Ana Sayfa » ARAŞTIRMALAR » Gagavuz Türkleri'nin günümüzde yaşadıkları yerler

Gagavuz Türkleri'nin günümüzde yaşadıkları yerler

Anadolu insanı Türkleri hep Müslüman olarak bilir ve öyle kabul eder. Yani onun için Türk eşittir; Müslüman demektir. Lakin gerçek öyle değil. Türklerin büyük çoğunluğu Müslüman olmakla birlikte aralarında Hıristiyan, Yahudi, Budist ve Şaman olanlar da bulunuyor.

 
 
Gagavuz Türkleri'nin günümüzde yaşadıkları yerler

Ortodoks Hıristiyan Türkler olarak bilinen Gagavuzlar; günümüzde Moldova, Ukrayna, Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan gibi ülkelerde azınlık olarak yaşayan Gagavuzlar, birçok yerde içinde bulundukları toplumla kaynaşmış olduklarından nüfusları hızla azalmış ve kimliklerini büyük ölçüde yitirmişlerdir.

Bugün için en fazla Moldova’da ayakta kalabilmişlerdir. Bu ülkedeki nüfuslarının 170 bin dolayında olduğu belirtiliyor. ‘Gagavuz Yeri’ denilen özerk bölge içinde yaşam savaşı veriyorlar. Dilleri Batı Oğuz Türk lehçesidir. Başkentleri Komrat. Çadır Lunga kasabası Bursa ile ‘kardeş şehir’ statüsündedir.

Anadolu insanı Türkleri hep Müslüman olarak bilir ve öyle kabul eder. Yani onun için Türk eşittir; Müslüman demektir. Lakin gerçek öyle değil. Türklerin büyük çoğunluğu Müslüman olmakla birlikte aralarında Hıristiyan, Yahudi, Budist ve Şaman olanlar da bulunuyor.

1989’dan itibaren ’Demirperde ülkeleri’nde uygulanmakta olan ‘Sovyet tipi Sosyalizm’ çökmeye başlayınca, bu ülkelerdeki Türklerin varlığı da ortaya çıkmaya başlamıştır. İnsanlarımız; Çin Seddi’nden, Moğolistan bozkırlarından, ta Baltık ve Adriyatik kıyılarına kadar uzanan çok geniş bir coğrafi alana yayılmış olan, ‘Türk dünyası’ ile karşılaştı ve; ‘başka yerlerde daha ne kadar çok soydaşımız varmış’ diye şaşkınlık geçirdi. Sonrasında bunlarla ilgili araştırma ve incelemeler başlatıldı. Araştırılan Türk gruplarından biri de; ‘Gagavuzlar’ da denilen ‘Gökoğuzlar’dır.

 

GAGAVUZLAR’IN KÖKENİ

Kökenleri ‘Oğuz Türkleri’ne dayanır. Bizanslılar bunlara ‘Oğuz’ sözcüğünden dolayı kısaca ‘Uz’ derler. Bunlar X. yy. da Kafkasların ve Karadeniz’in kuzeyinden geçerek Aşağı Tuna vadisine ve Balkanlara inmişlerdir. Yüzyıllarca Hıristiyanların arasında yaşadıklarından dolayı, ‘Ortodoks’ mezhebini kabul etmişlerdir. Bizans ordusunda paralı askerlik yaptıkları biliniyor. Bizans bunların bir kısmını sonraları Anadolu’nun Konya, Karaman, Kayseri gibi yerlerine iskân etmiştir. Bu yerleştikleri topraklarda zamanla çoğalmışlardır. 1071’de Malazgirt’te Romen Diogenes’in ordusu ile Alp Arslan’ın kuvvetleri savaşa tutuşunca, çarpışmaların en çetin yerinde, Bizans ordusu içinde yer alan ‘Uzlar’ karşılarındaki ordunun askerlerinin konuşmalarından, bunların kendi soydaşları olduklarını anlayınca o tarafa geçerler ve Alp Arslan’ın savaşı kazanmasını sağlarlar. ‘Lozan Mübadele Antlaşması’ çerçevesinde Yunanistan’a gönderilen Hıristiyanlar arasında, bu öz be öz Türk Gagavuzlar da vardı. Bugün ‘Ergenekon Davası’ndan tutuklu bulunan Hıristiyan Ortodoks Türkler’den Sayın Bayan Sevgi Erenerol’un dedesi o günlerde Atatürk’e bir mektup yazarak; her ne kadar ‘Ortodoks Hıristiyan’ olsa da kendisinin aslen Türk olduğunu bildirmiş ve ailesi ile birlikte Anadolu’da bırakılmalarını istemiştir. Bu başvuru üzerine Türkiye’de kalmalarına izin verilmiştir.

Bir görüşe göre de; Gagavuzlar Anadolu Selçukluları döneminde, kardeşi ile taht kavgasına girişen II. İzzettin Keykavus, mücadeleyi kaybedince 8 – 10 bin kişiyi bulan maiyeti ile birlikte Bizans’a sığınır. Durumu haber alan Kırım Hanı Berke, onu kurtarmak üzere ordusu ile Bizans’ın üzerine yürür. Bizans kralı Keykavus’u bırakmak zorunda kalır. Keykavus ve maiyeti Karadeniz kıyıları ile Dobruca ve Deliorman taraflarına yerleştirilir. Oralarda köyler kasabalar kurarak çoğalırlar. İşte kimi görüşlere göre; ‘Gagavuz’ adı ‘Keykavus’tan galet olarak değişiklik göstererek söylenegelmiştir’ denir. Bu savın doğru olduğunu kabul etmek çok zor. Zira Bizanslılar Keykavus sözcüğü ile pek benzerliği olmayan şekilde bunlara ‘Uz’ diyorlardı. Üstelik bunlar Müslüman bilinirlerdi.

Keykavus’un bir oğlu ve maiyetinden 1000 kişi, o zamanlar Bizans’ta kalarak Hıristiyanlığı seçmişlerdir.

 

GAGAVUZLAR’IN BUGÜN YAŞADIKLARI YERLER

Gagavuzların bugün en yoğun olarak yaşadıkları ülke Moldova’dır. Buradaki ‘özerk bölge’ içinde varlıklarını sürdürüyorlar. Hıristiyanlığın ‘Ortodoks mezhebi’ne mensupturlar. Başkentleri ‘Kumrat’ kentidir. Buradaki nüfusları 225 000 dolayındadır. Dilleri Oğuz Türkçesidir. Bulgaristan’ın Rusçuk çevresinde yaşayan Türklerin konuştuğu Türkçe ağzı ile büyük benzerlikler gösterir. Anadolu’ya oralardan göç eden bir ailenin çocuğu olarak; onlara dair babamdan dinlediğim bir anekdotu siz okurlarıma aktarmak isterim. Rahmetli babamın asker arkadaşlarından biri Gagavuz’muş. Askerlik sırasında çok samimi olmuşlar. Bundan dolayı arkadaşı, ailesi ile ilgili her şeyi anlatmış. Örneğin: ‘Kendilerinin de Kur’an okuduğunu, kurban kestiğini, bazı gıdaları yemeyerek kısa süreli oruç tuttuklarını ama ibadet için kiliseye gittiklerini’ açık açık ifade etmiş.

Bir gün istirahat sırasında Bulgar ve Türk asıllılar aralarında sırayla Türkü seslendiriyorlarmış. Sıra bu arkadaşına gelince; ‘Bulgarca türkü bilmediğini, isterlerse Türkçe söyleyebileceğini’ belirtmiş. Herkes kabul edince; başlamış ‘Edirne Köprüsü taştan, sen çıkardın beni baştan’ türküsünü söylemeye. Bitirince de gülmüş. Bulgar asıllı askerler onun bu hareketinden gıcık kapmışlar. ‘Bu bize hakaret mi etti, küfür mü savurdu diye huylanmışlar! ‘Ne diyor bu? Diye babama sormuşlar. O da, türkünün adını söylemiş. Ama inanmamışlar. Dövmek için arkadaşının üzerine yürümüşler. Babam zor engel olmuş. Gerçekten de bu Gagavuz hiç Bulgarca bilmiyormuş!

Gagavuzlar Moldova dışında, Bulgaristan’ın Dobriç, Varna, Topalovgrat kentleri çevrelerinde yaşıyorlar.

Romanya’nın güneydoğusu ile batıda Tuna’nın ‘Demirkapı’ denilen dar bir boğazdan  aktığı yerde yaşayan Gagavuzlar, baraj yapımı nedeniyle buradan alınarak Romanya’nın başka yerlerine gönderilmişlerdir. Bunların manileri ve öyküleri çok ünlüdür.

Yunanistan’ın Türkiye sınırına yakın bir yerinde bulunan Dedeağaç kenti yakınlarında da bir Gagavuz köyü bulunduğu ifade ediliyor.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. Karadeniz’in kuzeyinden Balkanlara ve Orta Avrupa’ya inen Macarlar, Bulgarlar, Peçenekler, Gagavuzlar, Kumanlar zaman içinde Hıristiyanlaşmışlardır. Bazıları dillerini de unutmuşlardır. Anadolu üzerinden Balkanlar’a gidenler ise; Araplarla olan yakın ilişkilerinden dolayı Müslümanlığı öğrenip yaymışlardır.

Bunların dışında Yahidiliği, Budizmi ve Şamanlığı seçenler de olmuştur.

 

DAHA BAŞKA İNANÇLARA SAHİP TÜRKLER

İnsanlar inançlarını seçmekte serbesttirler. İnançları farklı diye bunlara başka gözle bakamayız. Kendileri her zaman Türk olduklarını yüksek sesle dillendiriyorlar. Bunda yadırganacak bir durum yoktur.

Bilir misiniz ki; Tatarların da bir kısmı Müslüman bir kısmı Hıristiyan’dır. Rusya’da yaşayan ‘Kreşin Tatarları’ Hıristiyanlığı seçmişlerdir.

Keza Müslüman bilinen Arnavutlar arasında da Hıristiyanlığı benimsemiş olanlar vardır.

Kafkaslar’da yaşayan Gürcülerin de bir kısmı Hıristiyan bir kısmı Müslüman’dır.

Eski Hazar Türkleri’nin bir bölümü, özellikle de yönetici sınıfı Yahudiliği kabul etmişlerdir. Bunlar sonradan Karaimler/ Karaylar denilen topluluğu oluşturmuşlardır. Sayıları çok azalmış olsa da bunlar bugün Rusya’da, Polonya’da ve Baltık ülkelerinde yaşam sürüyorlar. 1948 yılında İsrail Devleti kurulunca büyük bölümü oraya göç etmişlerdir. Bilindiği üzere Yahudiler 12 kabileden oluşuyorlar. Arthur Kostler adlı bir yazar; bunlara 13. kabile olarak bu Türk Yahudilerini eklemiştir. II. Dünya Savaşı sırasında Polonya’da Naziler tarafından katledilen Yahudilerin bir kısmı Türk asıllı olanlardır. Sonradan bunun farkına varılmış ve tamamen yok edilmekten kurtarılmışlardır.

Rusya’nın kuzeydoğusunda yaşayan Yakut Türkleri Budist inanca sahiptirler.

Yine Rusya’da (Tuva Özerk Türk Cumhuriyeti) ve Moğolistan’da bulunan bazı Türk grupları da halâ eski atalarının dini olan ‘Şamanizm’e inanmaktadırlar.

Son olarak şunu vurgulamakta yarar görüyorum:

Milliyetle inanç ayrı ayrı şeylerdir. Birbirinin tamamlayıcısı değildir. Bunu böyle anlamak lazım.

 

 
 
26 Ocak 2015 Pazartesi 20:02
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Röportajlar
Geri İleri
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık