Hüseyin GENÇ

MUDANYA ÇEVRESİNDEKİ ESKİ MANASTIRLAR VE KİLİSELER

Hüseyin GENÇ
 
 

Mudanya ve çevresinde yaşayan en eski halkın Bebrykoslar olduğu söylenirse de buralara asıl yerleşip yaşayanların Bithynler olduğu kabul görmektedir. Söz konusu halk M. Ö. 900’lü yıllarda Trakya’dan buralara geldiklerinde doğuda Frigler, batıda Mysialılar ile komşu oldular. Bu yörede yaşarlarken zaman zaman Perslerin, Lidyalıların, Bergama krallarının, Makedonyalıların saldırılarına uğramışlardır. Bunların ardından Romalılar, Bizans ve Osmanlı gelmiştir.

Bir görüşe göre Mudanya; M. Ö. 670 yılında İonia’dan gelen Kolophonlu kolonistler tarafından kurulmuştur. İlk adının Myrleia olduğu ifade edilir. İkinci adı Apemeia’dır. Üçüncü adı ise; ‘Montania’dır. Zamanla Türkçe söyleyişe uygun olarak bugünkü kullandığımız ‘Mudanya’ sözcüğüne dönüşmüştür.

Mudanya ve çevresinde ilk kiliseler Bizans döneminde kurulmaya başlanmıştır.

Şimdi bu çevrede o yıllardan kalma eski manastır ve kiliselerin bulundukları yerleri tanımaya çalışalım.

Tabii ki bu konuda en başta Mudanya ve Tirilye’nin geldiğini vurgulamalıyız. Manastır ve kilise bulunan köylerden de bir iki tümce ile kısaca söz edelim.

     

Kumyaka Başmelekler Kilisesi

Bunlardan biri Kumyaka’dır. Eski adı olan ve ‘sessizlik’ ya da ‘incir’ anlamına geldiği söylenen ‘Siği’ sözcüğünün, Mezopotamya üzerinden Anadolu’ya gelen Luwilerin dilinden alındığı ifade edilir.

Dereköy Kilisesi

Bir diğeri de eski adı ‘Potamia’ (Potamya) olan Dereköy’dür. Eski adının anlamı dere demektir. ‘Mezo – Potamya’ adı dere arasında, ortasında kalan yer anlamı taşır. Dolayısıyla bu sözcüğün kökeni de Mezopotamya halklarından gelmiş olmalı!.

Aydınpınar Kilisesi

Mudanya’nın hemen yanı başında yer alan ve eski bir kilisesi bulunan Aydınpınar köyünün Rumlar zamanındaki adı ‘Misebolu’ dur. Küçük kent demektir.

Osmanlı’nın 1906 yılı Hüdavendigâr Vilayeti Salname Defteri’ndeki kayıtlardan anlaşıldığı kadarıyla; XX. yy. ın başlarında sadece Tirilye ve çevresinde 3 Manastır, 7 kilise bulunmaktaydı. Tirilye adı; ‘üç papazdan’ gelmektedir.

Kurtuluş Savaşı’nın bitim tarihi olan 1922’de Mudanya merkezinde oldukça kalabalık bir Rum nüfus yaşıyordu. Çevredeki Aydınpınar, Burgaz, Dereköy, Çınarlı, Tirilye, Kumyaka, Yalıçiftik gibi köylerde de önemle miktarlarda Rum nüfus barınıyordu. Buralarda kiliseler vardı. Bugün bunlardan ayakta sağlam kalabilenleri sizlere tanıtmaya çalışacağız.

Bir turisti cezbeden şeylerin başında deniz, kum, güneş, orman, ırmak gibi doğal güzellikler ile tarihi özellikler gelir.

Antalya, Muğla ve Ege sahillerinde bunlar fazlasıyla bulunduğu için, oralar turistlerin gözde mekânları arasında yer almaktadır.

Mudanya’nın öyle doğal güzelliklere sahip sahilleri pek yoktur. Sahili ve denizi kirlidir. O nedenle, turist çekebilmek için burada inanç ve tarih turizmi ön plana çıkarılmalıdır. Bu çevredeki 3 kilise (Kemerli, Aya Yani, Taksiyarhoi) Hıristiyan dünyasının hac yerleri arasında bulunmaktadır. Eski tarihi yapılar, kiliseler kısa, orta ve uzun vadeli plânlarla restore edilerek pansiyon olarak turizmin hizmetine sunulmalıdır. Sonrasında, inanç turizmi amacıyla İstanbul’a ve İznik’e gelen turistler buralara yönlendirilmelidir. Zaten şu anda bile Mudanya’yı ziyaret eden yabancıların büyük çoğunluğu bu amaçla gelmektedirler. İleride turist sayısı arttığı zaman şimdiki belediye binası 3 ya da 4 yıldızlı otele dönüştürülerek turizmin hizmetine sunulabilir.  

Manastır ve kilise kalıntıları dışında çevrede küçük çocukların vaftiz edildiği, kutsal sayılan ayazmalar ve vaftiz yerleri de vardır. Bunlar; Ömerbey Mahallesi’nde (312. ada, 1. pafta), Burgaz – Güzelyalı, Çepni (Sütlü Çeşme), Aydınpınar Ayazması ile vaftiz yeri, Dereköy Ayazması gibi yerlerdir.

Bugün çevredeki eski yerli Türk köylerinin halkından bazı yaşlı kimselerin, dedelerinden, ninelerinden duyup aktardıklarına göre:  

Tirilye ile Mirzaoba köyleri arasındaki Barabeli Boğazı yakınlarındaki vadide bulunan ‘Ayazma’ denilen yerin suyu Hıristiyanlarca kutsal sayılırmış.‘Mübadele’den önce burada, çevredeki Rum köylerinde yaşayanlar tarafından ayinler düzenlenirmiş. Sık sık vaftiz törenleri tertiplenirmiş. Özellikle de ‘Paskalya Yortuları’ burada yapılıyormuş. Dualar edilir törenler düzenlenirmiş. Boyalı yumurta değiş tokuşu olurmuş. Bazen gece ayinleri de düzenlenir dualar edilir, testiler buradaki kutsal sudan doldurularak, gece ellerinde fenerlerle köylerine, evlerine dönerlermiş. Yine adı geçen bu köyün 1 km. kadar kuzeybatısındaki kayalıklar üzerinde ‘Papazini’ diye bir yer vardır. 787 yılındaki Tirilye Konsili sırasında kiliselere ikon çizilmesi ve resim konması konusunda tartışmalar yaşandığı söylenir. Burada aforoz edilen bir kısım papazların buraya gelerek gizlendikleri ve yanlarında getirdikleri ikonları burada sakladıkları halk arasında anlatılır..

Bugün için Mudanya ve çevresinde tespit edebildiğimiz manastır ve kiliseler şunlardır:    

1- Mudanya Ortodoks Kilisesi (1834 tarihli bir kitabesi vardır.)

Kitabesinde özetle; ‘İyi insan Anastiadis oğlu Iordaneu’nun Palahorio’daki (Hisarlık semti veya Burgaz olabilir!) zeytinliğinden getirdiği yontulmuş taşları bu kilisenin yapımına bağışladığı’ anlatılmaktadır. Bugün ‘Uğur Mumcu Kültür Merkezi’ olarak işlev görmektedir.

Mütareke Mahallesi’ndeki ‘Çardaklıkahve’ sokağında bir ‘şapel’ harabesi bulunmaktadır.

Arnavutköy - Azize Anna Kilisesi (Yeri bellidir ancak yıkılıp yok olmuştur.)

Mudanya merkezinde XIX. yy. da ve XX. yy. başlarında şimdiki Müftülük binasının batısında ahşap bir kilise daha vardı.

2-Tirilye - Kemerli Kilise (XIII. yy.)

Panagia Pantabasilissa, Küçük Aya Sofia, (Treglia Manastırı Kilisesi!?) gibi adlarla da anılan kilisedir. Bakire Meryem’e adandığı söylenir. İsa kilisesi de denir.

3-‘Hagios Sergios Manastırı Kilisesi’ (VIII. yy. -1801 yılına ait kitabesi var.)

Pateron (Pederler) Medikion (Medikios), Nikitis ve Antanasias gibi adlarla da anılır. Tirilye’nin güneyinde bir zeytinlik içindedir.

4-Aya Yani Manastırı Kilisesi (VIII. yy.)

Kapanca yakınlarındadır.

5-Hagios Ioannes Theologos Kilisesi (709)

Pelekiti de denir. (775)

6- Batheos Rhyakos Setoros Kilisesi (VIII. yy.)

Aya Sotiri diye de bilinir.

7-Christ Manastırı Kilisesi (956)

Profond, Sauveur Ruissau adlarıyla da anılmıştır. Tirilye’nin 1 km. kadar batısında Eşkel yolu kenarındadır.

8- Agium Vasilius (Yemekhane), Tirilye Kilisesi (XIX. yy.)

Tirilye girişindedir. Restore edilerek sosyal aktiviteler için kullanılmaktadır.

9- Aziz III. Yuhanna (Dündar Evi) Kilisesi

Saint John adıyla da bilinir. Tirilye’deki ‘Taş Mektebin’ üst tarafındadır. Yapılışı XII. yy. a tarihleniyor. Ev bölümü 3 katlıdır. İbadet bölümü harap haldedir.

10-Fatih Camii – Hagios Stephanos Kilisesi (VIII. yy. - 1560’da cami yapılmıştır.)

Aya Todori, Kenalakkos Kilisesi, Aziz Theodosia Kilisesi, Treglia ManastırıKilisesi

Tirilye’nin en büyük kilise / camiidir.

11-Siği (Kumyaka) - Hagios (Aziz) Taksiyarhoi Kilisesi (VIII. yy.)

Taksiyarhon, Ayvastranos ve Hagios Archangeloi Kilisesi gibi adları da vardır. Halk arasında ‘Baş Melekler Kilisesi’ denmektedir. Bitişiğinde Aziz Nikolas Şapeli ve Hagios Charalambos Şapeli bulunmaktadır. Bir bölümünün akıl hastalarının tedavisi için kullanıldığı biliniyor. Bu köyde bir başka kilisenin daha bulunduğu, bazı tarihi kaynaklarda yer alır.

12-Saint Georges Kyparıssıote Manastırı (Tregleia – Siği arasındaydı)

Yeri tam olarak belli değildir. Janin adlı bir zat, buranın Caeceria Germenika adlı kentin piskoposluk merkezi olduğunu söyler.

13-Potamia (Dereköy) Kilisesi (1857)

Harabe halindedir.

14-Misebolu (Aydınpınar) - Hagios Apostoloi Kilisesi (Kitabesi 1901 tarihli)

Yıkık döküktür. Yakınında bir vaftiz yeri vardır.

15-Burgaz ‘Aziz Taksıarchoi Şapeli / Kilisesi’

Yakın zamana kadar cami olarak kullanılmıştır.

16-Yalıçiftlik Kilisesi (Temelleri duruyor)

17-Çınarlı Kilisesi (Yerine cami yapılmıştır. Çeşmesi duruyor.)

18-İmralı adası manastırı ve kilisesi

Ortaya çıkan bilgiler ışığında kiliselerin önemli bölümünün VIII. yy.da inşaedildiği anlaşılmaktadır.

Eskiden Mudanya ve Tirilye çevrelerinde bulunduklarına dair değişik kayıtlarda adları geçen Hagios Athanasios (Hagios Sergios Manastırı Kilisesinin diğer adı olabilir!), Hagios Basileios, Hagios Georgios Keto ve Hagios Parapoline gibi kiliselerin ise günümüzde nerede ve ne durumlarda olduklarına ait bir iz bulamadık ve her hangi bir bilgiye ulaşamadık. Bunlar bazı kiliselerin 2. 3. adları olabileceği gibi bağımsız kiliseler de olabilirler!

Eskiden Hıristiyan Rumların yaşadığı bilinen bir iki mahalle ve köydeki manastırlar ile kiliseler de tamamen yıkılıp yok olup ortadan kalkmıştır. Örneğin: Bazı kayıtlarda Yaylacık köyünde 1886 yılında yapıldığı bildirilen bir kilise bugün ortada yoktur. Aynı şekilde Eşkel (Esence) ve Ayazma (Mesudiye) kiliseleri de tarih olmuştur.

İstanbul Fener Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos ve Patrikhane’nin Bursa Metropoliti Prof. Dr. Elpidophoros Lambirinadis geçtiğimiz Kasım ayı içinde İstanbullu 98 Rum genç ile birlikte Mudanya’yı ve Patrikhane’ye geçen Kumyaka’daki Taksiyarhon, Tirilye’deki ‘Kemerli Kilise’yi de ziyaret etmişlerdir.

           

HIRİSTİYANLIK, HIRİSTİYAN DİN ADAMLARI

VE KİLİSELERLE İLGİLİ KISA AÇIKLAMALAR

Konunun anlaşılması ve daha iyi algılanması için bazı kavramların bilinmesinde yarar olduğu kanısındayız! Şimdi kısaca bunlara değinerek asıl konumuza geçelim.  

Hıristiyanlık ilk zamanlarda Hz. İsa ve havarileri tarafından gizli olarak yayılmaya çalışılmıştır. İnsanlar orman, mağara gibi ıssız ve gözden uzak yerlerde ibadetlerini gizli gizli yapmışlar ve dinlerini korku içinde gizlice yaymaya çalışmışlardır. Kapodokya yöresindeki mağara kiliseler bu zamanlarda ortaya çıkmıştır. Antakya’daki ‘Meryem Ana Kilisesi’ de Hıristiyanlığın ilk yıllarında oluşturulmuş kiliseler arasındadır.

Roma İmparatorluğu Hıristiyanlığı, resmi olarak 314 yılında tanımıştır. O nedenle o zamana kadar Anadolu’da ve Prusa civarında pek kilise görülmez. 325’teki ‘İznik’ ile 787’deki Tirilye konsillerinden sonra manastır ve kilise yapımı hızlanmış ve yaygınlaşmıştır. Özellikle VIII. yy. da Tirilye ve çevresinde birçok manastır ve kilise kurulmuştur. ‘Üç Papaz Söylencesi’ de, bilinenin aksine bu yıllarda ortaya çıkmış olmalıdır. Zira anlatılanlar o yıllara uygunluk göstermektedir. Tarihi perspektif içinde bakıp incelediğimizde, İznik Konsili’nden önce ve hemen sonrasında pek kilise yapıldığı söylenemez. Bir de; ulaşım durumu göz önüne alındığında o devirde oradan buraya gelinip yerleşilmesi de pek mantıklı görünmüyor.

İznik Konsili’nde sayıları pek çok olan ‘İncil’in 4 nüshaya indirilmesi tartışılmış ve kabul edilmiştir. Bunlar; Matta, Markos, Luka ve Yuhanna nüshalarıdır. Bir de; Hakkari’de bir mağara da bulunan ‘Barnabas İncili’nden söz edilir.

Tirilye Konsili’nde de; söylentilere göre kiliselere ‘ikon’ denilen kutsal resimlerin yapılıp yapılamayacağı, ya da konulup konulamayacağı tartışılmıştır.

Osmanlı’nın Bursa ovasını ele geçirdiği yıllarda Keşiş (Uludağ) dağında yüzden fazla manastır ve kilise olduğu söylenir.

Hıristiyanlıkta inanç ve yorum farklılıkları nedeniyle; Katolik, Ortodoks, Protestan, Angilikan, Evangelist gibi mezhepler ortaya çıkmıştır. Bu mezhep mensupları yüzyıllarca birbirleriyle mezhep savaşları yapmışlardır.    

Hıristiyanlığı, papazları ve kiliseleri daha iyi tanımak için bazı tanımların ve sözcüklerin bilinmesinin uygun olacağını düşünüyoruz!.

Asıl konumuzla ilgisi açısından öncelikle şu hususu hatırlatmakta yarar var:

Kiliseler doğu – batı doğrultusunda inşa edilirler. Yani kıble yönleri doğuya yöneliktir. Zira Hıristiyanlar; İsa’nın doğu taraftan çıkıp geleceğine inanırlar. Anadolu’daki eski kiliselerin, özellikle de Bizans dönemine ait olanların dört etrafındaki ana duvarlarının yapımında taş ve tuğla malzemeler kullanılırdı. Orta bölümlerinde ise; üst kısmında süslü başlıklar bulunan mermer sütunlar üzerine kemerler ve kubbe inşa edilirdi. Kemerler genelde yuvarlak, beşik ve üçgeni andırır şekilde üç şekilde yapılmıştır. Kiliselerin doğu duvarında da ‘apsis’ çıkıntısı olurdu. Genel hatlarıyla belli başlı inşa özellikleri böyleydi.

Kiliseler; kemerli – kubbeli, bazilika, şapel ve katedral şeklinde inşa edilmişlerdir.

Kiliselerin batıdaki giriş yönünde bulanan kapısına ‘portal’, bundan sonra gelen kısmına narteks, asıl büyük salon kısmına naos, doğu duvarında ibadetin yönetildiği yuvarlak ve silidirik bölüme de ‘apsis’ denmektedir. Burası dışarıya doğru da aynı şekilde çıkıktır.

           

Bazı sözcüklerin anlamları:

Aya               : Aziz. Aya Yani, Aya Yorgi, Aya Sorti gibi..

Bazilika          : Kemersiz, kubbesiz, düz çatılı kilise.

İkon                : Kiliselerin iç duvarlarına yapılan ve Hz. İsa, Meryem Ana, Melek gibi kutsal bilinen şeyleri ve olayları anlatan dinsel resimler. İkona da denir.

İlya                 : Din bilgini, papaz

Katedral         : Büyük kilise

Konsil            : Katolik Hıristiyan literatüründe dini meseleleri tartışıp çözmek üzere bir araya gelen yüksek düzeydeki din adamları kuruluna verilen ad.

Manastır        : Hıristiyan din adamlarının yaşadıkları, ıssız, sessiz, kutsal yerler.

Narteks          : Kiliselerin dış kapıdan girilince bulunan bekleme bölümü.

Metropolit      : Bir yerdeki Hıristiyanları temsil eden yönetici konumundaki din adamı.

Mikhael          : Mikail adlı melek

Naos               : Kilisenin ana salonunun olduğu geniş bölümü.

Papaz             : Kilise sorumlusu Hıristiyan din adamı.

Peder              : Papazların lakabı

Piskopos        : Baş papaz

Portal             : Kilisenin giriş kısmı, kapısı.

Rahip              : Ayin yöneten papaz.

Şapel              : Küçük kilise

Vaftiz              : Hıristiyan çocukların doğduktan sonra papazlar tarafından yıkanması.

 
 
12 Şubat 2017 Pazar 16:09
 
 

(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
 
Röportajlar
Geri İleri
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık