Alaaddin İSMAİLOĞLU

Kosova Türk Demokratik Partisi'nde neler oluyor?

Alaaddin İSMAİLOĞLU
 
 

Birtakım ifadelere ve halkla yaptığımız görüşmelere dayanarak bir değerlendirme yapacak olursak, Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP)’de 2018 yılında iç çekişmelerin artacağını söylemiştim. Çünkü ortada bazı kronikleşmiş sıkıntılar var ve bu sıkıntılara artık bir an önce çözüm bulunmalı.

Nitekim KDTP Başkanı Mahir Yağcılar, parti çalışmalarını her alanda başarılı gösterirken, milletvekilleri partide birtakım sıkıntıların var olduğunu ileri sürmekte ve şu ana kadar izlenen yolun terk edilmesini istemekteler. Fakat her iki tarafta başarısızlığın olduğunu biliyor olmasına rağmen suçu üzerlerine almak istememekteler. Yağcılar, “Ortada bir suç varsa bu hepimizin başarısızlığıdır” diyor. “İstifa etmem gerekirse, sizler de benimle istifa etmeniz gerekir” demekte.

Özellikle görüşme yaptığım bazı Prizrenli gençler, “KDTP’nin ciddi başarısızlıkları var. Bu başarısızlıklar her alana yayılmış durumda. Özellikle ekonomik sıkıntılar had safhada. Halkın sıkıntısını ne soran ne dinleyen var. Halk kendi kaderine terk edilmiş” diyor.

Gençlerden biri şunları dile getiriyor: “Bu sene sadece Prizren'de 300 aile kışa odunsuz girdi. Sadece oturduğum mahallede 5 aile iş sahibi olmak için birtakım Katolik tefecilerden iş kurabilmek amacıyla faiz ile para aldı. Aldıkları parayı daha sonra iade edemedikleri için evlerine (Tefeci Fandalar) el koydular. Bu ailelerin ocakları söndü. 5-10 bin avro yüzünden 150-200 bin avroluk evleri ellerinden alındı.”

Adının açıklanmasını istemeyen bir başka genç; “Bürhan adında bir gencimiz sıkıntıya dayanamayarak Paşaçeşme’de intihar etti. Cesedi, kurtlar yemiş vaziyette bulundu. Biz Türklerin kontejanı yerine yine bizim partililerimiz tarafından karşılığında rüşvet alınarak Torbeşlerin, Arnavutların nasıl işe alındıklarını biliyoruz”diyor.

KDTP her ne kadar övünse de, siyasette, sağlıkta, sosyal yardımlaşmada, eğitimde… açıkça her yönde başarısızlığı ortaya çıkıyor. Mesela, 1951 yılında Kosova’da Türkçe eğitime geçilmiş olmasına rağmen ne hikmetse henüz kitap ve karne sorunu çözüme kavuşmuş değil. Türk öğrenciler karne almaktan mahrum bırakıldı. Kitap eksikliğinden hiç konuşmayalım. Resmi dil uygulaması ona keza.

Diğer yandan, Mamuşa Belediyesi eski başkanı ve KTAP genel başkanı kendi becerisi sayesinde bu sorunları aşmıştı. Ama ne hikmetse KDTP, FETÖ, Türkiyeli bazı muhalif gruplar ele ele vererek onu da al aşağı etti.

İrfan Şala; Türkiyeli bir muhalif milletvekilinin Arif Bütüç’ü indirmek amacıyla 40 bin avroyu halka dağıtılması için KDTP’ye verdiğini, hatta 'Tayyipçi başkanı yeter ki düşürün, ne kadar daha gerekirse vermeye hazırız' dediğini, birtakım insanlara oy karşılığı 50, daha geç saatlerde de kaybetme korkusuyla 100 avro karşılığı oy verilmiş olduğunu ifade etmiştir.

Diğer yandan, KDTP Milletvekilleri Fikrim Damka ve Müferra Şinik partide yıllarca süren bu başarısızlığı, çarpıklığı… Ortadan kaldırmak için 2017’nin sonunda KDTP Genel Başkanı Mahir Yağcılar'ın en geç şubat ayına kadar istifa etmesini istediler. Bu vesileyle birtakım partililerle yaptığım görüşme de KDTP olası bir durumda olağanüstü kurultaya gitmesi durumunda şubeler kimi destekler? sorusuna aldığım yanıt çok manidar; “Bütün olumsuzluklara rağmen başkan Mahir Yağcılar yine şubelerden firesiz destek görür” dediler.

Peki bunca başarısızlık ortada iken Yağcılar’ın yine koltuğunu koruyacağını ileri sürmeleri ardında hangi gerçekler yatıyor?

Kosovalı Türkler ilk defa çok partili sisteme, 1988 yılında Kosova Türk Demokratik Birliği (TDB) ile geçti. Bu geçiş bir ihtiyaçtan çok mecburiydi. Savaş çanları çalıyor. Milliyetçilik hortlamış, herkes kendi milli davası peşine düşmüş çıkış yolları arıyordu. Ülke hızla bölünmeye gidiyordu. İstikrar her geçen gün bozuluyor, kendini muhafaza için birlik olmak zarureti doğmuştu. İşte TDB bu şartlar altında kurulmuştu. Kurulan Birlik her açıdan Yugoslavya anayasası tarafından güvence altına alınmış; sosyal, siyasal, eğitim, kültür, yayın, basın, dil… gibi haklarımızın açıkça korunması mücadelesini vermişti.

1999 yılındaki Kosova Savaşı ve NATO’nun Sırbistan’a müdahalesi ardından özgürlüğe ve bağımsızlığa adım atan Kosova’da yeni değişimler baş gösterdi. Bu arada Kosova Türk Demokratik Birlği (TDB) birilerinin keyfi icabı ad değişikliğiyle Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP)'ne dönüştü ve partinin başına hiçbir şekilde Türk halkının mücadelesinde bulunmamış Mahir Yağcılar, İstanbul odaklı birtakım derneklerin ve Türk yetkililerin dayatması sonucu gökten zembille inercesine geldi, 18 yıldır adeta bir kral gibi saltanat sürmektedir. Bakanlıktan bakanlığa elle tutulur hiçbir başarısı olmamasına rağmen kimseye nasip olmayacak bir şekilde oy alsa da, almasa da atanıyor ve bakanlık koltuğunu muhafaza ediyor. Gerisini siz düşünün…

18 yıldır partiyi kasıp kavuran; vizyon eksikliği, plânsız, projesiz işler, egoizm, kısır kavgalar, kariyerizm, ayrımcılık, ötekileştirme, eğitimdeki sıkıntılar, sağlıktaki çaresiz hastaların arayış çığlıkları, işsizlik, Türkçe’nin resmi dil olarak kullanımı sorunu…Ve buna daha başka sosyal, kültürel, ekonomik sorunlar katılınca, durum biraz daha ciddi bir hal alıyor ve içinden nerde ise çıkılmaz bir duruma dönüşüyor.

Partide bugün yaşanan sıkıntının belli başlı nedenleri bunlar. Bunca sıkıntıya yıllarca neşter olamayan bir parti genel başkanı, nasıl olur da yine kazanır diye sorduğumda, görüştüğüm parti mensubu kişiler; “Mahir Yağcılar yıkılmaz ve yine kazanır” diye yanıt veriyorlardı. Bu söylemlerin doğruluğunu neye dayandırıyorsunuz? Dediğimde ise, aldığım tek yanıt; “Mahir Yağcılar, yıllarca bir kısım ne idüğü belirsiz insanı bugünü düşünerek besledi. İşte bu kişiler bugün partiyi bir ahtapot gibi sarmışlar. Bu hiyerarşi içinde sırasıyla; genel başkan, milletvekilleri ,yardımcıları, şube başkanları , ardından bu insanların yakın akrabaları daha sonra kendi ve onların yakınları geliyor. Bir de bunların üstünde destek aldıkları siyasi liderler, hatta bunlardan daha etkili olan bir takım üst akıl ve bu üst akılın üstünde, bir başka üst akıldan aldıkları destek ve talimatlar geliyor”diye karmaşık planlı bir yapıdan bahsettiler.

22 Ekim 2017’de; Kosova, 11 Haziran Parlamento seçimi ardından bu kez yerel seçimlere gidecekti. Bu seçimden önce eylül ayında yine dergimizde yayınladığım bir makalede ele almıştım ve bu makalemde KDTP’nin artık halkın ihtiyaçlarına cevap veremediğini, partiyi bu yönetici kadrolardan kurtarma zamanı geldiğini söylemiştim. Aynı makalede; işsizlikten, Türkçe’nin resmi dil kullanımı sıkıntısından, sağlık hizmeti alamayan çaresiz halktan, öğrenci sayısındaki azalmadan, bazı ortamlarda tamamen Türk öğrenci sınıflarının kapanmasından ve 21. asırda ders kitabı sorununa değinmiş, bunun gibi daha pekçok sıkıntıyı dile getirmiştim. Sırf bu nedenler yüzünden KDTP kadrolarına itibar edilmemesini istemiştim. Bunu yazdığım dönemde KDTP saflarından tek bir ses çıkmazken, bugün o gün benim dile getirdiklerimin tamamını partinin kendi milletvekilleri dile getiriyor ve bu nedenler yüzünden KDTP Genel Başkanı Mahir Yağcılar'ın istifa etmesini istiyorlar.

Yıllarca beraber oldukları milletvekilleri, işler artık kendi lehine giderken ne oldu da bir anda isyan edip Yağcılar'ın istifasını istediler. Neden istifa etmesi gerektiğini de basın bildirisiyle açıkladılar.

KDTP – Kosova Demokratik Türk Partisi Genel Başkanı Mahir Yağcılar tarafından yayınlanan ve KDTP milletvekillerinin bakan yardımcılarının seçilmesi sürecinin engellendiği suçlamalarına milletvekilleri Fikrim Damka ve Müferra Şinik sert tepki göstererek yayımladıkları bildiride konuyla ilgili özetle şu sözleri ileri sürdüler:

“KDTP’nin 11 Aralık 2017 tarihinde yayımladığı ve açık bir şekilde KDTP milletvekillerini hedef alan bildirisini, parti içi ve dolayısıyla toplumsal bölünmeyi tetikleyen bir bildiri olarak nitelendirmekteyiz.

KDTP Genel Başkanı’nın genel seçimlerdeki şahsi başarısızlığı ve akabinde gerçekleşen belediye seçimlerindeki hataları üzerine, sorunları değerlendirerek çözüm odaklı, uzlaşmacı bir tutum sergilemesi gerekirken, parti içi çatışmayı tetikleyen bu tavrının hem partimize hem de toplumumuza zarar vereceği açıkça görülmektedir.

Genel seçimlerde oy sıralamasında liderliğini kaybetmiş, yerel seçimlerde Prizren’de seçmenlerimizin iradesini göz önünde bulundurmadan hareket etmiş; Priştine, Mitroviça, Vıçıtırın şehirlerine gerekli önemi vermeyerek, daha önceki dönemlerde var olan birer belediye meclis üyeliğinin kaybedilmiş olması başarısızlığının hesabını vermekten kaçan bir Genel Başkan’ın sergilediği bu tavır, parti içi ve toplum içi bölünmeyi tetiklemeyi amaçlamaktan başka bir şey değildir.

Mamuşa Belediye Başkanlığı’nın kazanılması ile övünürken, kazanan adayın adaylığına da karşı gelmiş olması, başarının kendisine değil, adaylığına karşı geldiği kişiye ait olduğunu ifade etmek gerekir.

Kadir Hüseyin’in Bakan Yardımcısı olarak önerilmesi hususunda kendisine daha önce görüşlerimizi belirterek; Sayın Hüseyin’in daha önce iki dönem yürüttüğü bakan yardımcılığı döneminde başarılı bir performans sergileyememiş olması, ayriyeten Gilan Şube Başkanı olarak Gilan’daki Türk toplumunun eğitim, kültürel, sosyal hayatında gelişme kaydedilmesine gerekli önemi vermemiş olması nedeniyle karşı çıktığımızı belirterek, bakan yardımcılarının atanması ile ilgili istişarelerde bulunmayı önermemize rağmen, Parti Genel Başkanı’nın bu istişarelerden sürekli olarak kaçması, ilgili atamada ısrarcı olmasının nedeninin şahsi çıkarları olduğunu göstermektedir.

Bu vesile ile belirtmek isteriz ki, parti içi çatışmaların daha fazla derinleşmemesi ve dolayısıyla toplumsal bölünmenin önüne geçilebilmesi amacı ile Mahir Yağcılar’ın istifa etmesi ve partimizin Genel Kurulu seçimlerinin bir an önce yapılması önem arz etmektedir.”

Diğer yandan KDTP Milletvekili Müferra Şinik’te özetle şunları söyledi:

“KDTP’nin iki milletvekili olarak; partimizin yaklaşan yerel seçimler öncesinde daha da kararlı bir şekilde başarıya koşması, Kosova Türk Toplumu'nu daha da geniş bir yelpazede kucaklaması için, Prizren’den sonra en fazla Türk seçmenine sahip olan Mamuşa Şubemiz'den bir ismin bakan yardımcısı olması önerimi, partimizin MYK toplantısında sundum. Ancak ne yazık ki bu önerim üzerine, MYK toplantısında yer alan birtakım insanların şiddetli tepkisiyle karşı karşıya kaldım.

Bu vesile ile şunu ifade etmek isterim: KDTP üyeleri ve Kosova Türk toplumunun hür iradesiyle seçilmiş biz iki Türk vekilinin, MYK toplantılarında sunduğu tekliflerin, parti genel başkanı tarafından kaale alınmaması, partimizin geleceği adına bizi derinden üzmüş ve gelecek adına endişeye sevketmiştir. KDTP Mamuşa Şubesi'nden bir bakan yardımcısı adayının verildiğini de maalesef, Genel Başkan Yardımcısı ve milletvekili olduğum KDTP’nin bildirisinden okuyarak öğrenmiş bulunmaktayım. Vekillerin onayı olmadan, aylardır bakan yardımcılarını atayamayan ve talep etmemize rağmen, düzenlenen MYK toplantıları ne öncesi ne de sonrası genel başkanın bu konuları toplantı içerisinde görüşebileceğimizi bildirerek, vekillerle görüşmeye tenezzül etmeden, başkalarının dolduruşuyla yayınladığı bir basın bildirisiyle, yanındaki 3-5 kişinin çıkarı için ilan ettiği bu bakan yardımcısı adaylarının geçersiz olacağını bile bile kamuoyu huzurunda ilan etmesi, en hafif tabirle acizliktir ve basiretsizliktir. Demokratik ülkelerde bu durum, halkın iradesi olan tercihli listeyle seçilmiş milletvekillerin gücü, halkın gücünü yansıttığı kabul edilmektedir.

KDTP MYK Toplantısı'nda; genel seçimlerde en çok oy alan, KDTP Gilan Şubesi'nden verilen bakan yardımcısı adayının, başta Türkçe eğitimi olmak üzere genel seçimlerde aldığı toplam oy sayısına baktığımızda orantıya göre en az 250 Türk öğrencisinin olması gerekirken, 2,5 öğrencinin olmasından başlayarak sırf kendi başarısızlığından dolayı kabul edilemez olduğunu bir daha hatırlatıyor, aynı kişi yerine yine Gilan’dan bir başka adayın verilmesi gerektiğini önerdiğimi ki bu önerimin de hala da arkasında olduğumu üstüne basa basa ifade etmek istiyorum. Buradaki amacım, asla Gilan ya da Mamuşa ayrımı yapmak değil. Ben; Kosova Türk toplumunun 53 aday içerisinden kendisine vekil olarak seçtiği iki isimden biri olarak, genel başkanın, hangi gerekçeye dayanarak bu ismi belirlediğini, bu milletin vekili olarak öğrenmek ve kamuoyuna açıklamasını istiyorum.”

Seçimlere giderken, parti içinde sorunları el birliğiyle gizli tutan Genel Başkan, milletvekilleri ve diğer parti yetkilileri ne hikmetse koltuklarını kaybetmemek için açıklamalardan kaçındılar. Oysa partide sıkıntı büyüktü. Bu sıkıntının ne kadar korkunç olduğunu şu anda anlamamız mümkün değildir. Olayın vahametini ancak, KDTP’nin başında bulunan bu kişiler seçimi kaybetseydi anlamış olabilirdik.

Seçime giderken partinin kurucularından, bir ara milletvekili, KDTP Genel Başkan Yardımcısı, Disiplin Komisyonu Başkanı, bakan yardımcılığı ile KDTP’de üst düzey görevler yapmış ve şu anda şube başkanlığını yapan Rifat Krasniç’in Temmuz ayında konuştuklarına kulak vermek lâzım.

Rifat Krasniç bir konuşmasında Genel Başkan Mahir Yağcılarla ilgili şunları söylüyordu:

“Mahir Yağcılar’ın plânı, Kosova ile Türkiye arasındaki ilişkileri bozmaktır. Yağcılar, Türkleri ve Mamuşa’yı paramparça etti, herkesi birbirine düşürdü, vurdurdu. Yağcılar’ı darbeciler getirdi.”

Bu itirafla, Rifat Krasniç bugüne kadar KDTP hakkında yıllarca yazılan eleştirilerin hepsini onaylamış oldu. Bir hafta sonra Türkiye haber sitelerinden birinde yayınlanan “Türkiye ile Kosova devletlerinin arasını kim bozuyor?” manşetli yazıda, Rifat Krasniç’in video görüntüleri ile yaptığı konuşma ele alınarak; “KDTP Genel Başkanı Mahir Yağcılar’ın Türkiye ile Kosova arasını açmaya gayret ettiği, bu konuda plânının olduğu” ele alındı. 2017 yılının ilk aylarında büyükelçi olarak atanmayı bekleyen Yağcılar’ın planının ortaya çıkması, Rifat Krasniç’in bu video görüntülerinin yayınlanmadan önce hangi kurumlara ulaştığını bilmekte güçlük çekiyoruz. Öte yandan Rifat Krasniç’in bu konuşmasının, Mahir Yağcılar’ın Ankara’ya Büyükelçi atanmasını mı durdurdu sorusunu da akıllara getirdi.

Ne hikmetse Krasniç, Yağcılar’ın Mamuşa’yı paramparça ettiğini, herkesi birbirine düşürdüğünü,Türkiye ile Kosova arsını açmayı gayret ettiği planı olduğunu, kendisini darbecilerin getirdiğini söylediyse de yerel seçimde umduğunu alınca bu söylediklerini unuttu ve bugün Yağcılar’ın yanında yer aldı.

15 Aralık 2015’te Kosova Türk Adalet Partisi KTAP Genel Başkanı ve Mamuşa Belediyesi Başkanı Arif Bütüç, KDTP’le ilgili 'Kosovatime.com’ daki yazısında; “Bir Şehirde Türkçe Eğitim Yok oluyor” diyordu. Bütüç'ün yazısında özetle şu fikirlere yer veriliyor:

Kosova, Avrupa kapılarını Türk’e açan şanlı zaferin evsahibi. Evlad-ı Fatihan diyarı, Türk-İslam mekânı. Gilan ise asırlarca Türk kültürünün yaşandığı, dilimizin konuşulduğu önemli bir şehir. Ancak ne yazık ki bu şehirde son dönemde Türkçe eğitim noktasında işler iyi gitmiyor. Kosova Türk toplumunu temsilen iktidarda yer alan partinin temsilcilerinin ilgisiz ve yetersiz tavırlarına, Türkiye’yi temsilen ülkede görev yapan geçmiş yetkililer de ayak uydurunca Türkçe eğitim adeta gram gram eriyor. Ve Bütüç Gilan’da Türkçe sınıfların kapanmaya giden yolunu özetle şöyle dile getiriyor: Türk aileler içindeki doğum oranlarının düşük olması, ülkedeki işsizlik ve geçim sıkıntısı nedeniyle Türkiye ve Avrupa ülkelerine göçler yaşanıyor, Türk toplumuna, Türkçe eğitimin bir işe yaramayacağı, iş ve aş bulmaları için Arnavutça eğitim almaları fikri empoze ediliyor,Türkçe eğitimin verildiği sınıflar fiziki olarak son derece yetersiz, kıyıda, köşede kalmış sınıflar. Türk çocuklar Arnavut arkadaşlarının eğitim gördüğü sınıfların neredeyse dörtte bir büyüklüğündeki sınıflarda ders görüyor, Türkçe eğitim kadrosu ise vasıfsız ve yetersiz insanlarla doldurulmuş durumda. Yüksekokul mezunu kuaför, ev hanımı, Türkçe eğitimde sınıf öğretmeni oluyor, işyeri sahibi ise matematik dersi veriyor. Kısacası adamını bulan Türkçe eğitimde öğretmen olurken, Türkiye okulları mezunu, branşlarında uzmanlaşmış, hatta yüksek lisans ve doktora yapmış ehil insanlar da kenarda bekliyor. Türkçe eğitimde çalışan öğretmenler bile kendi çocuklarını Türkçe eğitime kayıt yaptırmıyor, onlara Arnavutça eğitim aldırıyor. Durum böyle olunca da akıllara şu soru geliyor; senin kendi çocuğuna uygun görmediğin eğitimini ben çocuğuma neden verdireyim?Aynı durum Türk siyasetçiler ve toplum liderleri için de geçerli. Onlar da çocuklarını Arnavutça eğitime yönlendiriyor.

Bütüç; “Kosova’da Alman Lisesi var, cemaat kolejleri var, peki 550 yıl yönettiğimiz, tek şehit padişahımız Murad Hüdavendigâr’ı bağrına bıraktığımız, kardeşlerimizin bugün yaşamlarını sürdürdüğü, dilimizi, dinimizi yaşatıp, bayrağımızı dalgalandırdığı, ezanımızı yankılandırdığı bu mübarek topraklarda bunlar neden olmasın?” diyor.

Araştırmacı – Gazeteci Birol Öner, 16 Temmuz 2017 tarihinde 'Kosova Gündem’de; “2017 seçimlerinde KDTP’nin Mamuşa Belediyesi Bütçesi'nde Gözü Mü Var Acaba?” adlı makalesinde özetle şu görüşlere yer veriyor: “KDTP – Yağcılar, her zaman olduğu gibi 17 yıldır Türk Devlet desteği ile verilen tabletler, TİKA’nın parti adına verdiği iftar yemeği, bisiklet hediyeleri ile 2001 yılında almış olduğu 7 bin 879 oy kadar oy alamamıştır. Bir ara 9 bin bin oyu aşan KDTP, 2014 yılında 7 bin 424 oy alan KDTP 7 bin 800 oy almıştır.

Tablet desteği, TİKA’nın verdiği iftar yemeği, MHP Genel Başkan yardımcısının KDTP’yi ziyaret etmesi toplumda şüphe uyandırmıştır. KDTP’nin bir üst düzey yetkilisinin; “Cumhurbaşkanı 17 – 25 Aralık 2013 yılından bu yana Yağcılar’ı, Damka’yı, Şinik’i 4 yıldır kabul etmemektedir. Resmen gözümüzü görmek istemiyor” dediği biliniyor. Yağcılar’ın, Damka’nın ve Şinik’in FETÖ ile bağlantılı olduklarını Türkiye’de birçok resmi gazetenin konu etmesi, devletin alt birimlerinin FET֒ye bağlı kişileri örtbas etmeye ve KDTP’yi desteklemeye devam ettiği görülüyor. Birçok FET֒cü, kendini saklamakla yetinmiş, Priştine Meydanı’nda 15 Temmuz Demokrasi Yürüyüşü’nde ilk sıralarda görülmüşlerdir. Kosova’da ilk olarak Türkçe'yi katleden, halkı saf yerine koyan Yağcılar, Gilan Türklerini bitiren Türkçe eğitimini katleden Kadri Hüseni’yi de desteklemiştir. Kadri Hüseni’yi Bakan Yardımcılığı’na taşıyan Yağcılar, seçim listesinde de 2 numaraya yerleştirdi. Türkçe'ye, Türklere çarpanların, Türkiye’ye yanlış bilgi verenlerin değeri artırılıyor ve Türklerin adına bir yerlere getiriliyor. Herkesin kendi şahsi çıkarına çektiği bir KDTP, Kosova’nın büyük şirketi içinde küçük şirket yani şirket içinde şirket kuran Yağcılar’ın niyeti, Abdülhadi Krasniç ve ona benzer genç nesillerden birilerini kullanıp, Mamuşa Belediyesi'nin bütçesini Prizren’e (kendine) kullandırmaktır.

Unutmayın; kişisel destek vermeye çaba gösteren bazı web siteleri de dahil olmak üzere, FET֒den tutuklanan (tutuklanacak olan) birçok şahıs ile yıllardır içli dışlı olan KDTP ve ona oy verenlerin sonradan pişman olmamaları dileğimizi iletiyoruz. Memleketin başbakanı da olsalar FETÖ – FET֒dür. Unutturmaya, örtbas etmeye çalışmayın. Bütün bu uğraşlar nafile diyor.

Değerli okurlar, partideki sıkıntıların giderilmesi için aslında köklü değişimlere gereksinim var. Bugün bu kavganın arkasında partililer kendilerini aklamak için mücadele veriyor. Çünkü yazıyı dikkatlice okuyanlar kendi adamlarının ağzından; eğitimde, sağlıkta, dil eşitliği kullanımında, sosyal sıkıntılarda... ne kadar başarısız olduklarını dile getiriyorlar. Birtakımı “Partiyi Yağcılar değil, bir şirket, bir üst aklın yönettiğini, başkanı darbecilerin getirdiğini” açıkça ifade ediyorlar. Bununla da kalmayıp “KDTP’nin uzun yıllar önce FETÖ tarafından ele geçirildiğini ve şimdi artık her şey deşifre olmuş olduğu için, suçu birbirine atmakla kendilerini aklamak istiyorlar”demekteler.

Parti içindeki kavgalar önümüzdeki günlerde de devam edecek gibi görünüyor. Son bilgilere dayanarak, Milletvekilleri Damka ve Şinik, Parti Genel Başkanı Mahir  Yağcılar’ın bir an önce istifa etmesini isterken, 21.01.2017 tarihinde düzenlenen MYK toplantısında, oy birliği ile alınan karar uyarınca, her iki milletvekilinin disiplin kuruluna sevk edilmesi kararlaştırıldı!





 

 
 
20 Mart 2018 Salı 21:58
 
 

(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
 
Röportajlar
Geri İleri
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık