Kemal CANKAYA

BULGARİSTAN İZLENİMLERİ...

Kemal CANKAYA
 
 

Bulgaristan’ın çeşitli bölgelerinde 19 Mayıs günü, totaliter komünist sisteme karşı Türklerin başkaldırı ve direniş günü olarak 1989’da başlayarak kutlanmakta.

Bulgaristan’da zorunlu göç ile Türkiye’ye gelen soydaşlarımız, her yıl 19 Mayıs’ta Cebel kentinde düzenlenen kutlamalara katılıyor.

Bu kutlamalarda zaman zaman duygusal anlar yaşanıyor, yaşamlarının büyük bir bölümünü oralarda geçirmiş insanların tatlı, acı anıları tazeleniyor.

Büyük çoğunluğu, sistem inancımızı, kimliğimizi, dilimizi değiştirmek için zulüm uygulamasaydı, neden bu toprakları terk edelim diyorlar.

Ben Bursa’dan Cebel’deki kutlamalara katılma düşüncesi ile yola çıktığımızı sanırken, Haklar ve Özgürlükler Hareketi(DPS) Bursa Temsilcisi Taner Çavuş yolculuğumuzun Rusçuk’a olduğunu söyledi.

Daha önceki ziyaretlerde; Sofya, Kırcaali, Eğridere, Cebel, Mestanlı, Haskova’yı görme imkanı buldum.

Rusçuk seyahati benim içim bir sürpriz oldu.

Bulgaristan topraklarına ayak bastığımız andan itibaren, uçsuz bucaksız doğa güzelliği, yeşillikler sizi karşılıyor.

Razgrad’a girdiğimizde bizleri Deliorman’ın muhteşem bakir ormanları selamlıyor.

Buralarda bizim ülkemizde olduğu gibi, doğada hiçbir şekilde katliamın izine rastlayamazsınız.

Rusçuk’ta kalacağımız otelin önüne vardığımızda, bizleri Tuna Nehri’nin masmavi suları, büyülü, görkemli güzelliği karşıladı.

Derin maviliklere nazır odama yerleştikten sonra, balkondan Tuna nehrine bakarak, tarihin derinliklerine daldım.

Nehrin öte yakası Romanya, gece bir başka güzel oluyor, ateş böceği misali yanan ışıklar.

Hayalimde Plevne kahramanı Osman Paşa, Alemdar Mustafa Paşa, Osmanlı modernizminin öncüsü devlet adamı Mithat Paşa’nın derin izlerini Rusçuk’ta görebilirsiniz.

Demiryolu, zirai deneme çiftlikleri gibi eserlerinin izleri her ne kadar silinmeye çalışılsa da, dimdik ayakta duruyor.

Yüzyıllar geçmesine rağmen tarihi yapıları, değerler korunmuş, etrafına gökdelenler, çarpık yapılardan eser yok, ne bir araç kalabalığı, ne korna sesi, sakin sessiz mutlu bir şehir Rusçuk.

Avrupa kentine yakışan çok geniş meydanları, tarihi kişiliklerin heykelleriyle donatılmış.

20 Mayıs’ta Razgrad ili Kemaller ilçesi sınırları içinde bulunan Deliorman’da Bektaşi piri Demir Baba anma etkinliklerine katıldık.

Türkiye’den ve çeşitli Balkan ülkelerinden binlerce kişi çocuklar ile Demir Baba türbesini ziyaret ederek dua ve dileklerde bulunuyor.

Demir Baba ile ilgili detaylı yazıyı, Yeşil Bursa Dergisi’nin yaz sayısında ele alacağım.

Gelelim, Bulgaristan’da yapılan genel seçimler sürecinde yaşanan olaylara…

Biliyorsunuz ki, Bulgaristan’da Türkleri temsil eden güçlü bir siyasi hareket olarak Haklar ve Özgürlükler Hareketi vardı.

Türkiye ile Rusya arasında yaşanan uçak krizinin ardından, HÖH’ün Türkiye’den yana tavır koymaması parti içinde derin bir krize neden olmuştu.

Bunun sonucunda HÖH Genel Başkanı olan Lütfü Mestan, partisi ile aynı düşünce içinde olmadığından yolunu ayırdı.

AK Parti iktidarı tarafından desteklenen Dost Partisi’ni kurarak, bölünmeye sebep oldu.

Son genel seçimlerde aldığı 100 bin oyla Meclis dışı kalarak, 10 Türk milletvekilinin seçilmesine engel oldukları gibi, DPS’nin(HÖH) iktidar ortağı olması yolunu da tıkamış oldu!

Bulgaristan’da yaşayan Türkler, bölünme konusunda oldukça rahatsız.

Hatta, Türkiye’nin içişlerine müdahil olmasına son derece kızgınlar.

Görüştüğüm bazı soydaşlar, son yapılan genel seçimlerde Türkiye’den Dost Partisi’ne seçim çalışmalarında kullanmak üzere 50 bin avro gönderildiğini, bu paralarla Dost Partisi’nde bir kısım siyasetçilerin mal mülk edindikleri, Bulgaristan’a oy kullanmaya giden seçmenlere seçim rüşveti olarak 100 Leva, et ve gıda maddeleri yardımı yaptıkları iddiasında bulunuyorlar.

DPS Rusçuk İl Başkanı Davut Emin ile yaptığım sohbette şunları söyledi:

“Dost Partisi’nin seçimlere girmesi, Bulgaristan Türkleri için iyi olmadı. Bu bölünmeden kârlı çıkan kesim Bulgar milliyetçiler ve ırkçıları. Dost Partisi’nin aldığı oylar 10 milletvekiline tekabül ediyor. Yüzde 8 olan barajı aşamadılar, yüzde 2.7’de kaldılar. Bu tavırları ile Türklerin iktidar ortağı olmasının şansını yok ettiler, böyle olunca da etkin bir şekilde siyaset yapamadığımız gibi, etkimiz de zayıflamış oldu.’’

Bir de BAL-GÖǒün tüm kesimleri temsil etmediği yönünde sıkıntı var.

BAL-GÖÇ Başkanı Yüksel Özkan’a tepkiler geliyor.

BAL- GÖǒü kendi siyasi çıkarları için AK Parti’nin arka bahçesine çevirdiği yönünde şikayetler var.

Bence herkes bir şekilde aklını başına devşirip birlik beraberlik içinde olmalı, parçalanmışlık sonucunda Bulgaristan’da yaşayan soydaşlarımızı büyük sıkıntılar bekliyor.

Kimse küçük siyasi çıkarımlar uğruna insanların geleceği ve kaderleri ile oynamamalı.

TUNA NEHRİ'NDE GÜN BATIMI GÜZELLİĞİ...

 

 
 
24 Mayıs 2017 Çarşamba 21:49
 
 

(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
 
Röportajlar
Geri İleri
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık