Ana Sayfa » RÖPORTAJLAR » YB sordu, otelciler yanıtladı... BURSA TURİZMİ NEREYE?

YB sordu, otelciler yanıtladı... BURSA TURİZMİ NEREYE?

Bursa turizmi son yıllarda lüks otel yatırımlarıyla büyüyor. Yerel, ulusal ve uluslararası marka otel zincirlerinin yetkilileriyle yaptığımız söyleşiler, kentimizin turizm vizyonuna ilişkin önemli mesajlar içermekte...

 
 
YB sordu, otelciler yanıtladı...
BURSA TURİZMİ NEREYE?

 

 

 

 

 

 Röportajlar: Kemal CANKAYA

 

Marigold Thermal & Spa Hotel Genel Müdürü MUHARREM KURBAN

 “Bursa yeşilini koruyamazsa, Arap

turistleri de Karadeniz’e kaptırır”

 

Bursa’da son yıllarda marka olarak bilinen, çok sayıda zincir otel açıldı. Yerel otellere ulusal ve uluslararası beş yıldızlılar da eklenince, kentin çehresi bir anda değişti… Sizce zamanlama açısından doğru mu bu yatırımlar?

 

Bursa’daki turizm potansiyelini değerlendirdiğimizde, sadece turizm potansiyeli olarak baktığımızda yapılanlar sanki bir fazlalık gibi görünüyor. Ama geleceği düşündüğümüzde aslında bu tesislerin hiçbir tanesi fazlalık değil. Bursa artık Türkiye’nin dördüncü büyük kenti, dördüncü büyük kentte yakışan markaların da bu kentte olması, Bursa’nın bilinirliliği, ona katacağı katma değeri de hesaplamamız lazım. Dolayısıyla Bursa her ne kadar doluluk oranında sıkıntı yaşıyor olsa da, uzun vadede bunun çok büyük bir verime ve kârlılığa dönüşeceğini düşünüyorum. Bursa insanı artık eski düşüncelerde değil, kabuğunu kırdı, zincirini kırdı. Marka bilinirliliği adına birazcık daha güzel şeyler yapılıyor. Bunun da veriminin en yakın zamanda alınacağını düşünüyorum. Bunun ulusal veya uluslararası karşılığı Türkiye’ye gelecektir, yeter ki doğru işler yapılmaya devam edilsin. Bununla birlikte elbette ki yanlış yapılan işler de var. Bu yanlışlardan bir an evvel sıyrılmamız gerekiyor. Her yer doğru bir şekilde işletilirse, elbette Bursalı yatırımcı, Bursalı çalışan bundan çok kârlı çıkacaktır.  

 

Beş yıldızlı oteli yapıp açmakla turist çekiliyor mu?

 

Evet. Hangi bölgelerden daha çok talep var derseniz, özellikle yaz aylarında okulların kapanmasıyla, açılması arasındaki dönemlerde, Arap pazarının Bursa’da hâkimiyeti söz konusu. Bu iki aylık sürede sizin 10 ayı idare etmeniz mümkün değil derim. Diğer 10 ayda turist geliyor mu? Tabi ki geliyor. Bunların istatistikleri doğru tutuluyor mu, tutuluyor. Turizm İl Müdürlüğü’nde tutuluyor. Ama şöyle bir algı var; Bursa’ya sadece Arap turist geliyormuş gibi bakış açısı var. Hayır, bu son derece yanlıştır. Bursa’ya çok değişik ülkelerden turist geliyor ama, bunlar daha çok kültür ayaklı, sanayi ayaklı. Bugün otelimizin istatistik verisine bir bakarsak, bu ay içerisinde bize en fazla Almanlar gelmiş, demek ki Almanlar da geliyor.

 

Arap turist geliyor diye, diğerlerini birazcık görmezlikten mi geliyoruz acaba?

 

Bu da bizim büyük bir hatamız büyük bir yanlışımız. Bu hususun unutulmaması gerekir. Bundan yaklaşık 2 yıl önce Lufthansa, Yenişehir havalimanına direk uçuş başlattı. Bunu bile doğru kullanamadık. Neden kullanamadık biliyor musunuz, çünkü yönünü oraya doğru çeviremedik. Kendini sadece Ortadoğu, Arap pazarına şartlandırmış, Ortadoğu pazarı çok büyük aksiyonların, atraksiyonların olduğu bir pazar değildir aslında. O iki ay içerisinde siz ne yaparsanız yapın, çok kötü bir şey yapmadığınız sürece o turistler sizi ziyaret edecektir. Asıl önemli şey, Bursa adına yapılacak olan diğer Avrupa kültürlerinden hatta diğer daha ötesi kültürlerden de insanların Bursa’ya gelip, Bursa tarihi, Bursa yeşili, Osmanlı tarihi, Osmanlı kültürü mirasları, daha da eskiye gidersek, dini dönemlere ait kalıntıları görmek için. Bunun içerisinde İznik ön planda birinci derecede, ama ilçelerimizin birçoğunda da çağlar öncesinden kalmış tarihi eserler var. Buralara da değişik ülkelerden turist çekmemiz gerekiyor. Gelirler mi? Yüzde yüz gelirler, yeter ki doğru işler yapılsın, doğru hedefler konulsun ve buna uygun çalışmalar yapılsın.

 

Otellerdeki doluluk oranları nedir?

 

Otellerimizde doluluk oranı şu anda yüzde 50- 60 bandı arasında gidiyor. Benim elimdeki veriler böyle. Birkaç tesis böyle olabilir. Bunun altında olanlar da olabilir ama, sonucu değiştirmez. Umarım doğru işler yapılır ve bu oranlar daha yukarıya çekilir.

 

Birçok marka şehirden daha güzel olduğu söylenen Bursa’ya, turist neden gelmiyor?

 

Aslında turizmde bir destinasyon olmak çok farklı bir şey. Biz galiba bir şeyi karıştırıyoruz, biz sanıyoruz ki, Osmanlı kültürü var, Osmanlı tarihi var, millet buraya gelmeli.. Düşündüğünüzde aslında niye gelsin ki, şöyle düşünün olayı: Osmanlı tarihi olarak bugün Bursa’da tarihi eser olarak kabul ettiğimiz 10 tane eseri sayamayız, vardır mutlak ama sayamayız. Birçoğu yıpranmıştır, dökülmüştür, tadilatı yapılan da olabilir fark etmez. Bugün Avrupalı’nın, Amerikalı’nın, daha uzak ülkeler tarihi kalıntı olarak, o şehri bütün olarak tarihini kabul ediyorlar. İsterseniz Barcelona’ya gidin, isterseniz biraz da orta Avrupa’ya Prag’a gidin, isterseniz Budapeşte’ye gidin, her sokağı bir tarih. Şimdi Bursa’ya bunu söylemek mümkün mü? Şu pencereden baktığımızda bunu söylemek mümkün mü? Kalanlar var ama, kalanlar o pazarı buraya taşımak için yeterli değil. Şöyle olsaydı daha iyi olmaz mıydı? Eski Bursa, yeni Bursa tam tersi, tarihi Bursa, modern Bursa.. Şu anda bunu söyleyebileceğiz bir alan var mı? Net olarak burası tarihi Bursa diye bileceğimiz bir nokta var mı? Koruyamamışız. İsterseniz Hamzabey’e gidelim, Hamzabey’de tarihi binalarımızla iç içe girmiş çarpık bir kentleşme var. Tarihi camilerimizin yanında modern binalar var. Çevre düzenlemesi yapılamamıştır. Binaların ortasında kaybolmuşlar. Bugün Yeşil Türbe’nin durumu ortada. Ulu Cami’nin durumu ortada. Yani bunlar daha güzel olabilir miydi? Olabilirdi. Tabii bu bugünün konusu değil, çok uzun süreçte gelen bir ihmalkârlığın sonucu. Ama netice itibariye karşılaştığımız manzara bu. Bursa tarihi kalıntılar üzerinde. Biz tarihe sahibiz diye müşteri beklersek, turist beklersek, çok büyük hata yapmış oluruz. Tarih de içinde olmalı ama, doğa da olmalı, peki bunun içerisinde sanayi.. Sanayi de olmalı. Türkiye’de Antalya bölgesindeki sahil, kum, deniz, güneş gibi bakış açısıyla gidersek, Bursa’da bunu söylemek mümkün değildir. Bursa tarihini düşünürsek bu mümkün değildir. Bursa bunları miks yapacak, pazarını harmanlayarak çıkmak zorunda. Tek bir noktadan çıkarsak mümkün değil, hangi noktayı tutarsak, o nokta da dört dörtlük yönümüzün olduğunu söylemek çok zor.

 

Bursa’nın tanıtım ve pazarlama konusundaki eksiklikleri sizce nelerdir?

 

Bursa’nın tanıtımı konusunda her kurumun ayrı ayrı çaba göstermesine rağmen, tek elden pazarlanamamasının, büyük bir sorun olduğunu görüyorum. Ben, tek elden pazarlamaktan neyi kast ediyorum; her kurum kendi üzerine düşen görevi tek yetki olan bir mercie aktarmak zorunda. Bu yetkiden kastım da bir devlet gücü filan değil. Bu mana çıkmasın, bunların değerlendirildiği bir merkez, bunların değerlendirildiği özel bir platform, özel bir şirket, bütün bunları harmanlayacak. Bursa’nın bütün değerini pazarlayabilecek bir bakış açısına sahip olması gerekir. Bursa bu şartlara sahip mi hayır değil. Bursa pazarlama konusunda en hatalı şehirlerden birisidir. Bugün gidip soralım her kurum kendi adına doğru şeyler yaptığını söyleyecektir. Ama kombine ettiğinizde, ortaya aslında verimli bir şey çıkmıyor. Aslında şunu sormak gerekiyor. Bu kadar doğru işler yapmanıza rağmen sonuç niye doğru değil? O zaman bir terslik var bir yerde. O zaman bunların tek bir elde toplanıp analiz yapılması, hedef kitlenin seçilmesi, o kitleye doğru hareket yapılıp vurucu etkilerin gerçekleştirilmesi lazım. Valiliğin çalışması tamamen bireysel, belediyenin çalışması tamamen bireysel, ilçelerin çalışmaları tamamen bireysel, STK’ların çalışmaları tamamen bireysel, bunları kim kombine edecek, kim uyarlayacak? Bir derneğin açıklamış olduğu turizm politikası bir diğer derneğin açıklamış olduğu turizm politikası birbiriyle tamamen tezat içerisinde, örtüşmüyor, bu örtüşmeyi o mekanizma sağlayacak. Merinos Atatürk Kongre Merkezi’nin pazarlanamamasının nedeni budur. Böyle giderse pazarlanamama devam edecektir. Dünyanın sayılı tarihi şehirlerinde bundan 5 yıl sonrasının turizm toplantıları yapılmış, ulusal, uluslararası fuarları organize edilmiş. Bursa hala bundan pay almamışsa ki aldığımız veriler alamadığı yönünde, o zaman bu çabalar doğru çabalar değil, o zaman yönümüzü değiştirmemiz gerekir, reçeteyi değiştirmemiz gerekir.

 

Alt yapı konusundaki en büyük eksiğin ne olduğunu düşünüyorsunuz? Ulaşım mı, tanıtım eksikliği mi, nitelikli eleman ihtiyacı mı, başka faktörler mi?

 

Aslında hepsinden var biraz. Bu üçünden önemli etken çevre düzenlemesi noksanlığı. Biz çevre düzenlemesi konusunda çok gerideyiz. Bugün Çekirge’de şu camdan etrafımıza baktığımızda, çevre düzenlemesi olduğunu söylemek mümkün değil. Kapının önüne çıktığımızda old city anlamında city kavramında, tarihi bir Çekirge’nin tarihi görüntüden ibaret olduğunu söylemek mümkün değildir. Yollarının, kaldırımlarının, çiçeklerinin, okullarının, en azından buradaki yaşamın tarihle uzaktan yakından alakası yoktur. Tarihi değerlerimiz korunamamış, hamamlarımız çökmüş, yollarımızın tarihi bir eserle bir bağlantısı olmadığı gibi, modern görünümle de bir alakası yok. Kaldırımlarımız berbat durumda, çiçeklerimiz, parklarımız berbat durumda. Bugün Bursa’nın en büyük sorunlarından bir tanesi yeşili koruma çabasıdır. Yeşili koruma çabasında gerekli performansı sağlayamazsa, büyük zararını görecek, en güçlü olduğu pazar Ortadoğu pazarını da kaybedecek. Ortadoğu’dan gelen insanlar Bursa’nın yeşiline, Uludağ’ın yeşiline ve serinliğine geliyor. Eğer bunları kaybedersek, karşısı gibi kahverengileşirse birkaç yıl içinde çekip gidecekler. Nereye gidecekler? Karadeniz gerekli koşulları hazır yeşil bir bölgemizdir. Benim bu konuda düşüncelerim bunlardır. Kimse bu söylemlerimden; kimse çalışmıyor, doğru işler yapmıyor gibi bir mesaj çıkarmasın. Bu devlet zihniyetiyle yapılacak bir iş değildir. Bu tamamen özel bir bakış açısı, özel bir çaba gerektiren bir konudur. Dünyanın neresine giderseniz gidin, turizmi pazarlayan devlet değildir, orada başka bir kuramsallık vardır.

 

Acil yapılacaklar listesinin en başına neyi koyarsınız, nasıl bir hamle yapılmalı ki Bursa dünyaya tanıtılsın?

 

Şimdi ne yapılması gerekir ki, Bursa bütün dünyada konuşulur hale gelsin? Bu iş çok zor. Bursa’yı bir anda konuşulur hale getirmek çok güç bir şey. Bu zamanla olacak bir şey. Düşünün ki, Bursa’da kötü bir şey oldu. Bütün dünya sizi duyabilir. Bu size turist sağlar mı? Veya çok iyi bir şey oldu, dünya sizi bir an duydu diyelim, bu turist sağlar mı? Bir ölçüde.. Süreklilik arz eder mi, etmez. Sürekli olması için bütün parçaların tek tek yerine yerleştirilmesi gerekir. Doğru bir şekilde yerine yerleştirildikten sonra da doğru eylemlerin yapılması gerekiyor. Bursa’nın en büyük sorunlarından bir tanesi bu. Taşların hala yerine yerleşmemiş olmasıdır. Soruyorum sanayi şehri miyiz? Evet, sağlık turizmi yatırımız var mı, var. Şimdi dünyaya nasıl izah edeceğiz; sağlık turizminin, sanayi turizminin bir arada olduğunu, yani sağlık yönünde hizmet almak isteyen bir hastaya, hasta yakınına, orda sanayi var, dünyanın en gelişmiş fabrikaları var, iki tane otomobil fabrikası var. Bunların fizibiliteleri doğru yapıldı mı? Havayı kirletme, çevreyi koruyup koruyamadığı konusunda sorular sorulduğunda doğru cevap veremiyoruz. Belediyenin otobüsleri yağ yakıyorsa, egzozlarından siyah duman çıkarıyorsa, siz burada sağlık turizminden söz edebilir misiniz? Bursa’da en büyük sorunlardan biri, ahenk içinde çalışmamamız. Ahenk içinde çalışılırsa, zaman içinde birçok sorun aşılır.

 

XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

 Mudanya Montania Hotel İşletmecisi AKIN ESGİN

“Turizm taşıma kapasitesi

raporu hazırlanmalı”

 

Yerel otellere ulusal ve uluslararası beş yıldızlılar da eklenince, Bursa’nın çehresi bir anda değişti. Nasıl yorumluyorsunuz?

Sorunuza iki türlü cevap vereceğim… Öncelikle yapılan yatırımların hiçbir belirli araştırma, belirli kapasite raporu hazırlanarak yapılmadığını bizler biliyoruz. Çünkü Bursa’da daha önce bu anlamda çalışılmış bir şey yok, zamanın turizm kültür müdürünün verdiği bilgi de böyleydi. ‘Bize kimse gelip yılda kaç turist geliri sormadı ama, bu oteller yapıldı’ diye serzenişte bulunmuştu. Tabi bu oteller, bir anda açılınca, Bursa’da açıkça bir turizm destinasyonu olmadığı için genelde daha çok sanayi bölgelerindeki ihtiyaca göre konaklama hacmi olduğu için, Bursa’daki her otele düşen pay yeni otellerin gelmesiyle birlikte ciddi bir şekilde azaldı. Biz bunu daha çok ekonomik odalarda gözlemledik, daha çok pahalıya sattığımız odalardan çok şirketlere verdiğimiz ekonomik odalarda ciddi bir oranda hacim kaybettik. Son birkaç yılda Arap turistin Bursa’ya olan ilgisi artmasaydı, durum aynı kötülükte devam edebilirdi. Arap ve Ortadoğu’dan turistlerin gelmesi baharda ve yaz aylarında bizi rahatlattı. Tabi bu bir dezavantaj görünmekle beraber, bu gelen zincir otellerin hizmet anlayışı, Bursa’da hizmet sektöründe çalışanların vizyonuna çok büyük bir destek olacaktır. Eskiden belirli bir lokanta garsonu düzeyindeyken, bugün bir işletmeci anlayışıyla bakabiliyor. Tabi bu her tarafta başarılmış değil, hala bununla mücadelemiz sürüyor. Eskiden tek tük işletmeydi bununla ilgili, şimdi 12- 13 işletme ciddi şekilde personel eğitimine özen gösteriyor. Eskiden aşçı dediğimiz insanlar şimdi yiyecek içecek müdürlüğünün ne olduğunu öğrenmeye başladılar. Orta vadede işletmeler için iyi bir şey oldu. Personeller yetişmeye başladı. Ama bu açılan oteller Bursa’da turizm destinasyonu yaptı mı? Hayır. Bursa’yı daha turistik bir hale getirdi mi? Hayır. Ve bu oteller Bursa’yı bir lokasyon olarak görüp de mi geldiler. Bu da hayır.

Birçok marka şehirden daha güzel olan Bursa’ya sizce neden turist gelmiyor?

Bir turizm destinasyonu olmak için, önce birden fazla dinamiğin kendini turizm destinasyonu olarak görmesi gerekir. Turizm destinasyonu olarak görmesi için gerekli şeyler var. Mesela gelen konukların Bursa’da vakit geçirmeyi istemesi lazım. Vakit geçirmeyi nasıl sağlayabiliriz. Mesela on binlerce kilometre doğa parkurları, kırsal turizm yapılabilecekken, huzur turizmi yapılabilecekken, Marmara Denizi’nde yüzemeyen bir Bursa olarak, bundan rahatsız olmayan bir Bursa olarak, Bursa’yı bir turizm cazibe merkezi olarak görmemiz ne kadar doğru olur? Binlerce yıldır sıcak suyumuz bizde varken, sonradan açıka Afyon’dan, Kütahya’dan ders alamayıp, hala sınırlı bir şekilde pazarlıyorken nasıl turizm destinasyonu olur? İyi örnekleri çok iyi örnek alıp, daha ileriye taşıyabilecek, daha bütüncül çözümlere ihtiyaç var. Her şeyden önce bütün dünyada bilinen turizm taşıma kapasitesi raporu var. Türkiye’de tek uygulandığı yer, bir tek İğneada ilçesi, başka yer yok. Bugün turizm taşıma kapasitesi dediğin zaman, Türkiye’de bunu yapabilecek sadece iki üniversite var; Marmara ve İstanbul üniversiteleri. Turizm taşıma kapasitesi nedir? Bu bir kentin, bir şehrin 200 yıllık geçmiş ve geleceğine ithafen düzenlenen, o kentin çevresel şartları daha doğrusu meteorolojik şartları, rüzgar özelliği, rüzgar nereden nereye eser, bina yükseklikleri nasıl olmalı, ekolojik özelliği, yeraltı özelliği nedir? Yeraltı suları nerededir, nerde birikir? Şehri nereye kaydırmalı? Bu şehirde bin yıl önce kimler yaşamış, yaşam tarzı nedir? Yapacağımız mimari birebir taklit olmadığı gibi, buna aykırı da olmamalı. Rüzgâr çok yüksek binalarla kesilmemeli, enerjisi şu şekilde olmalı, yolları şuradan geçmeli, bunu bütünleyen bir rapor var. Buna verebileceğim en güzel örnek; Fransa’nın, Cannes, Nice kentinde, turizm alanında en yeni yapılan otel 1955 yılında yapılmıştır. 1955 yılından sonra bu kentte yapılan otel yok. O günden bugüne, en yüksek doluluk en optimum dolulukta kalmış, bugün gittiğiniz zaman 350 eurodan aşağı oda bulamıyorsunuz. Yıl boyunca ciddi dolulukla karşılaşıyorsunuz. Orda yeni bir otel yapacağım dediğiniz zaman, raporlarla ret veriyorlar, bilgiyle size cevap veriyorlar. Bu çok önemli bir bilgi.

Tanıtım ve pazarlama konusundaki eksikliklerin neler olduğunu düşünüyorsunuz?

Kültür kenti diyoruz, kültür kenti olabilmemiz için kültür alanında daha fazla hikâyeler üretmeliyiz. Pazarlamadan önce pazarlayabileceğiniz unsurlarınız olması lazım. 5 tane hamamın olması. 8 tane hanın olması, Bursa’nın pazarlanması için yeterli değil. Bu hanlarda ne yaptığımız çok önemli, rehberleri nasıl eğittiğimiz önemli, rehberlerin turistleri nasıl gezdirdiği çok önemli. Her şeyden önce düşünürseniz, doğa kenti diyoruz, Bursa’da doğaya ulaşmak için münferit çabalar gerekiyor. Teleferiğin Uludağ’a çıkması dışında çok bir şey yok. Aynı zamanda aktiviteleri sunan çok fazla şirketiniz de yok. Tamam doğa kenti, kaç tane doğa şirketi bizi buradan çıkarıp 3 günlük çadır seyahatlerine, 3 günlük at gezileri rehabilitasyonlarına ya da kaç tane eko turizmle ilgilenen firma bizi temalı meyve bahçelerinde yatırıp kaldırıp gezdirebilir? Yöremize özgü Mudanya göçmen müzikleri, dağ Yörük müzikleri dinletebilir? Ciddi anlamda enstrümanlarımızı ürünleştirmeliyiz. Şu anda Bursa’yla ilgili tanıtımın çok zayıf olduğunu düşünmüyorum. Son 4-5 yıldır uluslararası fuarlara valilik nezdinde, dernekler nezdinde katılıyoruz, kalkınma ajansının da desteğiyle, tabi daha iyi yapılamaz mı yapılır. Ancak burada tekrar ediyorum; ne satacağınızla ilgili, ürünleri daha çok mükemmelleştirmek gerektiğini düşünüyorum.

Kent olarak alt yapı eksiklikleri nerelerde düğümleniyor turizm açısından?

Bakın dünya turizm yapıyor. Şu anda İsviçre, Avusturya, Fransa kayak turizminin en iyi örneklerini sergiliyor. Bunu Kayseri Erciyes de gerçekleştirdi. Kayseri Belediyesi’nin yaptığını örnek alıp, Uludağ’a uygulayabiliriz, ama uygulamadık. Aynı şekilde kar yağmadığı dönemlerde binlerce kilometreye varan doğa parkurunu düzenlemeye başlamış, o yoksa onu yapıyor. Dünyada ve burada doğru örneği var, biz bunları çok güzel bir hale getirebiliriz. Mudanya’da 70-80 bin nüfus var, bizler denize girmemekten rahatsız olmuyoruz. Biz 600-700 kilometre Antalya, Ege’ye gidip yüzüp gelmekten rahatsız olmuyoruz. Bu sadece belediyenin tanıtımı, şusu busu değil. Burada halkın da ciddi bir sorunu var. Mudanya’dan örnek vermek gerekirse; Mudanya bile bir turizm destinasyonu alanı değil ki, hafta sonu insanların ucuz balık yemeye geldiği yer, Mudanya’da hiçbir zaman vizyon mutfakların balık ürünlerini göremeyeceksiniz. Yani bu mantıkla giderseniz göremezsiniz. Bursa’da yaşayan insanları turizme barışık hale getirmeniz lazım. Bununla ilgili ciddi projelerin, ciddi ikna edici çalışmaların yapılması gerekir. Öbür taraftan sağlık turizmi için de çok elverişli Bursa. Defalarca dilekçelerimizle belirttik, şimdiki belediyemiz en sonunda sıcak baktı. Ve Gemlik, Mudanya’nın havasının göğüs hastalıklarına ne kadar iyi gelip gelmediğini, hangi alerjenleri barındırdığıyla ilgili bir buçuk yıl sürecek bir rapor hazırlıyorlar. Bu rapor uluslararası arenada kabul edilebilir, kabul edilecek bir bilimsel rapor olması önemi üzerinde duruyorlar. Ne demektir, yarın öbür gün ‘Bakın, heey dünya, Mudanya’nın havası şu tür göğüs hastalığına, şu tür astıma, koaha iyi geliyor. Buyrun gelin, burada tesislerimizi kuralım’ diyebilecek. İşte elimizde de böyle turizm taşıma kapasitesi raporu olursa, buna göre imarını, yolların nerede geçeğini, isterse kentsel dönüşümüne kadar, elimizde bilgi, arkamıza bilgiyi alarak herhangi belediye başkanının, belediye meclisinin keyfi isteğine göre değil, bilgiye dayalı hareketler yapmalıyız anlatabiliyor muyum, bilgiye dayalı aksiyon olmalı.

Bursa dünyaya en iyi şekilde nasıl tanıtılır?

Bakın çok basit söylüyorum; önce sunacağınız şeyi hazırlamanız lazım. Turistin Bursa’ya ikinci kez gelip gelmeyeceğini hepimiz konuşalım. Bir daha insan Bursa’ya niye gelsin? Ama gerçekten Şamoni’ye kayak yapmaya gittiğinizde bir daha Şamoni’de kayak yapmak istiyorsunuz. Ya da bir kere Mısır’da Hurgada’ya gittiniz zaman, Eguna’da sörf yapmaya gittiğiniz zaman bir kez daha oraya gidip sörf yapmak istiyorsunuz. Önemli olan, Bursa’ya bir geleni bir daha geleceği seviyeye taşımak. Bunu tesisleriyle, yerel yönetimiyle, kaldırımlarıyla ve halkıyla, bunun içine ulaşımı koyun, engelliler için ulaşım şartlarını koyun, bunların hepsini yapmanız lazım. Dolayısıyla çok tamamlayıcı bir bütün halinde bir rapora ihtiyacımız var. Hareket planına ihtiyacımız var ve bu hareket planının yurtdışındaki medeniyetler adını koymuşlar; turizm taşıma kapasitesi. Önce bu raporu çıkarmalı ve Bursa’nın geçmişine, geleceğine bakarak. Bursa’nın kaynaklarına zarar vermeyecek şekilde, gelecekte de su kaynaklarımıza, hava kaynaklarımıza, her türlü doğal ormanımıza, bitkimize zarar vermeyecek, toprak kaybını engellemeliyiz. Düşünün o kadar detaylı bir rapor çıkarmalıyız. Çıkardıktan sonra uygulamaya girişmek en kısa çözümdür. Onun dışında yama yönetimlerle Bursa hiçbir zaman ikinciye gelinecek bir şehir olamaz.

 

XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

Anatolia Otel Genel Müdürü ALPAY GÜÇLÜ

“Amerika, Avrupa ve Uzakdoğu

pazarına açılmamız lazım”

 

Bursa’da son yıllardaki lüks otel yatırımlarını, turizmin geleceği açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Açıkçası bu oteller gelmeden önce ben en sevinenlerden bir tanesiydim. Çünkü, yıldızlı oteller, zincir oteller geldiği zaman herkesin kendine çeki düzen vereceğini ve fiyatların da daha yükseğe çıkacağını ümit etmiştik. Ama maalesef görüntü öyle olamadı. Gelen oteller hemen hemen fiyatları daha önceki bizim satış fiyatlarımıza çevirdiler. 5 yıldızlı oteller 4 yıldızlı otellerin fiyatlarıyla çıkmaya başladılar. Ben onları suçlamıyorum, Bursa’daki pasta payı bu kadar, pasta aynı pasta o pastadan dilim alanlar çoğaldı. Ama daha önceden bir fizibilite yapıp gelmiş olsalardı daha farklı şeyler olabilirdi. Ben önümüzdeki 5 yıl için kârlılık göremiyorum.

 

Yeni yıldızlı oteller turist çekmede etkili oldu mu?

 

Hayır, ben ona da inanmıyorum. Bugün öyle bir şey olsa, onun en son örneğini size şöyle verebilirim: İstanbul, Avrupa şehirleri arasında 2013 yılında en az doluluğa sahip şehir seçildi. İstanbul’daki zincir otellere baktığınızda, dünyadaki bütün otelleri görebiliyorsunuz. İsim artı turist demek değil maalesef.

 

Otellerdeki doluluk oranları ne durumda?

 

Geçenlerde de aynı şeyi bir arkadaşımla paylaştım. 2014 yılı için bahsediyorum; ilk 10-11ay için diyebilirim, Bursa yüzde 43-44’lerde kaldı. Daha önceki senelerde yüzde 55-56’ları zorluyordu. Daha da önceki senelerde yüzde 70’lere varan bir artış vardı. Düşüş nedeni, pasta aynı pasta yiyenler fazlalaştı. Farazi olarak konuşuyorum, gelen turist 1000 kişiyse, 10 otel olarak 100-100 paylaşıyorduk. Şimdi bu sayıyı 30 otel arasında paylaştırıyoruz.

 

Birçok marka şehirden daha güzel olduğu söylenen Bursa’yı, turistler neden tercih etmiyor size göre?

 

Birincisi; zamanında biz Bursalı otelciler olarak tur operatörlerini küstürdük. Tabiri caizse, burnu büyüklük yaptık, yüksek yüksek fiyatlar verdik, bize mecburlar diye düşündük, ama trend öyle gitmedi, onu hesaba katamadık. Bursa’da, çoğu kültür turları eskiden Bursa’da bir gece konaklama yaparken, şimdi Çanakkale’yi tercih ediyorlar. İstanbul’dan hiç bize uğramadan Afyonkarahisar üzerinden geçip gidiyorlar, bu da fiyatlardan dolayı oldu.

İkincisi; Bursa’da son 5-6 yıldır sürekli olarak bir Ortadoğu turizmine yönelik bir şey var. Biz oraya yasladık sırtımızı, bunun dışında hiçbir Amerika pazarına, Avrupa pazarına, Uzakdoğu pazarına yönelik bir yatırım yapmıyoruz. Aksine oralara yapmamız lazım.

 

Bursa Avrupa şehri olarak adlandırılıyor, fakat ters orantılı bir şekilde Ortadoğu turisti çekme anlayışı var. Avrupalı turistleri çekmek için ne yapılabilir?

 

Birincisi; biz elimizdeki nimetleri doğru düzgün kullanabilen bir şehir değiliz, bu herkesin ağzında bir sakız ben de aynı şeyi söyleyeceğim. Bugün bir Uludağ’a baktığımızda, Uludağ yeterli kullanılamıyor. Bizim yerli takımlarımız dahil, hala İsviçre’yi, Almanya’yı, Hollanda’yı tercih ediyorlar. Gel burada çok güzel tesisler yap, antrenman sahası yap, burası kullanılır, yurtdışından da takımlar buraya gelir.

Bir havalimanımdan söz ediliyor, havalimanının doğru dürüst işlediğini görmedim. Bursa’da 11’nci senem ve burası doğru dürüst işlemiyor. Yani o insanları buraya çekmek için artı bir şey yapılmıyor. Çoğu şehirden daha şanslı Bursa bir tarafta 20 dakikada denize girebileceğiniz Mudanya gibi, Tirilye gibi, Gemlik gibi yerler var. Yine yarım saatte çıkıp da kayak yapabileceğiniz bir merkeziniz var, İznik’te yanı başımızda Hıristiyanlar için kutsal olan, tavaf ettiklerinde kendilerine göre hac yaptıklarını düşündükleri çok eski kiliseler var. Biz bunları kullanamıyoruz. Biz hala varsa yoksa kaplıca, hala termal. Biz Bursa’da tekstili bitirdik, biz bu yüzden şeftaliyi bitirdik, biz bu yüzden kestane şekerini bitirdik, kala kala bir termalimiz kaldı, aslında onu da Afyon’a, Kütahya’ya kaptırdık. En kısa zamanda bence Amerika pazarına, Avrupa pazarına, parasal anlamda gelişmeye başlayan Uzakdoğu pazarına açılmamız lazım.

 

Kentimizin tanıtım ve pazarlama konusundaki eksiklikleri sizce nelerdir?

 

Bir kere pazarlama açısından hemen şunu söyleyeyim; ben gittiğim fuarlarda bizzat kendim de yaşıyorum, yurt içi, yurt dışı fuarlarda olsun bir kere valilik, belediye üstlenmemeli, bunu daha profesyonel insanlara bırakmalı. Yani olmazsa biz otelciler, acenteler aramızdan kişileri seçip, bunu nasıl bir hale getirebiliriz, tartışmalıyız. Ben geçenlerde İzmir’de bir fuardaydım. Bütün stantlarda şehirler valilikler, belediyeler vardı. Sen şehrini o şekilde tanıtamazsın, sen şehrini en güzel otelinle tanıtırsın, acentenle tanıtırsın, yani belediye bunu anlatamaz, valilik bunu anlatamaz, bizler yapabiliriz. Bizde maalesef valilik bir şeyler yapıyor, bizler de peşine takılıp gidiyoruz. Hâlbuki GÜMTOB, TURSAB, TUROFED, biz, bunların hepsi bir araya gelip, bu şekilde bir lansman yapılabilir. Belki Bursa Tanıtım Odası gibi bir şey kurulabilir. Özel sektör daha ağırlıklı olmalı, tabi ki devlet tarafından desteklenmeli, bizler bunu tek başına çıkıp yapamayız. Bize sübvanse konusunda en azından destek olmalılar.

 

Alt yapı konusundaki en büyük eksik sizce ulaşım mı, tanıtım eksikliği mi, nitelikli eleman ihtiyacı mı, başka faktörler mi?

 

Bu saymış olduğunuz üç ana nokta diğer dalları getiriyor. Ulaşımdan başlayalım; ulaşım diyorsun, Bursa hakikatten küçük İstanbul gibi oldu, ben bu sabah yaşadım, evimden işe gelene kadar 42 dakika yolda geçirdim. Bu durum artık iyice sinirleri zorlamaya başladı. Hakeza Uludağ’a çıkarken yaşadığımız zorlukları sizler de biliyorsunuz. Onun yanında nitelikli eleman, hakikaten Bursa’da nitelikli eleman bulamıyorsunuz. 4 aydır bir resepsiyonist, servis elmanı arıyoruz, bulamıyoruz. Gelen insanlar bilmem ne lokantasında garsonluk yapmış, garsonlukla otel servis elemanlığı bambaşka bir şey. Bize liseden, yüksek okuldan staj yapmaya çocuklar geliyor. Aileler çocukları meslek kazansın diye gönderiyorlar bu okullara, çocuklar bu işi yapmak istemiyorlar, kafalarında başka bir şeyler var, turizm tam tersi, sevmeden yapabileceğiniz bir iş değil. Nitelik eleman sorunu da Bursa’da en büyük sorunlarından birisi.

 

Nasıl bir hamle yapılmalı ki, Bursa dünyaya tanıtılsın?

 

Acil olarak tanıtım federasyonu, tanıtım odası altında bir kurum kurulmalı. Dediğim gibi bu belediye, valilik adı altında değil, bu işin duayenlerine bırakılmalı. Ve devlet tarafından bu kuruluşta desteklenmeli, ancak bu şekilde Bursa’nın tanıtımı yapılabilir. İkinci olarak, acil düzgün bir fiyat politikası belirlemeliyiz. Çünkü bu kadar çok otel açıldı, bu kadar istihdam yaratıldı, bu istihdamlar uzun soluklu olmuyor. Bugün bakıyorsunuz A oteli 200 personel alıyor, 3 ay sonra bakıyor karlılıklar yeterli değil, 50 kişiyi işten çıkarıyor. Bir bakıyorsunuz 5-6 ay sonra bir 20 kişi daha gönderiyor. Dediğim gibi; iyi bir tanıtım, arkasından iyi bir hizmet, üçüncü olarak da en önemli olan düzgün bir alt yapı. Bursa’da bunlar her zaman konuşuluyor, ancak konuşmak yetmiyor, uygulama önemli.

 

XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

Gönlüferah Hotel Operasyon Müdürü RAMAZAN ÖZGÜR

“Temalı parklar oluşturarak turist çekilebilir”

 

Bursa’da son yıllardaki marka zincir otel yatırımlarını nasıl görüyorsunuz?

Bursa’nın marka değerinin artması açısından iyi oldu. Yeni zincirlerin gelmesi, yıldızların gelmesi, uluslararası misafirlerin Bursa’da uluslararası zincirleri görmesi, bizim için avantaj, hizmet kalitesini de artırdı. Fakat diğer yandan da baktığınızda, Bursa buna hazır mı? Şu an için hazır değil. Uluslararası bir havalimanımız yok, reaktif alanları oluşturacak fazla zenginliğimiz yok, sadece kullandığımız ulusal zenginliklerimiz var, tarihi zenginliğimiz var, camilerimiz olsun, türbelerimiz olsun, bir milli parkımız var Uludağ’da. Onun dışında bizim temalı parklara ihtiyacımız var. O zaman uluslararası zincirler anlam kazanacak. Uluslararası zincirlerin bir yerde faydası, normal yerel markaların kendisini geliştirmesini mecbur kıldı.

Beş yıldızlı oteli yapıp açmakla müşteri, turist geliyor mu?

5 yıldızlı turist kazanmıyorlar, 5 yıldız koymalarına rağmen oda fiyatlarını 3 yıldız otel fiyatlarında satıyorlar. Müşteriyi ancak böyle çekebiliyorlar. Bunun kötü tarafı bizim gibi 4 yıldızlı olan yerel markaların pazarını kaptılar. Bizler de daha çok çaba gösteriyoruz. Bizler de otellerimizi yeniliyoruz bu doğrultuda. Şu an için 5 yıldızlılara Bursa için dezavantaj, çünkü kendi işlerini yapamıyorlar direk 3-4 yıldızlı otellerin pastasına saldırıyorlar.

Güzel şehir Bursa’ya turist neden gelmiyor?

Bursa’daki geceleme sayısını bir türlü ikiye çıkartamadık. 1.6-1.7’lerde geziyor. Bunun en büyük sebebi, Bursa’nın geçiş noktası olması. Bir de yeni hızlı feribotların gelmesi, hayatı kolaylaştırdı ama, turizmden bir günü çalıp götürdü. Yine bunun dışında hızlı tren geliyor. İnsanlar iş seyahatlerinde Bursa’ya sabah gelip, akşam İstanbul’a dönüyorlar.

Bursa’nın tanıtım ve pazarlama konusundaki eksiklikleri sizce nelerdir?

Bugüne kadar gelen tüm siyasilerimiz, Bursa’yı bir sanayi şehri olarak gördüler. Sürekli olarak sanayiye yatırım yaptılar. Aslında Bursa bir tarih ve kültür şehri. Bu yönde yatırımların yapılması gerekiyor. Tabi ki turizme önem veriliyor. Fakat sanayi teknolojiye verilen önem kadar değil. Belirttiğim gibi, Bursa’nın ihtiyacı olan milli parkımız, termal kaynaklarımızın daha iyi tanıtılması. Bursa termal bir şehir, bu konuda Yalova, Afyon bizim önümüze geçti. Onlara baktığınızda, sadece termal var. Yalova’nın artısı bir deniz, Bursa’da dağ var, deniz var, kültür var, tarih var, termali ön plana çıkartamıyoruz. En son yine iki yerimiz; Hanlar bölgesi ve Cumalıkızık, UNESCO tarihi miras listesine girdi. Bu tarz şeylerin daha da fazlalaşması, ön plana çıkması gerekir. Uluslararası platformlarda bunların duyurulması gerekiyor. Bursa ancak o zaman atağa kalkacak. Hanlar bölgesinde çalışan esnafın bulunduğu yerin tarihi önemini bilmemesi bir etken. Turist direk para kazanılacak obje olarak görülüyor. Turist, öncelikle bilgi verilebilecek, Bursa’yı tanıtacak bir elçi olarak görülse, ikinci aşamada para kazanma olayı gerçekleşse, Bursa daha da ön plana çıkacak. Ama genelde bizim esnafımız yabancı dil konusunda yetersiz, Bursa’nın tarihi konusunda yetersiz, Türkiye’nin tarihi konusunda yetersiz, sadece ürün odaklı, kendi malını pazarlamaya yönelik olarak davrandığı için tanıtım olmuyor. Gelen misafir de fahiş fiyatları görünce Bursa için tam anlamıyla kötü bir imaj yaratılmış oluyor.

Alt yapı konusundaki en büyük eksik ne size göre? Ulaşım mı, tanıtım mı, nitelikli eleman ihtiyacı mı, başka faktörler mi?

Bursa bunların hepsini barındırıyor şu an baktığınızda. Bursa trafiği, neredeyse İstanbul trafiğiyle eşdeğerde oldu. Bırakın turistik gezilerin yapılmasını, otobüsleri park edecek alan bulamıyorsunuz Bursa’da her yer kapalı. Onun dışında zaten nitelikli elemanımız yok. Turizm biraz teşvik edilmeli personel açısından. Turizm okuyan gençler, üniversiteyi de okusa liseyi de okusa, tamamen farklı alanlara geçiş yapıyorlar. Mesleği zor buluyorlar, istedikleri gelirleri elde edemedikleri için farklı alanlara kayıyorlar. Onun dışında turizm olarak şu anki Bursa Valisi’nin yaptığı çok güzel işler var. Bursa logosunun oluşturulması, uluslararası podyumda farklı fuarlara katılması gibi. Daha da iyi olacaktır tanıtım açısından.

Bursa’da turizm sadece yerel yönetimlere bırakılmamalı diyenler var, siz ne diyorsunuz?

Antalya’da Profesyonel Otel İşletmecileri Derneği (POİD) var, aynı sistemin Bursa’ya oluşturulması gerekiyor. Bu çatı altında ön bürocular ön bürocular olarak toplanmalı, kat hizmetleri kat hizmetleri departmanı olarak, genel müdürler de ayrı bir yönetim olarak. Bizde GÜMTOB, SKAL var ama bunlar yetersiz kalıyor. Daha çok çalışan, operasyonları yürüten merkezlerin de bir kurum oluşturması gerekiyor. En son katıldığımız Dubai fuarında bir Trabzon şovu vardı, tüm duvarlarda Ayder yaylası resimleri, baktığınız zaman Trabzon’da bir Sümela manastırı, bir Uzungöl var. Normal yaşam sergileniyor. Bursa Arap piyasası 2014 yazında oraya kaydı, 2015 yazında da oraya gidecektir. Biz bu konuda, uluslararası platformda Bursa’yı yeterince tanıtamıyoruz. Gerek görseller olsun, gerek hizmet olsun yetersiz. Aslında Bursa daha çok misafir çekecek potansiyele sahip.

Nasıl bir hamle yapılmalı ki Bursa dünyaya tanıtılsın?

En başta dediğim gibi, Bursa’da temalı parklar oluşturulmalı. Bunlar neler olabilir? Bir eğlence kompleksi; büyük anlamda hem kültürel hem sportif, onun dışında Disney tarzında temalı parklar oluşturulmalı turist çekebilecek. Bursa’da bununla ilgili yeterli alanlar var. Onun dışında zaten kayak mevcut, kayağı da maalesef yavaş yavaş Erzurum’a Kartalkaya’ya kaptırmaya başladık. Bursa termali kaybetti, kayak turizmini de kaybetmeye başladı. İnşallah bunları tekrar geri kazanacağız.

Bursa’da yeni 5 yıldızlı oteller açılacak mı? Bu yönde yatırımlar var mı?

Arkadaşlarla yaptığımız görüşmelerde yeni zincirler geliyor duyduğum kadarıyla. Hilton Garden inn, Marriott’un Bursa’ya geleceği konuşuluyor. Rixos zincirlerinin Bursa’ya geleceği de. Four Seasons arazi bakıyor. Onun dışında Gönülferah’ın da yenilenerek 5 yıldızlı olma hedefi var. Bu yıl yenilenme süreci olacak. 5 yıldızlı pasta payından biz de pay almak istiyoruz.

2015’te Bursa otelcileri, turizmcileri neyi hedefliyor?

2015’in turizm açısından güzel bir yıl olacağını düşünüyorum. Güneydeki Avrupa pazarı yavaş yavaş kültürel açılara kayacak. Özellikle Alman, Rus pazarının, doların yükselmesi, oradaki krizlerin olması nedeniyle insanların farklı alternatifler arayışıyla uzun konaklamalar değil ama, 4-5 günlük turlarla kültürel açıdan İstanbul ve Bursa’ya yöneleceğini öngörüyoruz.

 

XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

Divan Bursa Otel Müdürü ÖZKAN ÖZEK

 “Yerel yönetim ve özel sektör

birlikte vizyon oluşturmalı”

 

Bursa’da son yıllarda marka zincir otel yatırımlarını nasıl buluyorsunuz?

Yatırımın yapılmasının hiçbir zaman yanlış olduğunu düşünmüyorum. Sadece sonuçlarının istenilen sürede alınıp alınamayacağıyla ilgili bir şeyler söyleyebilirim. Şu an işte biz de bir buçuk yıla yakındır Bursa’dayız, koşturuyoruz. Ama Bursa’daki mevcut yatırımların doğruyu söylersek, istediği sonucu almadıkları bir gerçek. Bu bağlamda yapılan yatırım olarak, şehre katma değer olarak, ülkeye katma değer olarak çok iyi, çok doğru yatırımın dönüşümü, beklenenden daha uzun sürecek gibi. Çünkü Bursa’da potansiyel açısından sıkıntı vardı, şu anda aşılmış gibi doluluk açısından. Ama kaliteli doluluk dediğimiz, asıl satış rakamlarının, olması gerektiği satış rakamlarının altına inmesine sebebiyet verdi. Haliyle Bursa’da kârlılık açısında bir sıkıntı var. Fakat baktığınız zaman şehre, ülkeye katma değeri açısından çok çok iyi oldu.

Bursa’nın tanıtım ve pazarlama konusundaki eksiklikleri sizce nelerdir?

Tanıtım pazarlama konusunu, biraz özele bırakmak gerekir mi acaba diye düşünmüyor değilim. Burada sanki biraz yerel yönetimlerin elinde kalmış bir durum havası var doğrusunu söylemek gerekirse. Bu da lazım mutlaka ama, sanki onu birazcık özel sektörle birleştirerek yapsa, şehre daha çok katma değer sağlar.

Alt yapı konusundaki en büyük sıkıntının ne olduğunu düşünüyorsunuz?

Şu anda kesinlikle Bursa’nın en büyük sorunlarından birisi nitelikli eleman sorunu. Ulaşım büyük problemdi ama, şimdi ulaşımda en kuvvetli olduğumuz dönemdeyiz. Deniz uçağından tutun da feribotuna, yapılan otoyol projesine kadar belediyenin, devletin çalışmasını takdir etmek lazım.

 

 


İlgili Haberler
left
right
 
29 Mart 2015 Pazar 12:16
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Röportajlar
Geri İleri
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık