Hüseyin GENÇ

MUDANYA; BİR MÜZELER, HEYKELLER VE FESTİVALLER KENTİ OLMALIDIR

Hüseyin GENÇ
 
 

Mitolojiye göre; Kaf dağına kaçırılan altın koçun postunu arayıp bulmak üzere Argo adlı gemileriyle Ege'den yola çıkan elli kadar Akralı kahraman, Marmara denizine girince Mysia (Mudanya) kıyılarına gelirler. 'Arganoutlar' denilen bu maceraperestler arasında Herakles de vardır. Bir süre bu yörede kaldıktan sonra yollarına devam ederler..

 

Bazı kaynaklarda Mudanya'nın ilk olarak M. Ö. 670 yılında Ege'deki İonia ülkesinin Kolophon kentinden gelen kolonistler tarafından kurulduğu, kurucusunun adının da 'Myrlus'olduğu ifade edilmektedir. Bundan dolayı yerleşimin ilk adının buna izafeten 'Myrleia' şeklinde söylendiği kimi kayıtlarda yer alır.

 

Bithynia Kralı I. Prusias; M. Ö. 185 yılında ülkesini işgal eden Bergama Krallığı kuvvetlerine karşı, Makedonya Kralı V. Philippos'tan yardım talep eder. Kayınbiraderinin yardımına koşan V. Philippos, ordusu ile buraları ele geçirir. İşgaller esnasında Kios (Gemlik) ile Myrleia (Mudanya) yakılıp, yıkılıp talan edildiğinden harabeye döner. V. Philippos Myrleia'yı harap vaziyette I. Prisias'a teslim eder. O da kenti yeniden onarıp imar eder ve buraya karısı 'Apemeia'nın adını verir. Diğer bir görüşe göre de; bunun arkasından tahta çıkan Bithynia Kralı II. Nikomedes Epifanes, buraya annesi 'Apemeia'nın adını vermiştir, denir.

 

M. Ö. 44'te suikaste uğramadan önce Roma Kralı Caesar bu kente; 'Colonia Julia Concordia Augusta Apemeia' ünvanını layık görmüştür. Yerleşim, bu tarihten itibaren Roma'nın 12 'civites'inden biri yani bağımsız bir kenti oluyor ve vergi vermekten muaf tutuluyor.

 

 

Bu anlattıklarımdan şuraya varmak istiyorum:

Mudanya, Bursa'nın en güzel ilçelerinden biridir. Son yıllarda yoğun bir göç almıştır ve turizimde de ön plana çıkmıştır. Bu bağlamda; Mudanya'nın ilk kuruluş döneminde adları geçen Herakles, Myrlus, Apameia ve Caesar gibi tarihi şahsiyetlerin büst ya da heykellerinin yaptırılarak kentin uygun yerlerine konmalarının uygun ve güzel olacağını düşünmekteyiz. Bunun gibi hizmetler Mudanya'ya yakışır. Böyle bir girişimin halka tarih bilinci kazandırılmasında ve hümanist düşüncenin gelişmesi açısından da yararlı olacağına inanıyoruz.

 

Ayrıca Mudanya'nın estetik görünümüne ve turizmine de olumlu katkı sağlayacağı görüşündeyiz. Bu şahsiyetlerin bazı tarih kitaplarında resimleri vardır. Ayrıca o dönemlerde darp edilen sikkelerin üzerinde de rölyefleri bulunmaktadır. Böyle bir projenin yapımına karar verilirse bunlardan istifade edilebilir.

 

Didim gibi bazı turistik kentlerimizde bu tür uygulamalar vardır. Bu kentte biraz dolaşırsanız, Yunan mitolojisinde geçen, Denizler Tanrısı Poseidon'un ve bütün tanrıların kendisine aşık olduğu güzeller güzeli Medusa'nın sahildeki heykelleri önünde anı fotoğrafı çektiren yerli ve yabancı turistleri görebilirsiniz. Günümüzün modern kentlerinin anıt ve heykelleriyle gündem yarattıkları unutulmamalıdır. Avrupa kentlerinin birçoğunda sanat eseri heykeller sahilleri, meydanlaı süslüyor. Keza yanı başımızdaki Eskişehir heykelleriyle öne çıkıyor.

 

Kurtuluş Savaşı yıllarında Mudanya'ya hizmette bulunmuş; Halit Paşa, Akıncı AbidinBey, Saip Bey, Z. Abidin Özmen, A. Galip Tokça ve Carta Ayşe gibi kahramanların da kentin uygun yerlerine büstleri ya da heykelleri dikilmelidir.

 

Atatürk'ün Mudanyalılardan övgüyle söz ettiği şu yazısı da Mudanya'nın bir yerine konmalıdır.(Orijinalindeki bazı sözcükler bugünkü Türkçe ile yazılmıştır.)

 

“Muhterem Mudanyalıların geçen seçimde gösterdikleri vefayı ve programımıza bilinçli bağlılıklarını ispat eden hareketlerini teşekkürle takdir etmeyi vazife sayarım.

29 Eylül 1341/1925

Gazi Mustafa Kemal”

 

Kent Konseyi en az on yıldır Mudanya'ya bir 'Etnografya Evi' kazandırmak için gayret sarfetmektedir. Hatta birkaç parça eşya da toplanmasına karşın, belediyenin ilgisizliğinden yaşama geçirilememiştir. Oysa ki bu öyle pek masraf gerektiren bir iş değildir. Bir yer bulunacak ve halktan eşya toplanacaktır. Hepsi bu kadar. Bildiğim kadarıyla Görükle, Aksu ve Dağ Yöresi'nin bazı köylerinde bununla ilgili küçük müzeler kurulmuştur. Nüfusu 100 bine dayanmış bir Mudanya bunu neden yapamasın? Tirilye'ye yapılan yetmez. Daha büyüğünün, daha güzelinin yapılması gerekir.

 
 
20 Eylül 2018 Perşembe 11:00
 
 

(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
 
Röportajlar
Geri İleri
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık