Hüseyin GENÇ

BURSA’NIN ESKİ BUCAK MERKEZİ VE BELDESİ: DEMİRTAŞ

Hüseyin GENÇ
 
 

Bursa’nın 10 km kadar kuzeyinde kurulmuş bir yerleşmedir. Eski Yalova yolu ile yeni Yalova yolu arasında konumlanmış büyükçe bir kasaba görünümündedir. Meydanında görkemli tam boy bir Atatürk heykeli vardır. Kuzeyinden yeni çevre yolu geçmektedir. Bir iki yıl içinde bu yola koşut olarak demiryolu da gelecek. Antik dönemdeki İstanbul – Bursa kervan yolu da buradan işlerdi.

Hicri 1325 miladi 1907 yılında 200 haneden daha büyük yerleşimler arasında gösterilmiştir. Bir haneyi 5 kişi kabul edecek olursak o zamanki nüfusunun binin üzerinde olduğu anlaşılır. XX. yy.daki ve XXI. yy. başlarındaki bazı yıllara göre ise nüfusu durumu şöyledir:

1927 yılı nüfusu 2000, 1935 yılı nüfusu 2167, 1940 yılı nüfusu 2368 (E: 1173 – K:1195), 1945 yılı nüfusu 2426, 1950 yılı nüfusu 2695, 1955 yılı nüfusu 2715 (E: 1397 – K:1318), 1960 yılı nüfusu 2993, 1965 yılı nüfusu 3330, 1970 yılı nüfusu 3432 (E:1785 – K:1697), 1975 yılı nüfusu 4730, 1980 yılı nüfusu 4994 (E:2413 – K:2581), 1985 yılı nüfusu 5946, 1990 yılı nüfusu 6702, 1997 yılı nüfusu 10103, 2000 yılı nüfusu 11415’tir.

Görüldüğü gibi son yıllardaki nüfusu çevredeki fabrikalarda çalışanlarla birlikte 10 bini geçiyor. Asıl kalıcı nüfus ise 1500 - 1600 dolaylarındadır.

 

1979’da mahallelere göre nüfus durumu ve oranları şöyleydi:

 

MAHALLE ADI                 NÜFUSU             ORANI

Cumhuriyet Mahallesi       1968                   yüzde 32,8

Sakarya Mahallesi            2100                   yüzde 35,0

Barbaros Mahallesi          1932                   yüzde 32,2

 

1986 yılında hane dağılımları da şöyleydi:

Cumhuriyet Mahallesi 450 hane

Sakarya Mahallesi       380 hane

Barbaros Mahallesi     370 hane

TOPLAM                   1200 hane

 

Çevresi yeşilliklerle kaplıdır. Kuzeydoğusunda küçük bir sulama göleti vardır. Gölün çevresi çam ormanı ile kaplıdır ve Demirtaş Barajı mevkii olarak bilinen burası piknik alanı olarak kullanılmaktadır. Kıran Tepesi de bir seyir ve piknik alanıdır. Buradan bakınca Uludağ’ın karlı tepelerinin muhteşem görünümü insanı adeta büyüler. Yönlere göre sınırları şöyledir:

Doğusunda İsmetiye, batısında TOFAŞ, Sanayi Bölgesi (DOSAB), kuzeyinde Seçköy, Alaşar, kuzeybatısında Ovaakça, güneyinde Depecik denilen eski bir yerleşim kalıntısı, Yasemin Park konutları ve Doğanevler mahallesi vardır.

1955 yılında belediye örgütü kurulmuştur. Şimdilerde asıl olarak Cumhuriyet, Sakarya, Barbaros ve Dumlupınar adlı dört mahalleden oluşuyor. Doğanevler Mahallesi, Yasemin Park konutları, ve sanayi semti DOSAB da buraya bağlıdır. Bir bölümü ‘Yeni Mahalle’ diye anılmaktadır. İlçe merkezi olması konusunda teşebbüslerde bulunuluyor. 1988 yılında bucaklığı (nahiyeliği) kaldırıldı. 2007 yılında da belediyeliği iptal edildi. Bursa merkezine yakın olması ve ulaşım olanaklarının da iyi olması nedeniyle belediye teşkilatı lağvedilerek mahalleler halinde Osmangazi ilçesine bağlanmıştır.

İki ilkokulu ve ortaokulu vardır. Okur – yazar oranı yüksektir. Fen Lisesi vardır. Halkı muhafazakârdır. Adet ve geleneklerine bağlıdır.

Başlıca geçim kaynağı sebze ve meyve yetiştirip pazarlamaktır. Domates, biber, patlıcan fidesi yetiştiriciliği de yapılmaktadır. En çok üretilen meyveler şeftali, armut ve kara incirdir. 15 – 20 yıl öncesine değin tütün de yetiştiriliyordu. Diğer bir geçim kaynağı da fabrika işçiliğidir. Rumlar zamanında burada ipekböcekçiliği de yapılıyordu.

Daha önce bir bucak (nahiye) merkezi ve belediye olan kasaba artık birkaç mahalleye bölünmüş büyükçe bir yerleşim birimi haline gelmiştir. Burası eski bir Rum yerleşkesidir. 1923 yılına kadar burada yaşayanlar Rum asıllı insanlardı. Şu anda kasabada yaşayanların çoğu 1924’te Yunanistan’dan gelen ‘Mübadele’ göçmenleridir. Buradan giden Rumlardan bazıları ara sıra buraya gelerek ata topraklarını ziyaret etmektedirler. Topraklarının verimli olması ve hızlı sanayileşme nedeniyle son yıllarda çok göç alan bir semt haline dönüşmüştür.   Anadolu’nun çeşitli yerlerinden buraya gelip yerleşenler de azımsanmayacak kadar çok. 1989’da Bulgaristan’dan zorunlu göçle gelen birçok aile de buraya yerleşmiştir. Bunlar genelde kentin batısındaki mezarlık çevresinde kümelenmişlerdir. Şu andaki nüfusu 10 bin dolayındadır.

 

ADI NEREDEN GELİYOR?

Bizanslılar dönemindeki adı hakkında herhangi bir kayda rastlanmamıştır. Ancak o dönemde bu çevrede birtakım yerleşmelerin bulunduğu da bilinmektedir. Hemen yakınlarındaki ‘Depecik’ denilen yerleşim bugün için ortadan kalkmıştır.

XIX. yy. sonları ile XX. yy. başlarındaki ‘Osmanlı Salnameleri’nde ‘Demirtaş’ adına rastlanır. Bursa Hakimiyet Gazetesi’nin yayınladığı ‘Bursa Ansiklopedisi’nin birkaç yerinde belgelerden alınan kayıtlarda ‘Demirtaş’ adı geçer. Daha önce başka bir adının olup olmadığı bilinmiyor.

Osmanlı Devleti’nin ‘Kuruluş Dönemi’nde, Timurtaş Paşa’nın önemli hizmetlerde bulunduğu, yeni yerlerin fethedilmesinde büyük kahramanlıklar gösterdiği bilinmektedir. Osmanlı geleneğine göre; böyle yararlı hizmetlerde bulunan kimselere, fethedilen yerlerden ‘vakıf’ kurup gelirini de hayır işlerinde kullanmak amacıyla geniş topraklar verilirdi. Timurtaş Paşa’ya da yaptığı hizmetlere karşılık bu çevreden arazi tahsis edilmiştir. Bu çiftliğe çalışmak için gelenler buralara yerleşerek bu yerleşmeyi kurmuş olabilirler. Timurtaş Paşa’nın adı sonraları ‘Demirtaş’ şeklinde telaffuz edilerek buranın adı olmuştur. Cumhuriyetten önceki Rumlar zamanında da adı aynıydı.

 

TARİHİ

Demirtaş, Osmanlı döneminden beri bilinen eski bir Rum köyüdür. Yukarıda da belirttiğimiz üzere, ne zaman ve nasıl kurulduğuna dair elimizde net bir bilgi yoktur. Ancak eski yerleşim yeri olduğu da bir gerçek. Görünürde kasaba merkezinde tarihi anlamda bir eser yok. Sadece Rumlar zamanından kalma iki katlı, üç katlı kâgir evler bulunuyor. Osmanlı’dan kalma bir iki gömüt taşı bulunmuştur. Yalnız çevrede Antik, Roma ve Bizans dönemlerine ait birtakım mermer taştan yapılma sütun kalıntıları, seramik kırıkları gibi şeyler görülür.

Bu topraklar Bursa’nın fethinden (1326) önce Osmanlı egemenliğine girmiştir. Bir kısım Yörük ve Türkmen boyu oymakları Alaşar, Avdancık, Ovaakça ve Selçukgazi gibi köylerin bulundukları alanlara yerleştirilmiştir. Bunda amaç; Bursa’nın kuşatılması sırasında Bizans’tan gelebilecek yardımları önlemek ve ekonomik ambargo uygulayarak kenti teslim olmaya zorlamaktı. Ayrıca kuşatma sırasında bu kişilerden çeri (asker) olarak yararlanmak da düşünülmüş olabilir.

Cumhuriyet’ten önce burası bir Rum yerleşmesiydi. O zamanlarda da gelişmiş büyükçe bir kasabaydı. Kasabanın güneyinde alçak bir tümsek üzerinde bulunan ‘Tepecik’ denilen yerde Bursalı Rumların yazlık bağ evleri bulunuyormuş. Burası aynı zamanda Orhan Gazi’nin vakıf köyü idi. Şimdilerde geçim daha çok zeytincilik, tütün tarımı ve ipekböcekçiliğine dayanıyor.

24 Temmuz 1923’te imzalanan ‘Lozan Antlaşması görüşmeleri sırasında varılan mutabakatla; Yunanistan’ın iç bölgelerindeki Rumlarla Anadolu’da yaşayan Rumların ‘mübadele’ye (değiş – tokuş) tabi tutulmaları kararlaştırılmıştır. Yalnız Batı Trakya’da yaşayan Türklerle, İstanbul’da yaşayan Rumlar mübadelenin dışında tutulmuşlardır. Bunlar yerlerinde kalacaklardı.

Antlaşmadan sonra; önce buradaki Rumlar kara ve deniz yoluyla Yunanistan’ın Selânik çevresi ile Kuzey Yunanistan’a göç etmişlerdir.

Kasım 1923’te de Selânik ilinin Langaza ilçesinin Kırmışlı köyünde yaşayan 300 hane kadar Türk ailenin büyük bölümü vapurla Mudanya limanına getirilmişlerdir. Önce Bursa’nın Çekirge semtine yerleştirilmek istenmişler, ancak gelenler burayı beğenmemişler. Bunun üzerine tarım ve hayvancılık yapılmasına daha uygun olarak gördükleri Demirtaş’a götürülüp iskân edilmişlerdir. Kayseri ve Samsun dolaylarına gidenlerden bir kısmı da sonradan tekrar buraya dönmüşlerdir.

1924 yılının mayıs ayında yine Yunanistan’ın Drama yöresinin Kırlar Bucağı ve köylerinden 250 hane kadar yeni göçmen daha buraya gelmiştir. Bunlardan bir bölümü İzmir ve Akhisar dolaylarına yerleşmişlerdir. Bu iki göç dalgası ile gelenlerden Görükle ve İhsaniye köylerine yerleşenler de olmuştur.

Bu iki göçle tahminen 500 hane, 2 bin dolayında kişi buraya yerleştirilmiştir. 1986 yılında oralarda doğup da halâ yaşayan 200 dolayında insan vardır.

Bunlardan başka daha sonraları Makedonya ve Bulgaristan’dan da gelen göçmenler olmuştur. Ancak bunlar azdır. Esas çoğunluğu Selânik çevresi ve Drama’dan gelenler teşkil ediyor.

Rumeli’den gelen bu göçmenlerin atalarının, Osmanlı’nın ilk dönemlerinde Anadolu’dan özellikle de Konya ve Karaman yöresinden oralara gittikleri bilinmektedir. Bunlar aslında eski Yörük ve Türkmen kökenli kişilerdir.

Selânik’ten gelenler ilk anda Rumların boşaltmış oldukları şimdiki Cumhuriyet, Sakarya ve Barbaros mahallelerinde bulunan evlere yerleşmişlerdir. Drama’dan gelenlere kalan evler yetmediğinden bugün ‘Yeni Mahalle’ denilen semtten arazi satın alınmış ve 150 evlik arsalar şeklinde parsellenip, planlı ve düzenli bir şekilde evler yapılarak buralara girmişlerdir. Bu işleri kafile başkanı Tahir Ağa organize etmiştir.

Buraya ilk yerleşenlere iskân hakkı olarak, nüfus başına 3 dönüm arazi ve 8 zeytin ağacı verilmiştir. Rumeli’den gelen bu göçmenler; buranın fiziki koşullarına ve iklim durumuna intibakta zorluklar yaşamışlardır. İlk aylarda salgın hastalıklardan hemen her gün 3 – 5 kişinin öldüğü belirtilir yaşlılar tarafından.

‘Kurtuluş Savaşı’ sırasında, Bursa’nın diğer yerleri gibi bu çevre de iki yıl kadar Yunan işgali altında kalmıştır. 1922’de işgalden kurtarılmıştır.

Atatürk sağlığında Yalova üzerinden Bursa’ya, Bursa’dan Yalova’ya gidip gelirken değişik yıllarda buraya da uğramıştır.

1980’li yıllarda Samsun, Sinop, Sivas ve diğer bazı doğu illerinden 50 – 60 aile buraya gelerek yerleşmişlerdir. Bu son gelenler genellikle kasabanın ‘Yeni Mahalle’ denilen semtine iskân olmuşlardır.

 

ESKİ BİR BUCAK (nahiye) MERKEZİ OLARAK DEMİRTAŞ

Burası eski bir bucak merkezidir. 1942 yılında bucak olmuştur. 1988 yılına değin bu özelliğini korumuştur. O yıla kadar burada bir bucak müdürü görev yapmıştır. Buraya çevredeki dokuz köy bağlı bulunuyordu. Bunlar Alaşar, Avdancık, Dürdane, İsmetiye, Karabalçık, Ovaakça, Panayır, Seçköy ve Selçukgazi’dir. Bucakla beraber toplam 10 yerleşim oluyor.

 

DEMİRTAŞ NAHİYESİ’NİN VE BAĞLI KÖYLERİNİN

BAZI YILLARA GÖRE NÜFUS DURUMLARI:

 

1940 YILI

KÖY ADI         Erkek            Kadın            Toplam

Demirtaş           1173               1195               2368

Alaşar                134                126                260

Avdancık            193                 207                400

Dürdane             268                307                 575

İsmetiye            542                 597                1139

Karabalçık          159                 160                319

Ovaakça             194                 221                415

Panayır              204                 171                 375

Seçköy               421                 455                 876

Selçukgazi          237                 255                492

TOPLAM         3585               3694               7279

                                  

1955 YILI

Demirtaş           1397               1318               2715

Alaşar                 145                 146                 291

Avdancık             201                 196                 397

Dürdane             311                  294                605

İsmetiye             616                  692               1308

Karabalçık          193                   194               387

Ovaakça             236                  228                464

Panayır               277                  205                482

Seçköy               418                   440                858

Selçukgazi          237                   247               484

TOPLAM         4031                 3960               7991

 

1970 YILI

Demirtaş         1785                   1697             3432

Alaşar               229                     211              440

Avdancık           184                     188               372

Dürdane           346                     343              689

İsmetiye           633                     654             1287

Karabalçık         226                     239             465

Ovaakça           306                     316              622

Panayır             396                     383              779

Seçköy             446                      474              920

Selçukgazi       294                      306               600

TOPLAM      4845                    4811             9606

 

1980 YILI

Demirtaş         2413                  2581             4994

Alaşar               246                   218               464

Avdancık           198                   188               386

Dürdane           415                    354               769

İsmetiye            632                   670             1302

Karabalçık         264                   264              528

Ovaakça           498                   397               895

Panayır             969                   927             1896

Seçköy             376                    372              748

Selçukgazi       321                    320              641

TOPLAM       6500                   6123           12623

 

Bucak merkezi, Demirtaş ile İsmetiye (Kelesen) ve Panayır (Panaye) köyleri eski Rum yerleşmeleridir. Diğerleri ise Osmanlı’nın ilk dönemlerinde kurulmuş birer Yörük ve Türkmen köyüdür.

 

HALK KÜLTÜRÜ

Düğün, hıdrellez ve ramazan manilerinden birkaç örnek verelim:

Alaylı olsun alaylı.                  Keşiş dağında kar kalmadı.       Kara koyun kuzuludur.

Tepsisi olsun kalaylı.              Yüreğimde yağ kalmadı.           Boynuzları çizilidir.

Yağı peyniri bol olsun.           Daha yazacaktım ama,              Çok bekletme efendi,

Yemesi olsun kolaylı.             Mektubumda yer kalmadı.         Ayaklarım sızılıdır.

 

Dümbeğim gümbür gümbür. Besmeleyle çıktım yola.             Şu Bursa’ya giderken,

Etrafı lale sümbül.                 Selam verdim sağa sola.             Sağ tarafta hastane.

Ver baba sevdiğime,               İşte geldi mübarek ay,               Yardan gelen haberi,

Benim yüzümü güldür.           Hepinize hayır ola.                     Eğlendirme postane.

 

Ne gidersin geri geri?            Ben evime giderken,                 Fitil gaza ermiyor.                

Gel yarim beri beri.               İki paket çay aldım.                   Lambam ışık vermiyor.

Sana gönül vermiştim ben,   Utanmadın mı kız aret,               Ne yapayım be yarim?

Yedi yaşımdan beri.               Ben bıraktım sen aldın.               Babam sana vermiyor.

 

NOT: Bu çalışmanın bir bölümü 1986 ile 1989 yılları arasında hazırlanmıştır.

 

YAZILI KAYNAKLAR: Bursa Ansiklopedisi, Bursa Tarihi c. 1 – Yılmaz Akkılıç, İlköğretim Okulu arşivi, 1973 Bursa İl Yıllığı, 1979 İmar Planı Araştırmaları, tez çalışmaları.

 

KAYNAK KİŞİLER: İlköğretim Okulu Müdürü Nizamettin Ulusoy, Öğretmen Süleyman Sezer, Öğretmen Veysel Selamet, eski Bucak Müdürü, halktan Muharrem Çelek, halktan Numan Tarhan, Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Hüseyin Anılmış, Mustafa Özal -Belediye Meclisi Üyesi, Zirai Koruma Başkanı ve bekçisi, İlköğretim Okulu 2. kademe öğrencisi Özlem Şener.               ,

 
 
4 Ekim 2016 Salı 21:39
 
 

(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
 
Röportajlar
Geri İleri
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık