Ana Sayfa » TARİH » Yeni bilgi ve belgelerle Koyunhisar ve Aydoğdu Bey

Yeni bilgi ve belgelerle Koyunhisar ve Aydoğdu Bey

Yenişehir’in tarihi anlamdaki en önemli simgelerinden birisidir Aydoğdu Bey. Osmanlı Devleti'nin kuruluş aşamasının efsanevi kahramanlarından biri olan Aydoğdu’nun ismi 700 yıldır bu şehirde yaşatılmaktadır. Adı bir okula verilmiştir. Osmanlı'nın temellerini atan ilk kahramanların hemen hepsi gibi onun hakkında da yeterli yazılı belgeler maalesef yoktur. Ancak yine de tarih, bize onun kim olduğu hakkında bazı temel bilgileri ve ipuçları bırakmıştır.

 
 
Yeni bilgi ve belgelerle Koyunhisar ve Aydoğdu Bey

Salih EROL

Dergimizin 17. sayısında (Yaz 2017) yer alan “Yenişehir Gezisi” yazısı şu ifade ile bitiyordu: “Bu seferde geç kaldığımız için Koyunhisar’da bulunan Aydoğdu Bey’in kabrini ziyaret edemedik.”

İşte bu ifadeden yola çıkarak, Koyunhisar ve Aydoğdu Bey’i tanıtan bir makale yazmayı görev bildim. Böylece şimdi okuyacağınız yazı ve eklerinde yer alan fotoğraflarla sizi Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna tanıklık eden tarihi bir köşeye, Koyunhisar’a, bir tür gezintiye çıkarmış olmayı ümit ediyorum.

 

Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu pekiştiren, Osman Gazi’ye Bursa'nın yollarını açan Dimbos (Erdoğanköy) ile Koyunhisar arasında 1302 yılında meydana gelen tarihi zaferin üzerinden 700 küsur sene geçmesine rağmen bu olay milletimizin hatırasında canlılığını bütünüyle muhafaza etmiştir.

(Üstteki paragrafta söz konusu edilen savaş ile Karamürsel yakınlarındaki 'Yalakdere' kıyısında 1301 yılında gerçekleşen Bafeus (Koyunhisar / Çobankale) Savaşı birbirine karıştırılmamalıdır.)

Hafızalardaki bu canlılığı sağlayan en önemli simge, bu zaferden kalan en önemli hatıra ise şehadet mertebesine ulaşan isimsiz kahramanların sembolü olan Aydoğdu Bey’dir.

 

Yenişehir’in tarihi anlamdaki en önemli simgelerinden birisidir Aydoğdu Bey. Osmanlı Devleti'nin kuruluş aşamasının efsanevi kahramanlarından biri olan Aydoğdu’nun ismi 700 yıldır bu şehirde yaşatılmaktadır. Adı bir okula verilmiştir. Osmanlı'nın temellerini atan ilk kahramanların hemen hepsi gibi onun hakkında da yeterli yazılı belgeler maalesef yoktur. Ancak yine de tarih, bize onun kim olduğu hakkında bazı temel bilgileri ve ipuçları bırakmıştır.

 

Kaynaklardan edindiğimiz bilgilere bakılırsa Aydoğdu Bey, Osmanlı Devleti'nin kurucusu olan Osman Gazi'nin yeğenidir. Osman Gazi’nin kardeşi olan Gündüz Alp’in iki oğlu vardır: Bunlardan biri Aktemur, diğeri ise Aydoğdu’dur. Osmanlı Devleti'nin 'Kuruluş Dönemi'nin en önemli olaylarının başında gelen 1302'deki Dimbos (Erdoğanköy) Savaşı'nda, Aydoğdu Bey korkusuzca savaşmış, saldırı üstüne saldırı düzenlemiş ve bu ileri çıkışlardan birinde şehit düşmüştür. Bu savaş sonunda Bizans tekfurlarının birleşik ordusunun Osmanlı karşısında yenilip geri çekilerek Bursa ovasına doğru kaçtıkları bilinir. Bunların arasında Aydoğdu Bey'i şehit ettiği söylenen Kitai (Kite) Tekfur'u da vardır. Osman Gazi'nin cesur kumandanlarından Kara Ali, hemen bir bölük Osmanlı kuvvetinin başına geçerek bunu takip edip izler. Sığındığı Lapidon (Ulubat) Tekfuru'nun kalesine kadar kovalar. Tekfuru teslim alarak Kite kalesinin surlarından atarak öldürür. Böylece intikam alınmış olur. Şehit olan Aydoğdu Bey Koyunhisar köyünün şimdeki Bursa çıkışında bir yere defnedilir.

 

Osman Gazi’nin; yeğeni Aydoğdu Bey’e oldukça düşkün olduğu ve ona hemen her konuda güvenirdi. O nedenle ölümünden derin üzüntü duyduğu bir çok kaynakta belirtilmektedir. Batılı tarihçilerden Alderson tarafından belirtildiğine göre, bu savaştan birkaç yıl önce Osman Bey, bilgisine ve görgüsüne güvendiği yeğeni Aydoğdu’yu Selçuklu Sultanı nezdinde elçi olarak yollamıştı. (Alderson, The Structure of The Ottoman Dynasty, 1956). Aydoğdu Bey için Koyunhisar’da yaptırılan türbe ilk olarak Osman Gazi döneminde inşa edilmiştir. Zaman içerisinde bu mekan halk tarafından mukaddes bir yer gibi görülmüş ve bir ziyaretgâh özelliği kazanmıştır.

 

Aşık Paşazade, eserinin 17. bâbında, Koyunhisar Savaşı'nı ve Aydoğdu’nun şehit düşmesini şöyle anlatmaktadır:

“ ….Bursa Tekfuru ve diğer birkaç tekfur ittifak ettiler, kalabalık asker topladılar ve Osman Gazi üzerine yürüdüler. Osman dahi Allah'a sığındı, karşıladı, hazır olan gazilerle Koyunhisarı'nda buluştular. Savaşa savaşa Dinboz’a (Günümüzde Erdoğanköy) kadar geldiler. Kafirler dağa arka verip durdular. Büyük kırgın oldu. Osman’ın kardeşi Gündüz’ün oğlu Aydoğdu şehid oldu. Dinboz’dan Koyunhisarı'na giden yolun üzerinde yatmaktadır. Mezarına taş çevirmişler. O ilde at sancılansa onun mezarına iletirler, dolaştırırlar. Allah'ü teâlâ şifa verir….”

 

Dimbos denilen savaşın, ilk olarak şimdiki Yenişehir ilçesi sınırları içerisindeki Koyunhisar Köyü yakınlarında başlamış olması, Osmanlı Devleti'nin bu çevrelerde kurulup genişlediğinin en bariz kanıtlarından biridir. O nedenle Aydoğdu Bey gerçeğine gereken önem verilmeli ve bu konuda sadece küçük çaplı anma törenleri düzenlemekle yetinilmemelidir. Bilâkis Aydoğdu Bey ve mezar / türbesi ile ilgili araştırmalara daha çok destek verilmelidir. Bu tür araştırmalar yapıldıkça Yenişehir, hak ettiği tarihi önemi kazanabilecektir.

 

Herhangi bir yerin tarihi önemini kanıtlamanın en etkili yolu, o yerde bulunan ya da ortaya çıkarılan maddi kalıntılardır. Geçmişten günümüze kalan maddi kalıntılara çok çeşitli örnekler verilebilir. Örneğin bir höyük, bir kale, bir saray, han, hamam veya cami, türbe gibi herhangi bir dini eser…

 

İşte bu bağlamda Yenişehir’in tarihteki önemi, öncellikle maddi kalıntılarına sahip çıkmaktan, onların tarihi önemlerini ortaya koymaktan geçiyor. Koyunhisar’ın tarihi önemini ortaya çıkarma konusunda nasıl çalışmam gerektiğini düşünürken, aklıma maddi kalıntıya sarılma ilkesi geldi. Sözün özü şudur ki, Koyunhisar’ın önemini ancak Aydoğdu Bey Türbesi gibi somut bir örnekten yola çıkarak ortaya koyabilirdik.

Aydoğdu Bey ve Türbesi'ne ilişkin olarak 'Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nden bulduğum bilgi ve belgeler, Koyunhisar / Dimbos Savaşı'nın nerede yapıldığını kesin bir biçimde ortaya koymaktadır. Yenişehir’in ve köyümüzün tarihi ehemmiyetine ışık tutacak olan bu önemli belgelerin birer kopyalarını yaptığım çevirilerle birlikte merhum muhtar Sadullah Ergül’e takdim etmiştim. Bu belgeler köyümüzün yeni salonunda, Koyunhisar’ın tarihi ile ilgili köşede yerini almış durumdadır. Bu salona Aydoğdu Bey’in isminin verilmesi de yerinde, incelikli bir davranış olmuştur.

 

Bu iki önemli arşiv belgesi Aydoğdu ve türbesi ile ilgili yapılacak araştırmalara belki de bir başlangıç teşkil edecek ve bu konuda yapılacak afaki tartışmalara son noktayı koyacaktır.

 

Belgelerimizin hikayesini izah etmeye geçebiliriz. Sunacağımız ilk belge 1857 tarihlidir. Bu belge Bursa valisi tarafından İstanbul’a, Evkaf Bakanlığı'na sunulmuş bir arz dilekçesidir. Koyunhisar Köyü'nde bulunan Aydoğdu’nun mezarının harap durumda olduğundan bahsedilmektedir.

 

Bu türbeye önem veren, zaman içerisinde buna bir kutsallık atfeden halk, türbenin yaptırılması konusunda valilikten yardım istemiş olmalıdır. Dilekçeyi yazan yetkili kişi, tarih bilgisinin eksikliğinden kaynaklanan ilginçde bir yanlışlık yapmıştır. Belgenin başında Aydoğdu’yu tarif ederken “Orhan Gazi’nin oğlu” şeklinde bir ifadede bulunmuştur ki; bu yanlış bir bilgidir. Oysa Aydoğdu, Orhan Bey'in amcası Gündüz Bey'in oğludur. Demek ki bu şahıs Aşıkpaşazade’yi bile okumamıştır.

 

Burada araya girip bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu dilekçe 1855 yılındaki büyük depremden iki yıl sonraya aittir. Bursa’nın yarısından fazlasını yıkan bu depremden Aydoğdu Türbesi'nin de zarar gördüğü akla gelebilir. Valinin belirttiği harap durum herhalde söz konusu bu depremle de ilişkilidir.

 

Sonuçta türbe yıkık bir vaziyettedir. İşin daha da kötü tarafı devlet, bu tarihi yapıyı yeniden yaptırmak için yıllarca harekete geçmemiştir. Söz konusu bu dilekçenin gereği yapılmamıştır. Ta ki otuz yıl sonra II. Abdülhamit bu türbeyi yaptırana dek.

 

Sultan Abdülhamid’in özel bir önem verdiği yerlerden biri de Aydoğdu Bey’in mezarıdır. Türbenin görkemli bir biçimde inşası için padişah tarafından yazılı bir emir çıkarılmıştır. Türbenin yaptırılması için hiçbir masraftan kaçınılmaması ve gereken harçlığın bizzat padişahın özel hazinesinden karşılanacağı belirtilmiştir.

 

Padişahın gösterdiği bu hassasiyetinin ve özeninin sonucunda 1886 yılı içerisinde türbenin yapımına girişilerek 1887 yılı başlarında tamamlanmıştır. İşte bizim bu belgemiz türbenin inşasının tamamen bitirildiğine dair saraya gönderilen bir rapordur. Padişah sadece türbeyi yapmakla kalmamış; türbenin içine konulması için halı, kilim, tespih… gibi çeşitli değerli hediyeler de bağışlamıştır.

 

Ayrıca dönemin önemli gazetelerinden birisi olan Tarik'in 30 Ocak 1887 tarihli sayısı, ilk sayfasında Koyunhisar’ı ilgilendiren bir habere yer vermiştir. Aydoğdu Bey’in mezarı üzerinde, Sultan II. Abdülhamid’in emri ile yapımına başlanan Aydoğdu Bey Türbesi'nin inşaatının tamamlandığı haber veriliyordu. Türbenin bütün inşaat ve türbe içinin tefriş masrafları bizzat padişahın kişisel hazinesinden karşılandığını öğreniyoruz. Ayrıca bu haber vesilesi ile Koyunhisar’a yerleştirilen muhacirlerin kurmuş oldukları Hamidiye Köyü'nün (Bugünkü Koyunhisar Köyü) ilk imamı olan İbrahim Efendi’nin türbenin ilk türbedarı olduğunu da öğreniyoruz.

 

Aydoğdu Bey’in isminin Yenişehir’de yaşatılmasına önem veren padişah, türbenin yapımından üç yıl sonra, yani 1890 yılında Yenişehir’deki bir köye Aydoğdu adını verdi. Yenişehir’e gelen Razgrat muhacirlerinin yerleşmiş oldukları köyün resmi kuruluşu ve bir isim verilmesi istendiğinde padişah tarafından “Aydoğdu” ismi uygun görülmüştür.

 

Vaktiyle padişahın özenle yaptırmış ve tefriş ettirmiş olduğu 'Aydoğdu Bey Türbesi' yazık ki o haliyle günümüze kadar gelememiştir. Türbe, 1920 Yunan işgalinde çok büyük hasar görmüştür. Yunan askerlerinin türbeye attıkları sayısız mermiden izler taşıyan bir alem maalesef bundan üç yıl önce çalınmıştır. Oysa o dönemin izi olarak kalması o kadar anlamlı idi ki.. Bu durum, bizde tarihe gerçekten değer verilmediğinin bir göstergesidir.

 

Günümüzdeki türbe yapısı, 1970’lerin başında inşa edilmiş ve yapımında dönemin çalışkanlığıyla tanınan muhtarı Ahmet Engin’in önemli katkıları olmuştur.

 

Mevlâm hepsine rahmet eyleye...


İlgili Haberler
left
right
 
 
20 Mart 2018 Salı 21:11
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Röportajlar
Geri İleri
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık