Ana Sayfa » KÖYLER » Mudanya'nın köyleri kitap çalışması haline getirildi

Mudanya'nın köyleri kitap çalışması haline getirildi

Marmara'nın incisi Mudanya'nın birbirinden güzel köylerinin ilgi çekici yönleri, kitap çalışması haline getirildi. Araştırmacı-Yazar Hüseyin Genç'in kaleme aldığı 37 köyün özelliklerini içeren dosyanın özetini, okurlarımızın dikkatine sunuyoruz. Bu ilk bölümde; Akköy, Altıntaş, Arnavutköy, Aydınpınar'ın tanıtımı yer alıyor.

 
 
Mudanya'nın köyleri kitap çalışması haline getirildi

MUDANYA KÖYLERİNİN KİMLİKLERİ

 

 

Derleyen ve Yazan:

Hüseyin GENÇ

22 yıldır yaşadığım Mudanya'ya kültürel açıdan bir hizmette bulunmak amacıyla, 2012 yılından bu yana 37 köyünü (şimdiki kırsal mahallelerini), tek tek gezip tarihleri, kültürleri, coğrafyaları, nüfus durumları ve ürünleri ile ilgili bilgiler derleyip, fotoğraflar çekİp, eskiden köy olan Arnavutköy, Burgaz ve İmralı (Emirali) gibi 3 yerleşimi de bunlara ekleyerek, 40 yerleşim birimini kapsayan 250 sayfa civarında bir kitap oluşturacak şekilde planlama yaptık.2015 yılında Belediye'nin teşviki ve katkılarıyla bu çalışmayı genişlettik ve kitap olarak yayınlanması için Belediye'ye sunduk. Ancak nedense bugüne değin bu konuda bir girişim başlatılamadı. Daha önce Mudanya'nın 15 kadar köyünü, fotoğraflı yazılar şeklinde 'YEŞİL BURSA DERGİSİ'nin değişik sayılarında yayınlayarak tanıtmaya çalışmıştık. Geriye kalanları da tanıtmak amacıyla bahsi geçen bu kitap çalışmasının bir özetini çıkararak, Mudanyalılar ve 'YEŞİL BURSA DERGİSİ' web sitesi okurlarıyla paylaşmayı uygun bulduk Önce Mudanya'nın tarihine kısaca bir değinip, ardından alfabetik bir sırayla ve belirli aralıklarla köylerle ilgili bilgileri sizlere sunmaya çalışacağız... 

 

 

MUDANYA'NIN KISA TARİHİ

Masmavi denizi, yeşil doğası, zeytini, zeytinyağı, kara inciri, üzümü, havayı temizleyen poyrazrüzgârı, XIX. yy.dan kalma tarihi evleri ve'Mütareke Müzesi' ile ünlü olan Mudanya, Türkiye'nin kuzeybatısında, Marmara Bölgesi'nin güneyinde, Gemlik körfezi'nin güney kıyılarında stratejik öneme sahip bir noktada yer almaktadır. Mavi ile yeşilin içiçe geçtiği güzel, şirin bir kenttir. Yüzölçümü 346 km.2, ilçenin genel nüfusu 90000'i aşmıştır. Son yıllarda yoğun göç almaktadır. Bursa il merkezine 28 km. uzaklıktadır. 37'si kırsal alanda, 10'uda merkezde olmak üzere 47 mahallesi vardır.

Bazı yazılı kaynaklarda Mudanya civarına ilk yerleşmelerin M.Ö. XIV. yy.dan itibaren başladığı geçer. Bu yörenin ilk sakinlerinin 'Bebrykoslar' olduğu yolunda bilgiler vardır.

M.Ö. 900'lü yıllardaTrakya'dan buralara göç eden 'Bithynler' bu verimli coğrafyanın en eski sahipleri arasında gösterililer. Onlar buralara geldiklerinde doğuda 'Frigler' batıda Mysialılar'la komşu oldular. Uzun süre devlet kurmadan kalabalık bir toplum halinde yaşadılar.

M.Ö. 300'lü yıllarda kayda geçen Yunan Mitolojisi'ndeki bir efsaneye göre; uçan koçun altın postunu bulmak üzere Kaf dağındaki Kolkhis ülkesine gitmek üzere İoason yönetiminde Ege kıyılarından 'Argos' adlı bir gemi ile yola çıkan ve içlerinde Herakles, Kastor, Orpheus, Mythos, Hylos gibi 50 / 55 kadar kahraman Mudanya kıyılarına da uğramıştır. Kırılan gemi küreğinin yerine buradaki ormandan kestikleri ağaçtan yenisini yaparlar. Bunlardan kaybolup burada kalanlar da olmuştur. Bunlara 'Arganoutlar' denmiştir. Kolkhis ülkesine vardıklarında Kral Aietes ile karşılaşırlar. Kral altın postu vermek için; o çevreye korku salan ejderi ve ağızlarından ateş püsküren tunç ayaklı iki boğayı öldürmesini ister. Büyücü olan kral'ın kızı Medeia, İoason'a bu konuda yardım eder. Sonra da bu korkunç canavarları öldüren İoason ile kaçar.

Mudanya kent merkezi M.Ö. VII. yy.da (670) Ege bölgesindeki İonia ülkesinin Kolophon kentinden gelen kolonist kimseler tarafından kurulmuştur. Kent, kurucusu Mirlius'tan dolayı 'Myrleia' adını almıştır. Burası, şimdiki İskele meydanı ile Işıklı köyü yolu arasında kalan sahadaydı. Strabon'a göre kentin adı; 'Yüce Tanrıça Boğazı' anlamına gelen 'Murilla' (Mura-ila) sözcüğünden türetilmiştir.

Buralarda yaşayan Bithynler zaman zaman Ege'den gelen Lidyalılar'ın, Bergamalılar'ın , Rumeli'den gelen Makedonya Krallığı'nın ve doğudan gelen Persler'in saldırılarına uğramışlardır.

M.Ö. 561 yılında buralara Lidyalılar saldırılarda bulunmuşlardır. M.Ö. 546 yılında da Persler gelmişlerdir. Lidya Kralı Kroiso ile Pers Kralı Kyros burada hakimiyet kurmak üzere birbirleriyle savaşmışlardır. Ülke toprakları M.Ö. 334 yılında Makedon ordusu tarafından işgal edildi. Bithynia; M.Ö. 185 yılında Bergama Krallığı'nın ordusunun saldırısına uğrayınca, Kral I. Prusias eniştesi Makedonya Kralı Philippos'tan yardım talebinde bulunur. Yardıma gelen Makedonya ordusu Kios (Gemlik) ve Myrleia (Mudanya) yakıp yıkar. Sonra da kayınbiraderi Prusias'a teslim eder. (M.Ö. 228-182) O da Myrelia'yı onarıp imar ederek yeniden kurar ve karısı 'Apemeia'nın adını verir. Diğer bir görüşe göre de; bunun arkasından tahta çıkan Kral II. Nikomedes Epifanes (M.Ö. 14 9-128) annesinin 'Apemia' olan adını bu kente verir.

Daha sonraları bu topraklar üzerinde Romalılar ve Bizanslılar yaşamışlardır. Caesar M.Ö. 44 yılında bu kente 'Col onia Julia Concordia' adını vermiştir. Bundan sonra Roma'ya vergi vermekten muaf tutulmuştur.

Yöre, 1095/1096 yıllarında içinde Fransız Haçlılar 'ın çoğunlukta olduğu ordu tarafından işgal edilmiştir. Bu kente 'Montania' adını verirler. Bu söyleyiş zamanla 'Mudanya' şeklini alır. Bizans ve Osmanlı dönemlerinde bu ad kullanılmıştır.

Mudanya, 1321 yılında Orhan Gazi tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Mirzaoba, Kaymakoba, Hançerli, Yörükali, Çepni, Balabancık gibi Türk köyleri o yıllarda kurulmuştur. Türkler ve Rumlar buralarda yüzyıllarca barış içinde kardeşçe yaşamışlardır.

25 Haziran 1920'de İngiliz ve 8 Temmuz 1920'de de Yunan işgaline uğrayın Mudanya, 12 Eylül 1922 günü kurtarılmıştır. Yunanistan'a göç eden Rumların yerine, 'Mübadele' göçmenleri gelmiştir.

 

 

AKKÖY

Mudanya tepelerinin güneye bakan eteklerinde, Bursa ovasını ve Uludağ’ı gören bir konumda kuruludur. Yeşillikler içinde güzel, şirin bir yerleşimdir. 5 – 6 yüzyıl önce kurulduğu sanılıyor. Yerli / Manav köyü olarak bilinmektedir. Köyde 90 - 100 hanenin yaşadığı ifade ediliyor. Halkı aydın ve kültürlüdür. Köyden yüksek okul bitirmiş birçok kimse vardır.

Mudanya’ya 12, Bursa merkezine 24 km. uzaklıktadır. Mudanya, Çepni, Işıklı, Dereköy, Ülküköy ve Tepederbent istikametlerinden ulaşmak mümkündür. Mudanya – Dereköy yoluna yeni yapılan 1,5 km. uzunluğundaki geniş bir asfaltla bağlıdır. Ulaşımı rahat ve kolaydır. Arazisi verimli ve çok değerlidir. Son yıllarda köy çevresindeki araziler Bursa ve daha başka yerlerden gelen yabancılara satılmıştır. Çevrede onlarca baraka ev kurulmuştur. Önümüzdeki birkaç yıl içinde çevrenin yeni binalarla dolacağı sanılıyor! İstikbali parlak bir köy görüntüsü çiziyor.

XVI. yy. Osmanlı kayıtlarında adına rastlanır. Osmanlı’nın ilk döneminden itibaren uzun süre Kite (Ürünlü) kazasına bağlı kalmıştır.

Osmanlı’nın Kuruluş Dönemi’nde bu çevrede konar – göçer Akkoyunlu Yörükleri’nin barındığı yıllardır söylenegelmektedir. Daha sonraları bunlardan birkaç oba ‘yerleşik yaşama’ geçerek bu köyün kurulmasına önayak oluyorlar.

Diğer bir söylenceye göre de; Osmanlı’nın ‘Kuruluş Devri’ paşalarından birinin ‘Akkız’ adlı bir evlâdı varmış. Buradaki araziyi buna ‘vakıf’ olarak verir. Sonra da buna izafetin köyün adı ‘Akköy’ olmuş deniyor.

Bir başka söylence de; 'çevrede bol miktarda bulunan badem ağaçlarının ilkyazda adeta beyaz bir gelinlik giymiş gibi bembeyaz çiçeklerle bezenmesi nedeniyle böyle bir ad verilmiştir’ şeklindedir.

Köy çevresinde yer alan Örenler ve Taşlıklar denilen semtlerdeki toprakların altından Antik, Roma ve Bizans devirlerine ait tarihi özelliği olan taş ve seramik parçaları çıkmaktadır. Bunlardan birkaçı köy meydanındaki kahvenin önünde sergilenmektedir. Yüzyıllar öncesinde, muhtemelen de ‘Milâdi’ yılların başlarında İspanyol vakteran (general) Galyus, emekli olduktan sonra buralara gelip yerleşmiştir. Onun yazdırdığı sanılan köy kahvesinin önünde bulunan silindirik bir taşın üzerindeki Latince bir yazıda; ”İspanyol Galyus’un oğlu Galyus Anneus İspanyus 25 yaşındayken burada vefat etti” denmektedir. İspanyolların o dönemde buralara kadar geldikleri anlaşılıyor. Bunun yanıbaşında bir de mermer sütun kaidesi bulunuyor. Aslan başı şeklindeki diğer bir mermer taş ise incelenmek üzere ilgililer tarafından alınıp götürülmüştür. Bu yazıt ve taşlar, tarih ve kültür açısından çok önemli bilgiler içermektedir.

Köyün öğrencileri Mudanya’ya taşımalı öğretime gidiyor.

En önemli geçim kaynakları zeytincilik ve kara incir üreticiliğidir. Türkiye’nin en modern ve en büyük incir bahçesi buradadır. 2014’te ‘İncir Şenliği’ yapılmıştır. Zeytin ve incir toplama zamanlarında köyde alım işlemleri yapılmaktadır.

Hicri 1325 (M.1907) yılı Osmanlı Salname defterinde 46 hane ve 224 nüfuslu görülmektedir.

1927’de 47 hane, 314 nüfusludur. 1955’te 455, 2000 yılında 518 nüfusa sahiptir. 2012’de 243 erkek ve 226 kadın olmak üzere toplam nüfusu 469’a düşmüştür. 2014 yılı nüfusu 463 kişidir. 2015’te de 456’dır. 2016’da 453’e inmiştir.

 

ALTINTAŞ

Mudanya’nın sahil köylerinden biridir. Doğudaki Gemlik yolu üzerindedir. Köyün yerleştiği alanın altı taşlık, kayalık olduğundan önceleri ‘Altı taş’ denmiş daha sonraları bu ad ‘Altıntaş’ şeklinde değişikliğe uğramıştır. Burası köyün şimdi yamaçta bulunan bölümündeydi. Buradaki eski kâgir evlerde halen oturanlar var. Sonraları denize doğru inilmiştir. Asıl ilk kurulduğu yerin ise şimdiki ‘Kızılay Kampı’nın bulunduğu taraf olduğu söylenir. Denize yakın çukur kısmının üç yanı tepeliktir. Burası büyük bir kazanı andırır. Etraf bağlık bahçeliktir. Körfez manzarası çok güzeldir. Mudanya’ya 10 km. uzaklıktadır.

Köylüler, Oğuz Türkleri’nden olduklarını söylüyorlar. Yerli / Manav köyüdür. Yörük kökenlidirler. Yaz aylarında genellikle Bursa’dan yazlıkçılar gelir.

Deniz kenarında ve çevrede seramik parçaları gibi tarihi kalıntılar görülür. Antik çağda buraya Cenevizli korsanların da uğradıkları söylenir.

XV. yy. daki bir kadı sicilinde yer alan kayıttan öğrendiğimize göre; köyün ‘Tatlucasu Mevkii’ne bir kısım Akçakoyunlu Yörükleri yerleştirilmiştir. Köyü ilk kuranların bunlar olduğu sanılıyor!

1685 yılındaki bir kadı sicilinde adına rastlanır. Osmanlı’nın vakıf köylerinden biriydi. O zamanlar Kite (Ürünlü) kazasına bağlıydı.

Mezarlığın alt yani denize yakın bölümünde Mehmet Dede’nin kabri var. Yukarı kısmında da kardeşi Hasan Dede’nin gömütü bulunuyor. Köyün bu kimseler tarafından kurulduğu ifade ediliyor. Ancak bunlardan önce de ‘Eskiköy’ denilen yere bir Yörük obasının gelip konakladığı da anlatılır.

Geçmişte kıyıda bir dalyan da bulunuyordu.

Kurtuluş Savaşı sonrasında Kara Yani adlı yerli bir Rum, Yunan askerlerinin geldiğini haber vererek büyük bir facia yaşanmasını önlemiş ancak köy yine de kısmen yakılmaktan kurtulamamıştır.

Başlıca geçim kaynakları; zeytin, kara incir, bakla, enginar gibi tarımsal ürünler ile balıkçılık ve turizmdir. Eskiden burada ipekböcekçiliği de yapılıyordu. Bir de yağhane vardı.

1927 yılı nüfusu 220, 1990’da 653 ve 2014’te de 118 hane ve 430 nüfusa sahipti. 2015’teki nüfusu 417 kişidir. 2016’da ise 400 olmuştur. Yaz aylarındaki nüfusu 1800 – 2000 kişiyi bulur.

 

 

ARNAVUTKÖY

Mudanya’nın güzide bir semtidir. Mudanya’nın batı ucunda Yıldıztepe denilen yükseltinin alt kısmında, deniz kıyısındaki güzel semtin adıdır. Adı geçen üst taraftaki bu tepeden denizi ve karşıdaki Yalova’ya bağlı Armutlu ilçesi ile Samanlı dağlarını ve Bozburun’u seyretmek ayrı bir güzelliktir.

Osmanlının bir döneminde burada Rumlar yaşamışlardır. Şimdiki ‘Filiz Restoran’ın bulunduğu alanda o yıllardan kalma bir kilise ve çeşme kalıntısı vardır. Kilisenin adı: ‘Azize Anna’dır. Çeşmesi; ‘Papaz Çeşmesi’ diye bilinirdi. Depolu olan bu çeşme moloz taşlardan ve tuğlalarla inşa edilmiştir. Suyu başka bir yerden getirilmiştir. Rumca kitabesinde şöyle bir sözcük yer alıyordu:

“PIALOKILPGYNAIKI”

‘P’ ve ‘L’ harfleri yeni Türk alfabesinin harflerine çevrilerek yazılmıştır.

Çeşmenin yanında 350 yıllık tarihi bir çınar da bulunmaktadır.

10 yıl kadar önce, Arnavutköy’e doğu tarafından girişte, ana yol üzerinde yapılan bir kazı sırasında, kapaklı bir toprak lâhit bulunmuştur. İçinden ölen kimseye ait çeşitli özel eşyalar çıkmıştır.

1768’de bahçıvanlık ve bekçilik yapmak üzere Yalova, Gemlik ve Mudanya’ya Rumeli’den getirilen Arnavutlar yerleştirilmiştir. Bunlardan bir bölümü buraya iskân edilmiştir. Daha sonraları halk bunların bazılarının olumsuz davranışlarından şikayetçi olunca, bir kısmı memleketlerine geri gönderilmişlerdir. Bir aralar ‘Yeniköy’de denmiştir.

1793’te bazı Arnavut ailelerin yeniden buraya yerleşmesinden sonra, ‘Arnavutköy’ diye anılır olmuştur. Bir aralar ‘Yeniköy’de denmiştir.

1818’de burada 20 hane yaşıyordu.

1900 yılında 44 haneli ve 211 nüfusludur.

Hicri 1325 (M. 1907) tarihli Vilayet Salnamesi’nde burada Hıristiyan Rum kökenli 44 hanenin yaşadığı yer almıştır. O yıllardaki nüfusunun 200 dolayında olduğu sanılıyor!

1927’deki cumhuriyetimizin ilk nüfus sayımında 27 haneli ve 78 nüfusa sahih olduğu tespit edilmiştir.

1922’de sona eren ’Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Rumlar buradan ayrılınca, yerlerine yeniden Arnavut göçmenler gelip yerleşmiştir.

Sahilden Yıldıztepe’ye çıkan yolun yakınındaki 350 yıllık çınar ‘Yeniköy Çınarı’ adıyla bilinirdi bir tarihte.

Burada eskiden bir tatlı su kaynağı da bulunuyordu. Eski yıllarda Mudanya halkı Cuma ve Pazar günleri buraya gelerek hoş vakit geçirirdi.

Sahilinde özellikle amatörce balıkçılık yapılan bir yerleşimdir.

Kıyılarının büyük bölümü ‘yalıyar’ (falez) şeklindedir. Denizin hemen kenarında insana benzeyen bir kaya ilgi çeker. Balık lokantaları ve Uzunyalı adlı kadınlar plajı ünlüdür.

Son dönemde büyük bir ‘yat limanı’ ve ‘balıkçı barınağı’ yapılmıştır.

Mudanya’nın hızlı bir yapılaşmanın yaşandığı semtlerinden biridir.

Günümüzde Halitpaşa Mahallesi’ne bağlıdır.

 

 

AYDINPINAR

Zeytinlikler, yeşillikler arasında şirin, güzel bir yerleşimdir. Eski bir Rum köyüdür. Osmanlı zamanındaki adı ‘Misebolu’dur. Anlamı ‘küçük şehir’ demektir. Mudanya’ya en yakın köylerden biridir. Mudanya’ya 6 km. Bursa merkezine 23 km. uzaklıktadır. Asıl köyün üst (güney) tarafında son yıllarda yapılma, villa tipi evlerden oluşan bir bölüm daha vardır. Asıl köy 120 hane kadardır. Yakınındaki yeni evlerden kurulu bölüm ise 50 – 60 hane civarındadır. Köyün ilk kuruluşu Bizans dönemine kadar uzanır. Köyde; mermer kitabesine 1901 yılı kazınmış harap bir kilise var. Yan tarafında da ‘papaz evi’ bulunuyor. Bunun 200 m. kadar güneybatısında da bir ayazma ve vaftiz yeri görülür.

XV ve XVI. yy.larda burada 14 hane Rum’un yaşadığı kayıtlara girmiştir.

1846 ve 1870 yılları arasında Bursa Metropoliti olan Konstantinos zamanında burada ‘Hagios Apostoloi’ adında bir kilise yapıldığına dair bilgiler vardır.

Eski kâgir ve ahşap evlerden ancak bir iki tanesi ayakta kalabilmiştir.

Mübadele öncesinde burası 400 hane ve 2000’den fazla nüfusa sahipti, deniyor.

1922’den sonra Rumlar burayı terk edip Yunanistan’a gitmişlerdir. Onların yerine Selânik göçmenleri ve Tatarlar gelmiştir.

Kara Hoca adlı bir şahıs, kiliseyi satın alarak cami yapılması için bağışlamıştır.

Atatürk Cumhuriyeti kurduktan sonra yaptığı Bursa ve Mudanya gezileri sırasında birkaç kez buraya da uğramış ve hemşerileriyle görüşmüştür. Kardeşi Makbule Hanım’ın da Selânik’ten komşuları olan buradaki bir aileyi ziyaret ettiği söylenir.

Atatürk’ün yakınında bulunan Selânikli Hasan Tahsin Tar (Bey) bu köydendir. Oğlu, Türk siyasi hayatında önemli bir yere sahiptir. Nuri Bey diye tanınan şahıs da Atatürk’ün arabasının bakımını ve şoförlüğünü yapmıştır.

1927 yılı nüfusu 643, 1955: 677, 1997: 555, 2012’de 313’ü erkek, 326’sı kadın olmak üzere 639 nüfusa sahipti. 2014’te 688 olmuştur. 2015’te nüfusu 708’e yükselmiştir. 2016’da ise 687’ye düşmüştür.

Son yıllarda köye Karadeniz göçmenleri gelip yerleşmiştir.

Arazisi verimli ve çok değerlidir. Zeytin ve kara incir başlıca zenginlik kaynağıdır.

Son dönemde hızla gelişen bir yerleşimdir. Çevresi, özellikle villâ tipi evlerle dolmuştur. 2016 yılında Bursa – Uludağ Üniversitesi ile imzalanan bir protokolle burada bir bölüm açılması ve yeni devlet hastanesinin yanındaki arazi üzerine de önümüzdeki yıllarda bir huzurevi, bir konukevi ile bir geriatri birimi kurulması kararlaştırılmıştır.


İlgili Haberler
left
right
 
 
10 Şubat 2019 Pazar 18:51
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Röportajlar
Geri İleri
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık