Ana Sayfa » TARİH » Türkiye sevdalısı Pierre Loti’nin Bursa seyahati

Türkiye sevdalısı Pierre Loti’nin Bursa seyahati

Türkiye’ye 7 ziyaret gerçekleştiren, uzun bir süre de İstanbul’da yaşayan Pierre Loti 1894 yılında gerçekleştirdiği Kudüs ziyaretinden dönüşünde yani 4. İstanbul seyahati çerçevesinde Bursa’ya 3 günlük bir gezi yapmıştır.

 
 
Türkiye sevdalısı Pierre Loti’nin Bursa seyahati

Nezaket ÖZDEMİR BİRCAN

Bursa’yı ziyaret edenler hakkında yapılacak bir araştırma ciltler tutar. Öncelikle ticari olarak çok önemli bir merkez, Anadolu’ya, hatta Orta Doğu’ya seyahat edecekler için giriş kapısı ve coğrafi özellikleri, sanatsal eserleri, tarihi geçmişi ile her kesim için merak konusu. Bu nedenle kimler gelmemiş ki Bursa’ya. Hanedan mensupları, sanatçılar, yazarlar, gazeteciler ve tabii yüzlerce seyyah geçmiş Bursa’dan. Kimisi iz bırakmış, kimisinde Bursa’dan iz kalmış. Bu yazımızda bunlardan birini Türk dostu bir Fransız yazar ve ressam olan Piyer Loti’yi tanıtmak ve “Yeşil Cami” başlıklı makalesinden yola çıkarak Bursa’ya ilgisinden söz etmek istiyorum.

Pierre Loti, takma bir isim. Yazarın asıl ismi Julien Viaud. Deniz subayı olan Pierre Lotiye, okulda arkadaşları, utangaç, mahçup kişiliği nedeniyle (Loti) ismini takmışlar.1 Yazar bu ismi zaman içinde yazılarında takma isim olarak kullanmış. Aziyade, Bezgin kadınlar, Bir sipahinin romanı, İsfahan’a doğru, İzlanda balıkçısı, Madam krizantem isimli romanları Türkçeye çevrilen yazarın özellikle Can Çekişen Türkiye ve Doğudaki Son Görüntüler isimli eserleri Balkan savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve takip eden yıllarda Türk milletinin var olma davasını savunan siyasi nitelikteki eserleridir.

Loti Türkler hakkındaki fikirlerini şöyle dile getirmiştir. “Irk ve millet olarak Türkler, büyük imparatorlukların kavimleri arasında önde gelen, en şerefli insanlardır. Sağlam ve üstün karaktere sahiptirler. Cesaretleri su götürmez. Dinî, vatanî faziletleri, ruha saygı ve hayranlık verir. Asaletleri alınlarında yazılı ve davranışlarından bellidir. Onların bütün hareketlerinde bir soyluluk vardır. Duygulu ve olgun bir topluluktur. Yurtları efendiler diyarı, kahramanlar ve şehitler ülkesidir. Bence, insanlığa şeref veren böyle bir millete düşman olmak, insanlığa düşman olmaktan farksızdır.”2 Bu açıklamalar hamasi bir nutuk değil. Çünkü yazar eserlerinde dile getirdiği bu hayranlığı eylemsel olarak da destekler niteliklerde girişimlerde bulunmuştur. Balkan Savaşı, Trablusgarp Savaşı sıralarında Fransa’da Türkiye lehine çalışmalarda bulunmuş, I. Dünya Savaşı sırasında Fransa’nın Osmanlı’ya savaş açmasından büyük üzüntü duymuş, 1910 ile 1922 tarihleri arasında Türkiye’yi haritadan silmeyi planlayan İngiliz ve Fransız siyaset adamlarına karşı bir fikir kampanyası yürütmek amacıyla Louis Barthou’ya 52 mektup yazmıştır. Barthou, Fransız Parlamentosu’nda önemli görevlerde bulunmuş, 1913 yılının Mart ayında başbakan olmuş ve yıl sonuna kadar bu görevini sürdürmüş önemli bir siyasetçidir.3 18 Nisan 1920 tarihli mektubunda Pierre Loti Türkiye’de devam eden savaş hakkında şöyle yazmaktadır. “…Istırap ve öfke beni kahrediyor. Bu dünyada hala sevdiğim şeyler konusunda ise, çok uzun zamandır boğazıma bir bıçak dayanmış gibi; ama hiç olmazsa sona ermesi için tamamen batırmak insafını göstermiyorlar; Türkiye halâ çileden çıkaran bir tehdit altında…”4Pierre Loti’nindüşüncelerini paylaşmak için Atatürk’e de 18 Mayıs 1921 tarihli bir mektup yazdığını da biliyoruz. Maalesef arşivlerde bulunmayan bu mektuba Atatürk cevabında “…tarihin en karanlık günlerinde, yenilgi ve iftiranın bizi ebediyen yok edecek gibi göründiği bir zamanda bize güvenini bir an yitirmemiş ve herkese karşı tek başına bizi savunmaktan çekinmemiş olan dosta beslediğimiz ebedi minnettarlığın teminatını, talihin Türk Milletine yeniden gülümsemeye başladığı şu sıralarda yenilemekteten pek mutluluk duymaktayım.”5 yazmıştır.

Türkiye’ye 7 ziyaret gerçekleştiren, uzun bir süre de İstanbul’da yaşayan Pierre Loti 1894 yılında gerçekleştirdiği Kudüs ziyaretinden dönüşünde yani 4. İstanbul seyahati çerçevesinde Bursa’ya 3 günlük bir gezi yapmıştır. Pierre Loti’nin günlük üslubuyla kaleme alıp tarih attığı 3 günlük Bursa seyahatnamesi bize seyahatin tarihi konusunda net bilgi vermektedir. Ancak yazılarında S.M.S. mahlasını kullanan Ahmet Semih Mümtaz’ın Taha Toros arşivinden alıntıladığımız “Mösyo Loti ve Farer” başlıklı yazısı kafaları karıştırıyor.6 Bu makalesinde yazar, Pierre Loti’nin Bursa’ya 1908 yılında, babası Mümtaz Reşid Paşa’nın valilik döneminde Claude Farere ile birlikte geldiğini iddia etmektedir. Babası 1903-1906 yılları arasında Bursa’da valilik yapan Mümtaz Reşid Paşa’dır.7 Fakat verdiği tarih babasının resmi görev süresi içinde bile olmadığı için anlattıklarını temkinli olarak değerlendirmek gerekir. Ahmet Semih Mümtaz’ın yazısında konukların Madam Broth’un otelinde kaldıklarını, valiliğin onlara bir araba tahsis ettiğini, valilik binasını ziyaret ettiklerini yazar. Pierre Loti makalesinde bu bilgilere yer vermediği gibi Çekirge yolunda Fransız büyükelçisine ait bir evde ağırlandıklarını yazar. Bu bilgiler ışığında Ahmet Semih Mümtaz’ın makalesini Bursa’da bulunduğu sırada Pierre Loti hakkında dinlediği kulaktan dolma bilgileri anılar biçiminde kaleme aldığını göstermektedir. Fransız diplomat ve yazar Claude Farrere gelince elimizde 19 Haziran 1922 tarihinde Atatürk ile görüşmek için İzmit’e geldiğini biliyoruz. Elimizde bir de fotoğraf bulunmaktadır. Ama Bursa ziyaretine ilişkin bir kayda rastlamadık.

Pierre Loti Bursa’daki Yeşil Cami’yi ve kentin güzelliklerini anlattığı makaleyi 1895 yılında yayınladığı “La Galilee” isimli eserinin içine koymuştur. Pierre Loti, Bursa izlenimlerini kaleme aldığı makalesinin başına 29 Mayıs 1894 tarihini atmıştır. Yeşil Cami’yi betimleyerek başladığı gezi notlarının hemen ilk satırlarında Bursa’ya Fransız büyükelçisi Paul Cambon8 birlikte “bir önceki akşam” yani 28 Mayıs akşamı geldiğini öğreniyoruz. Yanında makalesinde ismini “H. de V…” diyerek geçiştirdiği bir yol arkadaşı vardır.9 Kerim Bayramoğlu’ndan temin ettiğimiz, Pınarbaşı’nda çekilmiş 2 fotoğrafta Pierre Loti’ye eşlik eden arkadaşlarını görüyoruz.

Gezinin birinci günü yeni doğan günün ilk saatlerinde Yeşil Cami’nin önünde başlıyor. Belli ki Bursa’ya özellikle Yeşil Cami’yi görmeye gelmiş Pierre Loti. Çünkü bir gün önce akşam saatlerinde geldiği Bursa’da ilk yaptığı ziyaret gün ağarır ağarmaz Yeşil Cami’ye oluyor. Caminin önündeki taraçayı bir açıkhava mabedi olarak tanımlayan yazarın Bursa hakkındaki ilk izlenimi huzurlu yeşil bir cennettir.

Çekirge Yolu üzerinde Fransız büyükelçisine ait inşaatı henüz tamamlanmamış, şark usulünce bina edilen bir evde kalırlar. Makalede şehrin yeşilliği, yolda karşılaştıkları insanlar, kıyafetleri, çevredeki mimari unsurları, çeşmeleri, bindikleri faytonun özellikleri, sürücünün kıyafeti, yoldan geçen diğer arabalar ve kağnılar, yolların özellikleri ayrıntılı olarak betimlenir.

Geçtikleri yolların iki yanında gördüğü bir hizada küçük Bursa evleri, devasa çınarların gölgesindeki gösterişsiz küçük dükkânlar ve hizmet ürettikleri bu dükkânların kapısında oturan esnaftan uzun uzun söz eder.10 Yazarın hayranlığı her cümlesinde hissedilmektedir. Yeşil Cami’nin iç tezyinatını anlatırken bu hayranlık o derece varır ki; kiliselerdeki ikonaların insana hüzün ve acı verdiğini oysa camideki çinilerin “...her yerde geometrik düzgünlük, kişisellikten uzaklık, soyutluk, yokluk: nesnelerin düzenlenişi ve temiz hatları, cansız, soyut - sonsuz – bir tür öte dünyanın yaklaşmasını ve yatıştırıcılığını hissettirdiği…” düşüncesini dile getirir.

Gezinin ikinci günü yazar Muradiye Camisi ve mezarlık korusunu gezer. Koruda bulunan hanedan türbeleri caminin imamının sorumluluğundadır. Bütün türbeleri tek tek açarak yazar ve arkadaşlarına eşlik eder. Gezdikleri türbeler içinde en çok çinilerine hayran olduğu Şehzade Mustafa türbesinden etkilenirler. Art arda birçok türbeyi gezmenin sonucu olsa gerek, betimlerken II. Murad’ın türbesi ile Şehzade Mustafa’nın türbelerini karıştırır. Hayranlık veren çinilerin İran çinileri olduğunu söyler. Akşamüzeri tekrar Yeşil Cami’ye uğrarlar. Rastladıkları bir cenaze alayını izlerler. Genç bir Bursalıya ait olan cenaze törenini, katılanların kıyafetlerini, ruh hallerini ayrıntılı bir şekilde betimler. Gezinin devamında Pınarbaşı Mezarlığı’nın hemen altındaki Pınarbaşı mesiresini “…gövdeleri canavar gövdeleri gibi çarpık çurpuk, dalları kocaman, ihtiyar söğütlerin örtüsü altında incecik otların bittiği, gölgeli bir yayla.” Olarak tasvir eder. Makalemiz ekinde sunulan fotoğraflar da bu esnada çekilmiş olmalı.

Bursa’daki 3. güne yine Yeşil Cami’nin avlusunda başlarlar. Bursa’da geçirdikleri günlerin zaten büyük bölümünü caminin önündeki taraçada imamlarla yaptıkları sohbetlere, kendilerine katılan halktan insanlara yaptıkları görüşmelere, etrafta oynayan çocuklar, buradan gözlemlediği Bursa ve Uludağ manzarasına yer vermiştir. Son gün gezilen diğer bir mekân Kapalıçarşıdır.

Bursa’da Yeşil Cami, Pınarbaşı, Muradiye ve Kapalıçarşı ile sınırlı kaldığını düşündüğümüz gezinin her cümlesi hayranlık içeren bu seyahatname Pierre Loti’nin Türkiye hayranlığını bir kez daha teslim eder. Türkiye’de Pierre Loti’ye karşı beslenen aynı güzel duyguların tesiriyle olmalı 1925 yılından bu yana her yıl 23 Ocak günü Pierre Loti günü olarak kutlanmaktadır. İstanbul’daki evi müze olarak muhafaza edilmektedir. Evinin bulunduğu caddeye ve Haliç sırtlarında bir tepeye 1934 yılında adı verilmiştir. Pierre Loti’nin doğduğu şehir olan Fransa'nın Rochefort Kenti’nde de bir müze bulunmaktadır. Revue Pierre Loti adıyla bir de dergi çıkarmaktadır.

 

KAYNAKÇA

Mümtaz, Ahmet Semih. (SMS) “Mösyo Loti ve Farer.” Taha Toros Arşivi.

Pierre Loti Türkiye için mektuplar=Lettres Pour La Turquıe. Ankara, 2000, Kültür Bakanlığı.239s.

Pierre Loti. Yeşil Cami. Çev: Elif Göktepe. İstanbul, 2018, Kırmızı Kedi. 54s.

www.http://bgc.org.tr/ansiklopedi/resit-mumtaz-pasa.html. 08.10.2018

www.turkpedia.com.tr/?p=27954

1Pierre Loti Türkiye için mektuplar. s.24

2Pierre Loti Türkiye için mektuplar. s.43

3www.turkpedia.com.tr/?p=27954

4Pierre Loti Türkiye için mektuplar. s.182

5Pierre Loti Türkiye için mektuplar. s.202

6Mümtaz, Ahmet Semih. “Mösyo Loti ve Farer” Taha Toros Arşivi

7http://bgc.org.tr/ansiklopedi/resit-mumtaz-pasa.html. 07.10.2018

8Pierre Loti Türkiye için mektuplar. s.43

9Pierre Loti. Yeşil Cami. s.42

10Pierre Loti. Yeşil Cami. s.17


İlgili Haberler
left
right
 
25 Ocak 2019 Cuma 22:56
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Röportajlar
Geri İleri
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık