, Kurtuluş Savaşı’nda Bursa civarında ordunun samanını, otlarını temin edermiş. Ordudan kaçan askerleri tekrar orduya kazandırırmış. Fransızlarla içli dışlı olması farklı dedikodulara neden olsa da, asıl amacı onlardan aldığı önemli gizli bilgileri Mustafa Kemal’e aktarmakmış. Süreyya Bey aynı zamanda Osmanlı döneminde Bursa bölgesinin vergisini toplamakla görevliymiş. Yunanlılar kaçarken bu çiftliği yakmışlar.

Yeşil Bursa Dergisi / Sayı 1

İlgili Haberler
left
right
 
25 Ocak 2015 Pazar 16:52
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Röportajlar
Geri İleri
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık