Hüseyin GENÇ

ŞÜKRÜ ÇAVUŞ VE MUDANYA'NIN KURTULUŞU

Hüseyin GENÇ
 
 

 

98 yıl önce Mudanya'nın 'İskele Meydanı'nda halka gurur veren bir olay yaşandı. 25 Haziran 1920 günü burada bir destan yazıldı. Bunu başaran Şükrü Çavuş adındaki bir kahramandı. Kendisini rahmetle ve minnetle anıyoruz. Ruhu şad olsun.

 

İskeleden karaya çıkan İngiliz askerlerine karşı yaşamını hiçe sayarak güzel Mudanya'yı işgal etmelerine izin vermemiştir. Göğsünü halkına siper etmiştir. Adeta tek başına bir ordu gibi mücadele vermiştir. O korkusuz bir Türk'tü.

 

Bugünü daha iyi anlamak için biraz gerilere gidelim...

 

15 Mayıs 1919 günü, Ege'de konuşlanmış olan 3 bin 500 mevcutlu 56. Tümen Padişahın ve işgalcilerin emirleri ile Kumandan Ali Nadir Paşa tarfından Patris adlı bir Yunan gemisine bindirildi. Aynı gün İzmir Yunan ordusu tarafından işgal edildi. Türk askeri işgali sadece seyretti. Bahsi geçen Tümen'in askerleri bir hafta süreyle o gemide bekletildikten sonra Timostokoli adlı bir başka gemiye aktarıldılar. Leon adlı bir torpido eşliğinde, 25 Mayıs 1919'da Mudanya'ya gelindi.

 

 

Bunların arasında Şükrü Çavuş da vardı. Ali Nadir Paşa limanda toplanan halka; “Harbiye Nezareti'nin emriyle böyle hareket edildiğini” söyledi. Bir subay da; “Paşam!. Paşam!. Bu durumun asıl kabahatlisi sizsiniz. İsteseydiniz İzmir'in işgali sırasında ve sonrasında çok şeyler yapabilirdiniz. Bir kumandan böyle anî durumlarda bir tepki göstermelidir. Felaket felakettir. Sorumluluktan kurtulamayız” der.

 

Lütfi Efendi adlı hayırsever bir Mudanyalı karaya çıkan Türk askerlerine sıcak yemek verdi.

 

56. Tümen Mudanya çevresine konuşlandırıldı.

 

O sıralarda Gemlik körfezinde 12 parçalık bir İngiliz filosu geziyordu.

 

25 Haziran 1920 gününün sabah saatlerinde 7 parçalık bir filo Mudanya kıyılarına yanaştı. Önce kenti top ateşine tuttular ardından da işgal ettiler. İskele meydanına ve Arnavutköy civarına yerleşmeye çalıştılar.Liman reisini zorla Jandarma Kumandanlığı'nın balkonuna çıkararak, halka; 'buraya padişahla yaptıkları antlaşma gereği olarak geldiklerini, işgal kuvvetlerine karşı konulmamasını, karşı konulduğu takdirde şiddetle cezalandırılacaklarını' söylemesini istediler.

 

Ahali panik içindeydi. Bu durumu kendine yediremeyen Şükrü Çavuş, omuzuna silahını asıp bir arkadaşını da yanına alarak beraberce İskele meydanına doğru yürüyüşe geçtiler. Bir süre sonra yanındaki arkadaşı geri döndü. O hedefe doğru yürüyüşüne devam etti. Karaya çıkan ingiliz askerlerine karşı tek başına mücadele etmeye kararlıydı. Gizlendiği gömütlükten açtığı ateşle bir İngiliz binbaşısını öldürüp bir subay ve bir rütbesiz askeri de yaralamıştır. Karşı ateşle kendisi de yaralanmış, yarasına tütün basarak çarpışmaya devam etmiş ancak gücü tükenip şehit düşmüştür. İngilizler çevredeki zeytinlikler içinde pek çok Türk askerinin mevzilenmiş olabileceğini düşünerek apar topar gemilerine dönmüşlerdir.

 

6 Temmuz 1920 günü Mudanya İngiliz filosu tarafından bir kez daha bombalanmış ve ikinci kez işgal edilmiştir. Can ve mal kaybına neden olmuşlardır. 56. Tümen konuşlandığı Hıdrellez dağı / Bakacak sırtları ile Yörükali – Tepederbent arasındaki mevzilerini terk ederek Bursa'ya doğru çekilmiştir. Koca tümen kurşun atmadan dağılıp gitmiştir.

 

 

8 Temmuz 1920 günü İngilizler Mudanya'yı bir kez daha topa tutup işgal ettiler ve Karacabey/Kirmastı taraflarında mevzilenmiş olan Yunan kuvvetleri de Mudanya ve Bursa'ya girdiler. Rum ve Ermeni çetecilerle birlikte 5 Türk evini yaktılar ve 100 kadar Türk'ü de katlettiler. İşgalciler halka; “Padişahla vardıkları anlaşma gereği olarak buraya geldiklerini” söylediler. Zavallı halkın boynu bükük kaldı. Daha sonra insanlara ve memurlara iyi davranıp tepkilerini azaltmaya çalıştılar. Herkesi ibadet etmeye çağırdılar. Ancak Rum ve Ermeni çeteciler halka rahat vermediler. Soygunlar yapıp cinayetler işlediler.

 

Hacı Osman Efendi adlı bir imam, ümitsizliğe kapılan halka; “Gücümüz az olsa da eninde sonunda savaşı biz kazanacağız” mealinde sözler söyleyerek morallerini yüksek tutmaya çalışmıştır.

 

Zeynel Abidin adlı Kaymakam Vekili, halkı; 'metin olmaya' çağırdı. İşgalcilerle ters düştü. Tutuklanıp Yunanistan'a gönderildi. Yerine Hamit Bey adında bir şahıs getirildi. Bu kişi işgalcilere ve Rumlara karşı iyi görünmek için kiliseye dahi gitmiştir.

 

Bursa Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Burduruzade Osman Fevzi ve Oğlu Cemil Bey, Mudanya'daki işgal güçleri ile işbirliği içindeydiler. Bu şahıslar Bursa'nın işgali sırasında Belediye Konağı'na beyaz bayrak asmışlardır. (Oğul savaştan sonra idam edilmiştir.)

 

Bursa Metropoliti Dorethos Efendi de İşgalcilerle birlikte hareket ediyordu. Halk üzerindeki baskılara ses çıkarmıyordu.

 

Türk Ordusu'nun kurtuluş için taarruza geçmesinden sonra, Mudanyalı Rum Eczacı Kornikos, Sabah gazetesinin haberini kaynak göstererek; 'Türklerin Yunan kuvvetlerine karşı harekete geçtiğini' söyler. Halk, Yunan işgal kuvvetleri kumandanı Asmakoplos'un kaldığı karargâha giderek şiddetli tepki göstermişlerdir. Özellikle Rum kadınlar isyan etmişlerdir. 'Hiçbir neden yokken Türk topraklarını işgal ettiniz. Bizi kandırarak Türklere düşman ettiniz. Perişan olduk' diye sitemde bulunmuşlardır. Adı geçen kumandan ertesi gün Arnavutköy'den kalkan bir gemiyle Yunanistan'a kaçmıştır.

 

O günlerde A. Saip Bey tarfından kurulmuş olan 'Mudanya Müdafileri' adlı 'milis gücü' ortaya çıkmıştır.

 

11 Eylül gecesi Akıncı Yzb. Abidin Bey 17 kişilik bir süvari birliği ile akşam saatlerinde Mudanya'ya girmiştir. Kuvayı Milliyeci Carta Ayşe ve Bekçi Mustafa Türk ordusunun öncü birliklerinin Mudanya'ya girdiklerini halka duyurdular. O gün Belediye Başkanı Galip Bey'in işgalciler tarafından evi yağmalanmış, oğlu da yaralanmıştır. Kasaba eşrafından Belediye Başkanı Galip Bey, Müftü Niyazi Efendi, Tapu Memuru, A. Galip Tokça gibi kimseler Yzb. Abidin Bey'le kısı süre görüşede bulunmuşlardır.

 

12 Eylül günü Yunan askerleri geri çekilirlerken 'Mudanya Müdafileri' adlı milis kuvveti, 11. Yunan Tümeni'nin ve katliamcı Jiras Müfrezesi'nin Mudanya içine girmemesi için canla başla çarpışmıştır. Aralarından 8'i zeytinlikler arasında şehit düşmüştür. Mudanya olası bir katliamdan kurtulmuştur. O gün çarpışmalar gece yarısından ikindi zamanına değin hiç durmaksızın devam etmiştir. Aynı gün öğleden sonra Kocaeli Grup Kumandanı Halit Paşa'ya bağlı Türk birlikleri Mudanya'ya girerek kenti kurtarmışlardır. Mudanya 2 yıl, 2 ay, 2 gün işgal altında kaldıktan sonra özgürlüğüne kavuşmuştur.

 

 

Şükrü Çavuş bir vatanseverdi. O tüfek atışlarında ödül kazanan keskin nişancı bir askerdi. Kurtuluş Savaşı'nın 'Çılgın Türkleri'nden biriydi.

 

Türk Ulusu'nun Alp Aslanları, Namık Kemalleri, Resneli Niyazileri, İnönüleri ve Mustafa Kemalleri bitmez.

 
 
24 Haziran 2018 Pazar 12:44
 
 

(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
 
Röportajlar
Geri İleri
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık