Ana Sayfa » KÜLTÜR-SANAT » 'Gariban Babası' Dr. Rüştü Burlu

'Gariban Babası' Dr. Rüştü Burlu

Hayatını ve gelirini hayır işlerine, yoksullara, hastalara, muhtaçlara, kimsesizlere yardıma ayıran Dr. Rüştü Burlu, geçen sene 88 yaşındayken aramızdan ayrıldı. O, gönüllerde yaşamaya devam edecek olan eşine çok az rastlanır gerçek bir gariban babası.

 
 
'Gariban Babası' Dr. Rüştü Burlu

Fevzi ŞEN

Merhum Dr. Tevfik Rüştü Burlu beyefendiyi on yıl önce muayenehanesinde ziyaret edip, sohbet etmiş, yakından tanıma fırsatı bulmuştum. Merak ettiğim, Dr. Tevfik Rüştü Burlu kimdir? Sualine, kendi anlatımlarından cevap almıştım.

 

İşte Dr. Tevfik Rüştü Burlu:

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Sosyal Hizmetler Gönüllüsü ve Gariban Babası, Dr. Tevfik Rüştü Burlu, 1928 yılında Bursa'da doğdu. Bursa Erkek Lisesi'nden sonra, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1952 yılında mezun oldu. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları ihtisasını, 1964 yılında tamamladı. 1963 yılında tayin olduğu Bursa Devlet Hastanesi'nde 16 yıl boyunca Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanı olarak görev yaptı, 1979 yılında kendi istediğiyle emekli oldu.

Emeklilik sonrası bir yandan hekimlik görevini özel muayenehanesinde sürdürürken, bir yandan da, yoğun olarak sosyal hizmet etkinliklerine ağırlık verdi. Gelirini, zamanını ve enerjisini büyük bir aşk ve heyecanla hayır işlerine ayırdı. Şöyle ki; Bursa Devlet Hastanesi'ne Rehabilitasyon Merkezi kurulmasında ve teknik donanımın hastaneye kazandırılmasında, Zübeyde Hanım Doğumevi'nin hizmete girmesinde önemli hizmetleri oldu.

Ayrıca, Bursa'da 20'ye yakın dernek ve kuruluşta aktif görev aldı, onların birçoğunu da kendisi kurdu. İhtiyaç sahiplerine yardım ulaştırdı. Bu hizmetleri, hem halk tarafından hem de devlet tarafından takdir edildi. Örneğin; Sırameşeler Yetiştirme Yurdu’nun adı, sağlığında “ Dr. Rüştü Burlu Yetiştirme Yurdu” olarak değiştirildi. Sıcaksu Mevkii Gaziakdemir Mahallesi'ndeki bir caddeye de, “Dr. Rüştü Burlu Caddesi” adı verildi.

 

Örnek şahsiyetlere ihtiyaç var

Dr. Tevfik Rüştü Burlu, bir yıl önce, 17 Temmuz 2016’da Bursa’da 88 yaşında yaşamını yitirdi. Vefatının birinci yıldönümünde merhumu, rahmet ve saygıyla anıyorum. 2007 Mayıs’ında, kendisini ziyaretimiz sonrasında, hakkında bir yazı kaleme almıştım. Daha önce Evlad-ı Fatihan Dergisi'nde yayınlanan o yazımı biraz daha düzenleyerek, Dr. Burlu’yu yakından tanıyan ya da hizmetlerini duyan Bursalılar tarafından hatırlanması ve genç Bursalıların tanıması amacıyla, Yeşil Bursa Dergisi okuyucularına takdim ediyorum. Çünkü milletlerin, toplumların ve bilhassa garibanların Dr. Tevfik Rüştü Burlu gibi, kendilerine sahip çıkan örnek şahsiyetlere ihtiyaçları var. Şimdi de, bu değerli insanın sağlığında yaptığı hizmetlerden örnekler sunalım.

 

Bursa’nın gariban dostu doktoru

Bursa Büyükşehir Belediyesi Vakfı ve Derneği, Milli Eğitim Vakfı, Sırameşeler, Saniye Rıza ve Eşrefiler Yetiştirme Yurtları, Koruma Ve Yardım Dernekleri… gibi yirminin üzerinde sosyal kurum, kuruluşta görev alan, birçoğunun da kurucularından olan Dr. Tevfik Rüştü Burlu, Bursa’da gariban babası olarak tanınmış, takdir edilmiştir.

İlerlemiş yaşında dahi mesleğini icra eden ünlü ruh ve sinir hekimi Dr. Rüştü Burlu, ayrıca bazı yerel gazetelerde ve kendi internet sitesinde yazdığı makalelerle halkı aydınlatma görevini de sürdürmüştür.

1928’de Bursa’da köklü bir ailenin çocuğu olarak doğan, 2 çocuk, 4 torun sahibi Rüştü Burlu, gençlik yıllarında, Erzurum’un Çat ilçesinde Hükümet Tabipliği ve Kaymakam Vekilliği görevini sürdürürken, ilk defa yardım işlerine el atmış; ilçede dernek kurarak, muhtaçlara, kimsesizlere, sakatlara, korunmaya muhtaç çocuklara… ulaşmağa çalışmış. O günden ömrünün sonuna dek sosyal faaliyetlerini büyük bir aşk ve heyecanla sürdürmüştür.

 

Yürüttüğü sosyal hizmetlerinden bazıları

Dr. Tevfik Rüştü Burlu, şu sosyal faaliyetlerde bulunmuştur:

Göğüs Hastanesi, Dr. Ayten Bozkaya Spastik Çocuklar Rehabilitasyon Merkezi ve Hastanesi, Muradiye Kadın Sığınma Evi, Sosyal Hizmetler Huzurevi, Büyükşehir Belediyesi Huzurevi ve Dörtçelik Huzur Evi'nin yapım, donanım ve onarılması hizmetlerinde bulundu.

Kurucusu bulunduğu Adil Onar Vakfı ve Eğitim Vakfı aracılığı ile muhtaç öğrencilere eğitim yardımları yapmaktadır. Ayrıca; Kimsesiz yoksul hastalara sağlık hizmeti, muhtaçlara erzak, giyim ve ilaç yardımları, hayırsever, merhum Mustafa Dörtçelik’in yardım koordinatörü olarak; 10 ilköğretim okulu, 2 çok yönlü teknik okul, 2 hastane yapımı çalışmalarını yürütmüştür.

 

Sosyal içerikli kitaplar yayımladı

Yayınladığı, Garibanlar (1975), Çocuk Yılında Çocuğun Sorunları (1979), Garibana Huzur (1988) adlı kitaplarının gelirleriyle; yetişkinler yurdu onarımı, engellilere araç-gereç temini, iş atölyelerine makine alımları, fakir fukaraya sıcak yemek dağıtımı… hizmetlerini sağlamıştır.

 

Garibanların kimsesi oldu

O, sadece yoksulların, yetimlerin, kimsesizlerin koruyucusu değil, garibanların da kimsesi oldu. Onların hayat hikayelerini, dönemin yerel gazeteleri “Hakimiyet”, “Doğru Hakimiyet”te, “Garibanların Hayat Hikayeleri” başlığı altında kaleme aldı. ‘Garibanlar’ kitabının önsözünde, onlar hakkındaki duygu ve düşüncelerini şöyle dile getirdi:

“Sabahtan akşama, hatta geceleri içimi hep dertli insanların hüzünleri doldurduğundan mı nedir, bu kadar karamsarım. Toplum tümü ile dertli, hemen hemen hiç huzurlu insan yok. Karşıdan lüks araba içinde gördüğünüz apartmanı, hanı, hamamı olan kişinin çok mesut olduğu hissine kapılırsınız. Fakat içine girdiniz mi, onun yerine geçmek istemez, basit yaşantınızın bozulmaması için Yüce Tanrı’ya dua edersiniz.

Tek teselliyi, 'garibanlarımda' bulurum. Onları, muayenehanemde bekleme odasında otururken gördüm mü? Yüzüm güler, bir an evvel sohbet etmek için fırsat ararım. Her birinin sahtelikten uzak, masum, maddi olmayan sözlerini dinlemekle, bir kısım insanlarımızın iğrenç yaşantısının ezikliğini, hiç olmazsa bir müddet unuturum.

Bir zamanlar, onların hayat hikayelerini yazmıştım. Arada bir o satırları gözden geçiririm. Onların hayat felsefesi o kadar insancıl ki, o kadar temiz ki, dinledikçe kendimden utanırım.”

Kitabının sayfalarında; Talaş Ahmet’in, Mehmet Ağa’nın, Şuayip’in, Güllü İbrahim’in… Hikâyeleri bir bir sıralanıyor.

 

Garibanlar için fon oluşturdu

Garibanlar için “Özel Garibanlar Fonu” oluşturduğu da biliniyor. 27 Şubat 2007’de, Bursa Büyükşehir Belediyesi Yerel Gündem 21’de, Arazi ve Su Kaynakları Grubunda bizlere verdiği konferansında bir hatırasını şöyle anlatmıştı:

 

Hatıralardan….

“Ruhsal sorunlu garibanlardan biri Bursa’da bir pavyona gitmiş. Güzel bir gün geçirmiş, gönlünce yemiş, içmiş. Sıra ödemeye gelince sorun çıkarmış. Cebinde parası yok… Pavyon korumaları, adamcağızı epeyce hırpalamışlar... Garibim de boş durmamış, direnmiş; camı çerçeveyi yere indirmiş, işyerine zarar ziyan vermiş. Duruma tanık olan, şahsın sorunlu olduğunu fark eden biri, beni telefonla aradı, olayı aktardı, yardımcı olmamı istedi.

‘Nasıl bir adam, tanıt’ dedim. Şahsı tasvir etti. Hastam olan o şahsı tanıdım. Patronu aradım, bir ruh hekimi sıfatıyla, durumu hakkında ona bilgi verdim, şöyle dedim:

“Adam şizofren, diğer müşterilere özenmiş, ben de felekten bir gün çalayım demiş… Kötü bir niyeti yok, zavallı... Yaptığı zarar ziyan ne ise fatura edin, ödeyeyim” dedim, affettirdim.

 

İlk “Yeşil Kart” uygulamasını O başlattı

“Yıllar önce Bursa’da başıboş dolaşan onlarca ruh hastası vardı. Çoğunun üzerinde, şahsı tanıtan bir kimliği bile yoktu. İlk defa bu tür hastalar için,- gayri resmi olarak- yeşil kart uygulamasını ben başlatmıştım: 400 kadar hastaya üzerinde fotoğrafı, adı soyadı, adresi, işi yazılı “yeşil kart” verdim. Aşevleri ve lokantalardan ücretsiz yararlandırıldılar. Yardımsever Bursa Esnafı da bana destek oldu, onların bazı ihtiyaçlarını giderdi.

Garibanlar, belediye otobüslerinde de yeşil kart göstermeye, ücretsiz seyahat etmeye başlamışlar. Biletçiler zor durumda kaldığı için, durumu İşletme Müdürüne bildirmişler. Müdürleri beni aramıştı, ‘Biz de birer kart verelim bu garibanlara da biletçilerimiz sıkıntıya düşmesinler ‘, demişti. Dediğini de yapmıştı.”

 

Devlet Hastanesi'nin en kıdemli hastası

“Görevli olduğum ilk yıllarda, Abdullah adlı bir hastayı Muradiye Devlet Hastanesi’ne ben yatırmıştım. Yatış, o yatış, o tarihten beri çok uzun yıllar hastanede kaldı. Hikayesi şöyle:

“Bir gün muayenehaneme bir gariban geldi. 'Neyin var?' diye sordum. 'Çok hastayım, hayatta kimsem yok, sokaklarda yatıp kalkıyorum' dedi. Muayene ettim. Astımı ve kalp yetmezliği vardı, yataklı tedaviye aldım. Abdullah, görevli olduğum yıllarda hastanede, asistanım gibi yanımda gezdi. Görevimi sürdürdüğüm 16 yıl zarfında hastanede kaldı. Emekli olduktan sonra da, ona kimse dokunmadı.” (Abdullah Kozan 2015’te vefat etti, 47 yılda 20 başhekimle tanıştı. F.Ş)

 

Belediye Huzurevi'nin renkli siması Hafız ile ilgili anıları

“Hastalarım arasında, 'Hafız' Lakaplı bir şahıs vardı. Sokaklarda gezer, üstünü başını çıkarırdı. Kendisine laf atanlara kızardı, hatta üzerine gidilirse ayakkabısını fırlatarak tepki verirdi. Kimi, kimsesi olmadığı için onu huzurevine aldık. Sempatikliği ile huzurevinin renkli simalarından biri oldu.”

 

Onunla ilgili bir anısını şöyle anlattı:

“Hafız, huzurevi ziyaretçilerinden para ister. ‘Kâğıt paran var mı? ‘ diye laf atar. Onun kalıplaşmış bir de sözü var: ‘Adam mı oldun gözüm?’ der. Dönemin Bursa Belediye Başkanı Sn. Ekrem Barışık, bir gün huzur evine gelmişti. Hafızın kaldığı bölümü ziyaret ettiğinde, ona da, aynı cümle ile bağırmıştı. Başkan, sesin geldiği yöne dönüp bakmış, fakat kızmamış, gülüp geçmişti.”

 

Dr. Rüştü Burlu’dan mutluluk önerileri

Doktorumuz sohbetinde bizlere şu tavsiyede bulunarak, sözlerini tamamlamıştı:

“İyi şeyler düşünenler, iyi hormon salgılarlar, mutlu olurlar. Sürekli karamsarlık içinde bulunanlar ise depresyona girerler. Depresyon, iş ve aile ortamını etkiler, insanı başarısızlığa sürükler. Stres, verimi düşüren en büyük etkendir. Sağlıklı, mutlu hayatlar dilerim.”

 

Örnek alınacak bir şahsiyet

Muayenehanesinin kapısına; “Yasal olarak almak zorunda kaldığım, (….) TL vizite ücretini ödeyemeyecek durumda olan hastalarım, lütfen halinizi bana bildirin, ücret almıyorum.” Levhasını, asan doktorumuz, gerek iş hayatıyla, gerekse sosyal yaşantısıyla gençlere örnek olmuştur. Yeni Dr. Tevfik Rüştü Burlu’lara çok ihtiyaç var.


İlgili Haberler
left
right
 
 
5 Aralık 2017 Salı 21:25
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Röportajlar
Geri İleri
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık