Ana Sayfa » MAKALELER » Kentimizde göç olgusuna sayısal bir bakış

Kentimizde göç olgusuna sayısal bir bakış

Başlangıçta Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük kentlere doğru yönelen göç hareketi, kırdan kente, doğudan batıya ve yurt dışına olmak üzere toplumsal yapıyı etkilemiştir. Bursa; konumu ve ekonomik yapısı ile ülkemizde önemli göç alan kentlerden birisi olup, hızlı bir büyüme süreci içinde yer almaktadır.

 
 
Kentimizde göç olgusuna sayısal bir bakış

Prof. Dr. Serpil AYTAÇ

Türkiye, içinde bulunduğumuz yüzyılda çok hızlı demografik, iktisadi ve toplumsal gelişmelere sahne olmuştur. Örneğin ülke nüfusu 1920’lerin ortasında 13 milyondan 2011 yılında 74 milyona ulaşmıştır. Nüfus artışları, yüzyılın ikinci yarısında hızlı bir iç göç ve kentleşmeyi de beraberinde getirmiştir. Son elli yıldır göç olgusunun yurt içi ve yurt dışı boyutlarının yaşandığı ülkemizde göç, batıdaki gibi sosyalleşmenin zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkmamıştır.

Tarımdaki hızlı makinalaşma, kırsal kesimlerde ekonomik yapıyı oluşturan toprak, nüfus dengesizliğine yol açmış, üretim dışı kalan özellikle genç işgücü, yeni geçim kaynakları bulmak üzere kentlere göç etmeye başlamışlardır.

Başlangıçta Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük kentlere doğru yönelen bu hareket, kırdan kente, doğudan batıya ve yurt dışına olmak üzere toplumsal yapıyı etkilemiştir. Bursa’, konumu ve ekonomik yapısı ile ülkemizde önemli göç alan kentlerden birisi olup hızlı bir büyüme süreci içinde yer almaktadır.

 

Bursa’nın Konumu

Bursa, Kuzeybatı Anadolu’nun en eski doğa ve tarih kentidir. Bursa ve çevresi, çok eski yıllardan bu yana büyük kentlerin beşiği olmuştur. Hitit, Lidya, Frigya, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı kültürleri Bursa’ da önemli izler bırakmıştır.

Bursa, Asya ile Avrupa arasındaki bir bölgede olması nedeni ile hem Asya, hem de Avrupa kültüründen etkilenmiştir. Nitekim Orhangazi yakınlarındaki Ilıpınar Höyüğü kazılarından, buradaki yerleşim alanlarının Asya ile Balkanlar ve Avrupa kültürleri arasında geçişi sağladığı anlaşılmıştır (Bursa şehir sağlık profili, 2005)

Osmanlı Devletinin kurulduğu bu topraklar, Bursa’yı özgün bir tarih kenti yapmıştır. Verimli ovasıyla, şifa dağıtan kaplıcalarıyla, Uludağ’ıyla, geleneksel Türk tiyatrosunun temel taşı olan Karagöz ve Hacivat’ıyla, kılıç kalkan oyunlarıyla, kestane şekeriyle, dağ yöresinin Yörük kültürüyle Bursa, ülkemiz kültüründe önemli bir yer tutmaktadır. Batıya açılan pencere İpek yolunun geçtiği yer ve bir ipek kenti olan Bursa’nın uzun yıllardan beri çekici bir merkez olduğu anlaşılmaktadır.

 

Tarihsel Süreç İçinde Bursa Nüfusundaki Gelişim

Osmanlı devleti ile ilgili tarihsel demografik araştırmaların özellikle 15-16-17 YY. nüfus verilerinin, Osmanlı yönetiminin fethedilen topraklarda dönem dönem yaptığı sayım ve yazımlara dayanmakta olduğu anlaşılmaktadır. Bu sayım ve yazımların toplandığı Tapu Tahrir defterleri, bu dönemler için esas demografik malzemeyi oluşturmaktadır (Akdeniz, 2006). Tabii bu sayımların birer arazi, nefer ve tarımsal gelir dökümü olarak düşünüldüğü, sayımın birebir kişilerle değil, vergiye tabi tutulacak hanelerden oluştuğu görülmektedir.

Türkiye’nin 4.ncü büyük kenti olan Bursa’nın nüfusundaki gelişmeyi incelediğimizde, İÖ. II ve III YY’da kral Prusias I tarafından kurulduğu ve Prusa adı verildiği yazılı kaynaklarda belirtilmektedir. Ancak Bursa kent nüfusunun Bizans döneminde ne kadar olduğuna ilişkin veri bulunmamaktadır. Bursa’nın fethinden sonra Müslüman Doğunun hemen her yerinden gelen göçlerle hızlı bir nüfus artışı olduğu, güvenilirlik derecesi bilinmese bile Bursa’nın XV. YY’dan itibaren çağının büyük kentleri arasında yer aldığı iddia edilmektedir.(Akkılıç, 2001).

Kaynaklar, özellikle Orta Asya’dan gelen göçler ile Bursa´nın nüfusunun arttığı, ağırlıklı olarak Türkmen nüfusun yerleştirildiğine işaret etmektedir. Ancak İstanbul’un fethiyle Bursa´daki bu gelişmenin durduğu, hatta gerilediği açıklanmaktadır. Örneğin Bursa´daki Ermeniler ve Yahudiler’in İstanbul´a çağrılması ile bu dönemde Bursa´nın nüfusunda önemli bir azalma olmuştur. Ancak yine de 1485 yılında Bursa´nın nüfusu yaklaşık 25 bin iken, 1530 yılında yaklaşık 35 bine yükselmiştir.

Kentsel gelişimin XVI. YY değin büyük bir hızla sürdüğü, 1521-1530 yılları arasında yapılan yazıma göre Bursa’da hane halkı sayısının 6351 olduğu, 1571-1580 arasında da 12.852’ye çıktığı anlaşılmaktadır. Ömer Lütfi Barkan’a göre o tarihler arasında Bursa nüfusu 34.930 dur (Barkan,?). Böylece Bursa, İstanbul’dan sonra Doğunun en büyük kenti olmuştur. 1573-1574 yılları arasında ise Bursa nüfusu’nun 65.000 olduğu ileri sürülmektedir (Gerber,1988)

 

Tablo 1.Yıllara Göre Tahmini Bursa Nüfusu

Yıllar

Tahmini Nüfus

1520-1530

34.930

1573-1574

64.000

1830-1840

70.000

1831

32.000

1844

100.000

1875

35.709

1890

76.303

1892

76.704

1906

61.451

1912

80.000

1927

61.451

Kaynak: Cem Behar, Osmanlı İmparatorluğu’nun ve Türkiye’nin Nüfusu, DİE, 2003

Bursa’da Osmanlı döneminin ilk düzenli nüfus sayımı 1831’de yapılmış, kent merkezinin 32.000 olduğu açıklanmıştır (Ubicini,1856dan aktaran Behar, 2003). Aynı kaynakta 1844 sayımına göre Bursa kent nüfusunun 100.000 olduğu tahmin edilmektedir. Ancak bu sayımda sırf erkekler sayıldığı için sağlıklı olduğu söylenemez. O dönemde Bursa kentinde 10 552 İslam, 2159 Rum, 627 Yahudi, 2800 Ermeni olmak üzere toplam 16.138 vergi yükümlüsü erkek yaşamaktaydı. Ancak Bursa bu dönemde, Doğu´dan Ermeni göçleri ile, 1880´li yıllarda büyük nüfus artışı yaşamıştır.

Bireylerin sayılmaya başlandığı 1875 sayımında Bursa merkezinde 22.826 İslam ve 12.883 gayrimüslim olmak üzere 35.709 kişi yaşamaktaydı (Behar, 2003). 1890 ‘lı yıllarda ise Balkanlar ve Kafkasya’dan yoğunlaşan göçler dolayısıyla gerek ilin genel, gerekse kentsel nüfusta hızlı artışlar gözlenmektedir. Bu dönemde Kafkasya ve Kuzeydoğu Anadolu’dan göç edenler, şehrin batı yakasına (Yıldırım bölgesi) yerleştirilmişler. Bu zorunlu göçlerden sonra 1892 tarihinde yapılan sayımda Bursa nüfusu 76.704 olarak belirtilmiştir.

1911-1912 Balkan savaşları sonrasındaki göçlerin ardından nüfusun ne olduğuna ilişkin kesin bilgiler yoktur. Ancak Cumhuriyet sonrası daha sağlıklı verilere sayımlarla ulaşılabilmiştir.

1892 sayımına göre 76.704 olan Bursa kent nüfusu, savaş ve iç göçler nedeniyle 1906’da % 1.3 oranında gerileyerek 66.151 olmuş, Cumhuriyet sonrası 1927 de yapılan ilk ciddi nüfus sayımında ise kent nüfusu % 7.10 gerileme ile 61.451’e düşmüştür. Anlaşıldığı gibi Osmanlı’dan Cumhuriyete çeşitli nedenlerle Bursa nüfusa azalmıştır.

Tablo 2. Bursa Nüfusunun Gelişiminin Yıllara Göre Dağılımı

Yıllar

Merkez Nüfus (3 İlçe ile)

Toplam Nüfus

1927

61 451

399.942

1935

72 187

442.760

1940

77 598

461.648

1945

85 919

491.899

1950

103 812

545.919

1955

128 875

598.898

1960

153 886

693.894

1965

211 644

755.504

1970

275 953

847.884

1975

346 103

961.639

1980

445 113

1.148.492

1985

612 510

1.324.015

1990

834 576

1.603.137

1997

1 070 336

1.958.529

2000

1 194 687

2.125.137

2007

1.416.382

2.466.280

2009

1.960.000

2.571.339

2011

2.000.000

2.623.898

Kaynak: Akkılıç, Y. Bursa Ekonomik ve Sosyal Göstergeler, 2003. ve TUİK Bursa verilerinden faydalanılarak hazırlanmıştır.

1975 yılından sonra yoğun olarak fabrikaların kurulması beraberinde; Doğu, Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz bölgesinden gelen göçler, Bursa nüfusunu arttırmıştır. Bursa merkezde, 1955 yılında 129 bin kişi yaşarken, 10 yıl sonra bu nüfus 212 bine çıkmıştır. 1975 yılında 350 bine ulaşan Bursa´nın nüfusu, 80´li yıllardaki Bulgaristan göçü de eklenince, 1985 yılında 612 bine çıkmıştır. Bugün halen Bursa´nın nüfusu hızla artmakta olup, 2011 yılı itibariyle de kent nüfusu iki milyonu geçmiştir.

Doğal kaynakları çok zengin olan Bursa ilinde Otomobil ve Tekstil sanayinin ağırlıklı olması, Bursa’ya gerek Yurtiçi, gerekse Yurtdışından göçü hızlandırmıştır. En fazla göçü yurt dışında Bulgaristan’dan, yurt içinde ise Erzurum’dan almış bulunmaktadır. Bu nedenle Bursa en çok göç alan illerden biri olup, Bursa’nın aldığı ve verdiği göçlerden sonraki büyüme oranı nerdeyse istanbula eşitlenmiş, nüfus artış hızı % 25’lere ulaşmıştır.

Bursa’nın şehir nüfusunun yıllık nüfus artış hızı, Türkiye’nin şehir nüfusunun yıllık nüfus artış hızından (% 26,81) büyüktür.

Tablo 3. Bursa İli Yıllık Nüfus Artış Hızı (%)

Yıllar

Nüfus Artış Hızı (%)

1927-1935

12,71

1935-40

8,35

1940-45

12,69

1945-50

20,84

1950-55

18,52

1955-60

29,45

1960-65

17,01

1965-70

23,07

1970-75

25,18

1975-80

35,51

1980-85

28,44

1985-90

38,26

1990-95

28,62*

1990-2000

29

2000-2008

28

 

* Armutlu bucağı Bursa ilinden ayrılarak Yalova iline bağlandığı için oran farklılaşmıştır.

 

Bursa ilinde yıllık nüfus artış hızının en yüksek olduğu dönem % 38 ile 1985–1990 yılları arasında olmuştur. 1990–2000 döneminde ise yıllık nüfus artış hızı % 29´dur. 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre; Türkiye nüfusunun % 3,13 kadarının yaşadığı Bursa ili en fazla nüfus artışı olan illerden biridir.

Bursa nüfusunun köy ve şehir bazında dağılımına baktığımızda yıllara göre şehir nüfusu artarken, köy nüfusunda da azalma meydana geldiği görülmektedir.

1927 yılında Bursa ilinde yaşayan kentli nüfus oranı % 28.6 iken, 1960’dan itibaren hızlı bir artış yaşanmış ve 2000 yılında kentte yaşayanların oranı % 76.8’e yükselmiştir.

Bursa da Göç

Bursa uzun yıllardır göç alan bir kent niteliğindedir. 2000 yılında gerçekleştirilen genel nüfus sayımı sonuçlarına göre, Bursa'da doğanlar nüfusun % 57,5'ini, başta Bulgaristan ve Yunanistan olmak üzere yurtdışından göç edenler % 8,7'sini oluşturmaktadır. Bursa'nın yurt içinde ise en çok Doğu Anadolu'dan göç aldığı belirlenmiştir ( Bursa Şehir Sağlık Profili, 2005).

İç Göç

2009 yılı Bursa büyüklehir sağlıklı kentler projesi sonuçları bağlamında doğum yerine göre nüfus incelendiğinde toplam nüfusun % 57,50 sini Bursa ilinde doğanlar oluştururken, % 42,50 sini diğer illerden gelenler ve yurt dışında doğanlar oluşturmaktadır.

Bursa ilinde yaşayıp doğum yeri başka il olanların illere göre dağılımında ilk sırayı Erzurum almaktadır. Bu doğrultuda en fazla Karadeniz bölgesinden göç aldığı söylenebilir.

 

Tablo 4. Göç Aldığı İller

İller

Aldığı göç

Erzurum

68.608

Artvin

41.943

Samsun

38.093

Trabzon

30.457

Muş

29.752

Balıkesir

29.429

İstanbul

28.282

Kaynak: Bursa Ekonomik ve Sosyal Göstergeler, Bursa Valiliği, 2003

 

Bursa’da doğan Bursalılar ve yurtdışından gelen göçmen Bursalılardan sonra, Bursa’da yaşayanların büyük çoğunluğunu Doğu Anadolu ve Doğu ve Orta Karadeniz doğumlular kategorisi oluşturmaktadır:

1985 yılında Bursa, net göç hızı en yüksek olan iller sıralamasında, Kocaeli, İstanbul, İçel, İzmir’den sonra 5. sırayı alırken, 1985-1990 döneminde Antalya’nın ilk sıralarda yer alması ile 6. sıraya gerilemiştir. Bursa, 1990 yılı verilerine göre aldığı ve verdiği göç açısından incelendiğinde aşağıdaki tabloya ulaşılmıştır.

 

Tablo 5. 1985-1990 Arası Bursa’da Net Göç ve Net Göç Oranı

Yıllar

Nüfus  

İç Göç (Aldığı)

Dış Göç (Verdiği)      

Net Göç            

Net Göç Hızı (%)

Yurtdışından Aldığı

Yurtdışına Verdiği

1985

1.196.255

94.085

46.651

47.434

40

27.615

 

1990

1.399.259

141.460

57.819

83.641

62

51.615

421

Kaynak: İl ve Bölge İstatistikleri, TC Başbakanlık DİE, Ankara, 1993

 

Bursa 194.091 toplam göç almasına karşılık, 110.470 göç vermiştir. İller içinde de en fazla İstanbul, Ankara, Balıkesir, İzmir ve Kocaeli’ne göç vermiştir.

 

Tablo 8. 1985-1990 Arasında İçe Göç, Dışa Göç, Net Göç ve Net Göç Hızı

Nüfus

TÜRKİYE

MARMARA

BURSA

İçe göç

4 065 173

1 525 195

141 460

..Toplam göç içindeki pay, ‰

1 000

375

35

..1990 nüfusu içindeki pay, ‰

80

126

97

Dışa göç

4 065 173

684 543

57 819

..Toplam göç içindeki pay, ‰

1 000

168

14

..1990 nüfusu içindeki pay, ‰

80

56

40

Net göç (1)

-

840 652

83 641

Net göç hızı, ‰ (2)

-

69

57

 

 

(1) Türkiye toplamında iç göç dış göçe eşittir.

 

(2) 1990 nüfusu esas alınarak yapılmıştır.

 

Dış Göç

Bursa nüfus yapısı incelendiğinde Bursa’da yaşayanların büyük kısmı göçmendir. İlk olarak 1880’li yıllarda Rumeli ve Kafkasya’dan gelen göçmenler, daha sonra Balkanlardan gelenler ve Kurtuluş savaşı sonrası bölgeyi terk etmek zorunda kalan Rum ve Ermenilerin yerine gelen Yunan göçmenleri Bursa’ya yerleşmişlerdir.

1952-1968-1989 yıllarında Bulgaristan ve Yugoslavya’dan gelen on binlerce göçmen de Bursa’ya yerleşmişlerdir.

1950-60 döneminde Türkiye’ye Bulgaristan’dan göç eden 2185 çiftçi ailesi ile 1356 zanaatkar aile Bursa’ya yerleştirilmiş, daha sonraki yıllarda gelen göçmenlerin aileleriyle birleştirilmeleri ve akraba, komşuların yoğun olduğu yerlere yerleştirilmeleri beraberinde 1970’li yılların ardından da diğer illerden gelen insanlarla birlikte hızla Bursa nüfusu artmıştır.

1980’den beri yoğun göçmen akımına uğrayan, önce Balkanlar, daha sonra mübadele ile Yunanistan’dan gelen göçmenler Cumhuriyetin ilk yıllarında Bursa’yı kültür karmaşasına sokmuştur. Bursa’yı terk eden gayrimüslimler daha çok esnaf ve tüccar iken, yerlerine gelenlerin tamamının çiftçi olması, Türkçe dahi bilmeyen farklı kültür ve gelenekler taşıması Bursa için o dönemlerde ciddi sorunlar oluşturmuştur (Türkaslan,1997). Ancak Cumhuriyet yönetimi, Bursa’daki toplumsal ve kültürel sorunları çözerek kısa sürede modern bir kent yaratarak Bursa’nın ülkenin 4.ncü büyük kenti olmasını sağlamıştır.

Bursa’da dış göçle gelen nüfus incelendiğinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Eylül 2005’de yaptırdığı “Bursa’da Kent Kültürü ve Kentlilik Bilinci Araştırması”ndan elde edilen verilere göre % 44’ü Bursa doğumlu olan denekleri Bursa dışında doğup, Bursa’da yaşayanlar kategorisinde en çok % 8 ile yurtdışında doğan göçmen Bursalılar izlemektedir. % 8.1 oranındaki dış göçle gelen nüfus şu şekilde sıralanmaktadır: % 61.8’i Bulgaristan, % 14.7’si Yugoslavya, % 8.3’ü Yunanistan, % 3.2’si Makedonya ve % 4,6’lık bir Azeri (Sovyetlerin yıkılmasından sonra). Almanya ya da Avustralya gibi daha çok Türklerin işçi olarak gidip kesin dönüş yaptıkları ailelerin yurtdışında doğan 2. kuşak çocuklarının % si ise 4,2’dir.

Yurt dışından gelenler içinde öncelikli sırayı Bulgaristan’dan gelenler oluşturmaktadır. (133.056 kişi). Yunanistan’dan gelenler ise 11.861’dir (:İl ve Bölge İstatistikleri, TC, Başbakanlık DİE , Ankara, 1993)

Bursa, 2008 yılında 36 bin kişilik net göç almıştır ve net göç hızı yılda % 1,4 düzeyindedir. Bu sayılar, hızında belirli bir düşüş olsa da özellikle Bursa gibi bazı büyük kentlerimizin ciddi miktarlarda göç almaya devam ettiğini göstermektedir. 2000 yılında aldığı göç 181.171 kişi iken, verdiği göç 94.846 olmuştur. Net göç hızı binde 45’dir. 2000 yılında ise yurt dışından gelen göç 17.948 kişi olmuştur.

 

Sonuç

Daha önce İşgüç Endüstri İlişkileri ve İnsan Kaynakları Dergisi’nde yayımlanan makalenin güncellenmiş şekli olan bu yazıdaki veriler genel olarak değerlendirildiğinde; Bursa, gerek tarihi dokusu, gerekse, ticaret ve sanayi merkezi oluşu nedeni ile hem ülke içinden başka illerden, hem de kırsal yöreden gelen nüfusla birlikte hızlı bir şehirleşme sürecine girmiş, yurtdışından Türkiye’ye göç eden nüfusun da yerleşmesi beraberinde kentin nüfusu hızla artmıştır. Hızlı nüfus artışı ekonomik, sosyal ve kültürel problemlerin oluşmasına da yol açmıştır.

1950 yılından beri hızla sanayileşen Bursa da, geleneksel özelliklere sahip, kırsal alanlardan gelenler ve Balkan Göçmenleri ile yerli halk arasındaki değişik yaşayış tarzları arasındaki kültür karmaşası yavaş yavaş silinmeye başlamıştır. Bursa nüfusunu oluşturan bu üç önemli kaynak birbiri ile kaynaşmış ve yeni bir topluluk haline gelmiştir.

Türkiye'nin 4.büyük kenti olan Bursa, Marmara Denizi'nin güneydoğu ucunda, Uludağ'ın kuzeybatı eteklerinde yer alır. Savunmaya uygun olması nedeniyle yamaçlardaki kayalıklarda ilk yerleşimini almıştır. Kent Bizanslılardan alındıktan sonra özellikle Osmanlı Başkenti olarak büyük bayındırlık çalışmalarına sahne olmuştur. Bursa, özellikle 1940'lardan sonra ovaya doğru genişlemiştir.

Birinci derece deprem kuşağı üzerinde bulunan ilimiz 1855 ve 1905 depremlerinden büyük zarar görmüştür. Bursa, Osmanlı başkenti olduktan sonra hızla gelişmiş ve Ortadoğu ülkelerinden Anadolu'yu aşarak gelen yollar bu merkeze doğru yönelmiştir. Bunun sonucunda kent 15.yy'da dünyanın başlıca ticaret, sanayi ve kültür şehirlerinden biri haline gelmiştir. Bazı kaynaklara göre nüfusun o dönemde 100.000'i aştığı belirtilmektedir.

Korunması gereken anısal, dinsel, kültürel ve sivil yapıyı barındıran kentimiz, yeşil dokusu, pınar suları ve şifalı kaplıcaları ile yıllar boyu " YEŞİL BURSA " olarak anılmış ve İslam kültürünü yaşatan uhrevi yapısıyla günümüzde olduğu gibi geçmişte de birçok gezginin ve tarihçinin akınına uğramıştır. Şehrin eteklerinde kurulduğu Uludağ (Olympos Dağı), tarihteki ilk Hıristiyan keşişlerin inzivaya çekildikleri yerleşim yerlerinden biridir ve aynı zamanda Türkiye'nin en büyük kış ve doğa sporları merkezidir. Bursa'nın ilçelerinden biri olan İznik ise bugün Vatikan ve Kudüs'ten sonra en önemli Hıristiyanlık merkezi olarak kabul edilmektedir. Bursa, bir Kültür şehri olup onu devam ettirmektedir.

Doğal zenginlikleri, yeşil dokusu, mutfağı, şifalı suları, yöresel giysileri, gezek kültürü, tarihi yapıları, Türbe ve Hamamları, Karagöz ve Hacivat’ı, folkloru, yaz ve kış turizmi imkanlarının yanı sıra, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin mekansal ve mimari özelliklerini de günümüze kadar taşıyan Bursa, benzerlerine az rastlanır bir kültür ve tarih mirasına sahiptir.

Yeşil Bursa Dergisi / Sayı 1

İlgili Haberler
left
right
 
25 Ocak 2015 Pazar 17:05
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Röportajlar
Geri İleri
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık