Mudanya'da Şükrü Çavuş ve Şehitler Anıtı

İskeleye yaklaşan 11. Yunan Tümeni’ne, genelde gençlerden oluşan 122 kişilik ‘Mudanya Müdafîleri’ adlı Kuvayı Milliye güçlerine bağlı milisler karşı durur. 9 saat boyunca durmaksızın savaşırlar. Zeytinliklere doğru çekilirken, meydana gelen çatışmalarda 8 genç şehit düşer ve hepsi buraya defnedilir.

Mudanya'da Şükrü Çavuş ve Şehitler Anıtı

Hüseyin Genç

Gemlik Körfezi’ndeki müttefik donanmasına ait 12 parçalık savaş filosundan 7 tanesi, 25 Haziran 1920 Cuma günü Mudanya açıklarına demir atar. Bölgedeki 56. Tümen durumdan haberdar edilir. 173. Alay’a bağlı 2. Tabur Curnaderesi Boğazı batısındaki Bakacak sırtlarında, küçük bir jandarma birliği ile Kuvva-i Milliye gücü de Yörükali - Tepederbent bölgesinde kazılan siperlere yerleştirilir.

Saat 07.00’de silahlı römorkörlerin çektiği filikalarla tam teçhizatlı İngiliz deniz piyadeleri Mudanya’ya çıkarlar ve kasabayı işgale girişirler.

Mudanya’daki 5. Bölük askerleri savunma yapmak üzere geri çekilirlerken, 1898 doğumlu Kavaf Canip Oğlu Şükrü Çavuş şimdiki İskele Meydanı’nda bulunan mezarlık civarında gizlenir ve düşmana ateş etmek için uygun zaman gözler. O sırada Kadıçeşmesi’ne doğru ilerlemekte olan mağrur İngiliz askerlerine ilk ateşi açar. Anıttaki yazıtta belirtildiğine göre; bir binbaşı ile bir zabit ve üç neferini itlâf eder. İşte Mudanya’nın işgaline karşı ilk sıkılan kurşun budur. İngiliz askerlerinin açtığı karşı ateş sonucu Şükrü Çavuş şehit edilir. Vatanı uğruna kanı toprağa düşer. Şimdi bu anıtın yanındaki toprakta diğer şehit olan arkadaşları ile birlikte yan yana yatmaktadır. (Öldürülen İngiliz askerlerinin rütbeleri ve sayıları konusunda birbiriyle çelişen bilgiler bulunmaktadır.)

Emekli Öğretmen Hilmi Aktan bu konuda şunları anlatıyor:

“9/10 Eylül 1922 gecesi, 250 kişilik bir düşman çetesi Türk evlerine saldırarak son denaetlerini (kötülüklerini) yapıyor, 10'cu günün sabahında Mudanya'daki işgal güçleri bir daha dönmemek üzere gemilerine binip savuşuyorlardı.”

11 Eylül gecesi 22.20'de Akıncı Abidin Bey kumandasındaki küçük bir Tük süvari birliği istasyona gelmişti. Abidin Bey istasyonu bekleyen Fransız askerleri ile işbirliği yaparak, Yunan kuvvetleri silahlarından tecrit edilip esir alınıyor. Camiler esirlerle doluyor. Mudanya'nın güneyinde Yunanlıların 11. İntikam Tümeni ve doğusunda da Jiras dedikleri bir müfrezeleri vardı. Gece yarısından sonra Abidin Bey tüfek sesleri arasında kasabadan ayrılıyor. 12 Eylül günü sabaha karşı Mudanya'ya sızmaya çalışan düşman kuvvetlerine, 'Mudanya Müdafileri' adlı milis gücü de kahramanca karşı koyuyor, onları kent içine sokmamaya çalışıyordu. Ellerindeki mermiler bitmek üzeredir. Tam o sırada, katır sırtında bir makineli ile bir düşman askeri çıkıyor önlerine. Bunun silahını ve cephanesini alıp çarpışmaya devam ediyorlar. Türk askeri Mudanya'yagirmeye başlamıştı. Alınan esirler Hasanbey Camii'ne götürülüyor. Esir alınan bir Yunan subayı; daha önce hapsedilen esirleri bekleyen ihtiyar Süleyman Çavuş'a teslim ediliyor. Subay; 'Panoyama!.' diye bağırarak saçlarını yoluyor.

Arka taraflarından ateş yiyen düşman kuvvetleri, kasabanın güneyinden batıya doğru çekilmek istiyordu. Ancak Kurmay Başkanı Abdurrahman Bey komutasındaki I. Tümen bunlara nefes aldırmıyor. Burgaz yönünden gelen Kocaeli Grubu da aman vermiyordu bunlara. Her taraftan sıkışan Yunan askerlerinden bir kısmı silahlarını sahile bırakarak kurtuluş ümidiyle kendilerini denize atıyorlar.Yeni esirler alınıyor. 13.00'de Kocaeli Grubu, Halit Paşa komutasında Mudanya'ya giriyor ve halk tarfından coşkuyla karşılanıyor. Ezanlar okunuyor, kurbanlar kesiliyor, bir yandan da şehitler defnediliyordu. Kendisine uygun bir yer gösteriliyor. İntikam alınmıştı.

Diğer taraftan, 12 Eylül 1922 Salı sabahı Türk ordusuna bağlı 3. Kolordu 1. Tümen birlikleri Mudanya’yı düşmanlardan kurtarmak için harekete geçer. İskeleye doğru yaklaşmaya çalışmakta olan 11. Yunan Tümeni’ne, genelde gençlerden oluşan 122 kişilik ‘Mudanya Müdafîleri’ adlı Kuvayı Milliye güçlerine bağlı milisler karşı durur. 9 saat boyunca durmaksızın savaşırlar. Zeytinliklere doğru çekilirken meydana gelen çatışmalarda 8 genç şehit düşer ve hepsi buraya defnedilir. Bunlara sonradan bir başka yerde vurulup şehit olan bir kişi daha eklenir ve 9 kişi olurlar. Bunların bir kısmı henüz daha çok gençti. Bu birliği, Saip Bey adında Mudanyalı bir vatansever örgütleyip silahlandırmıştır. Kendisi kurtuluştan sonra 5 kez Mudanya Belediye Başkanlığı yapmıştır.

Mudanya, işgal günerinde bir gömütlük kadar sessizdi. İşe gidip gelen gençler, Şükrü Çavuş'un gömülü olduğu gömütlüğün yanından geçerlerken; 'Keşke biz de şehit olabilseydik' diye hayıflanırlarmış.”

 

Mudanya’nın; 8 Temmuz 1920 günü Yunanlıların asker çıkarıp işgal etmeye başlamasından, 12 Eylül 1922 tarihindeki kurtuluşuna değin tam olarak 2 yıl, 2 ay, 2 gün işgali altında kaldığını söylemek mümkündür.

Anlaşılacağı üzere; Şükrü Çavuş, 25 Haziran 1920'de Mudanya’nın işgali sırasında, diğer dokuz kişi ise Mudanya’nın kurtuluşu sırasında, 12 Eylül 1922 günü şehit olmuşlardır. Bunlar için 1922 yılında, İskele Meydanı’nda mermerden bir anıt yaptırılmasına girişilmiştir.

Kurtuluştan sonra; 'Mudanya Müdafileri' adlı 'Kuvayı Milliyeci' bu milis gücüne devlet tarafından 'Gazilik Ber'atı' ve 'İstiklâl Madayası' verilmiştir. Bunurla ilgili belge, o milislerden birinin akrabası tarafından halen saklanmaktadır.

Bahsi geçen o şehitler için yapılan mermer anıtın ön kısmında 1,06 x 0,93 m. boyutlarında, üzerinde 20 satırlık Türkçe bir kitabesi bulunan mermer levhanın etrafına yaprak motifleri ile bezeli bir çerçeve konmuştur. Yazıt şöyle:

 

“25 Haziran 1920 Cuma günü

İngilizlerin Mudanya’yı işgalinde

yalnız başına müdafaa ederken

şehit olan ve bir düşman binbaşısı ile

bir zabit ve üç neferini itlaf eden Mudanyalı

Canip oğlu Şükrü Çavuş’un istirahatgâhı.

 

12 Eylül 1922 Salı günü Mudanya’nın

İstihlası esnasında kahraman ordumuza

Kıymetli yardımlar ifa ederken

Şehit düşen Mudanya’dan dokuz

Kardeşimiz burada metfundur.

 

ALİ OĞLU TAHİR
TALAT
MESTAN OĞLU OSMAN
AZİZ OĞLU MEHMET

HASAN OĞLU MEHMET
KÜRT HASAN

KANBER OĞLU İBRAHİM

KÜÇÜK AHMET
HALİL OĞLU MEHMET

 

Adları yazılıdır.

 

MUDANYA'DA ŞÜKRÜ ÇAVUŞ ANITI ALANINDAKİ ŞEHİTLER

 

Kurtuluş Savaşı sonlarında, Mudanya'yı geri çekilen düşmanlara karşı savunmak üzere Saip Bey tarafından kurulan 122 (bazı kayıtlara göre 127) kişilik 'Mudanya Müdafîleri' adlı milis gücünden şehit düşen dokuz kişi ile ilgili bazı bilgiler elde ettik. Bunları sizlerle paylaşmak isteriz. Aralarında Mudanya merkezinden, köylerden ve daha başka yerlerden olanlar var. Bunlar 11/12 Eylül 1922 tarihlerinde geri çekilmeye çalışan Yunan 11. Tümeni'ni ve katliamcı 'Jiras Mürezesi'ni Mudanya içine sokmayarak halkı bir kıyımdan kurtarmışlardır. Yaşlıların anlattığına göre; bu güç, beş takıma/bölüğe ayrılarak Mudanya'yı savunmuştur. Bu takımların/bölüklerin adları şöyleydi: Çarşı, Namazgâh, Selvibahçe, Harmanlar ve Karakuşderesi. O sıradaki kahramanlıklarından dolayı bunlara bağlı oldukları örgüt adına 'gazilik beratı' ve 'istiklâl madalayası' verilmiştir. Mudanya halkı onlara çok şey borçludur. Sözü edilen o şehitleri kısa kısa tanıyalım:

 

Ali oğlu Tahir:

Henüz daha askerliğini yapmamıştı. 18 yaşlarında 'Dedeler Bayırı' denilen yerde şehit oldu. Babası gümrük memuru idi.

 

Talât Efendi:

Gümrük Muhafaza memuru. Evli ve iki çocuklu. 45 yaşında şehit düştü.

Mestan oğlu Osman:

Evliydi. Karakuş deresi civarında şehit oldu.

 

Aziz oğlu Mehmet:

Yunanlılar ricat ederken (geri çekilirken), zorunlu angarya görevi ile Eskişehir civarından Mudanya'ya kadar gelmiştir. Geri dönmeyip arabasını bir tarafa bırakarak Mudanya müdafaasına katılmış ve şehit olmuştur. 25 yaşındaydı.

 

Hasan oğlu Mehmet:

Kız Mehmet diye anılırdı. Şarktan (doğudan) gelmiş kimi kimsesi olmayan gariban biriydi. 30 yaşındaydı.

 

Kürt Hasan:

İskelede hamallık yapan biriydi. Evli ve iki çocuğu vardı. Şehit düştüğünde 40 yaşındaydı.

 

Kanber oğlu İbrahim:

Harmanlar semtindeki şimdiki su deposu civarında şehit edilmiştir. 19 yaşındaydı. Eğerce köyünden olup, Mudanya'da işçi olarak çalışıyordu.

 

Küçük Ahmet:

Ufak tefek biri olduğu için böyle anılırdı. Siği (Kumyaka) köyündendir. Mudanya'da Tekke Camii yanında ikamet etmekteydi. Karakuş Deresi'nde şehit olmuştur. 45 yaşındaydı.

 

Halil oğlu Mehmet:

Bursa'nın şimdiki Osmangazi ilçesine bağlı Dereçavuş köyünden olup, o sıralarda Mudanya'da çalışıyordu. Burada adı yazılı olmasına karşın şehit edildiği yer tam olarak bilinmiyor!

 

Şurası unutulmamalıdır ki; Şükrü Çavuş, Mudanya'nın 25 Haziran 1920 günü İngilizler'in Mudanya'yı işgal girişimi sırasında, yukarıda adları geçen diğer 9 kişi ise Mudanya'nın kurtuluşu sırasında meydana gelen çarpışmalar esnasında şehit düşmüşlerdir. Mudanya merkezi yakınlarında şehit olan sekizi buraya defnedilmiş, başka bir yerde şehit düşen birinin de adı buraya ilave edilmiştir.

Burgaz'ın içinden Göynüklü köyüne gidilen yolun başlangıcı yakınında yer alan Ferah sokakta, yine Kurtuluş Savaşı sırasında birliğindeki askerlere su doldurup götürmek üzere çeşme başında bulunurken şehit edilen Mehmet isimli askerin gömütü bulunuyor.

 

Başta da belirttiğimiz üzere; Kurtuluş Savaşı yıllarında Saip Bey tarafınan kurulan 122 kişilik 'Kuvayı Milliyeci' milis gücü olan 'Mudanya Müdafileri' adlı örgütten sağ kalıp da bir araya gelen 26'sı 1960 yılında topluca bir anı fotoğrafı çektirmişlerdir. Bunlardan sadece dördünün isimlerini tespit edebildik.

 

“3 Ekim 1922 günü 'Mütareke' için Mudnya'ya gelen düşman delegeleri, iskele üzerinde dakikalarca giriş müsaadesi beklediler ve Şükrü Çavuş ile diğer şehitlerin gömütlerinin önünden utanarak geçtiler. Caddeleri süsleyen albayraklara dokunmamak için başlarını eğerek yürüyen bu mağrur insanlar suçlu çocuklar gibi Mütareke Evi'ne girdiler. Burada Türk'ün çelik iradesini temsil eden İsmet Paşa ile karşılaştılar.”

 

 



11 Eylül 2018 Salı 11:55

http://www.yesilbursadergisi.com/haber/mudanyada-sukru-cavus-ve-sehitler-aniti-974.html